MAHKEMESİ:Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının "..." ... ve "... Evi" ... konseptinin sahibi olarak üçüncü kişilere ... vermek suretiyle ticari faaliyet sürdürdüğünü, taraflar arasında alışveriş merkezinde bulunan dükkan için müvekkiline ... hakkı verilmesi bakımından anlaşmaya varılarak imzalanan ... ... Niyet ve Gizlilik Anlaşması uyarınca müvekkilinin davalıya 50.000,00 TL ön ödeme yaptığını, ön ödemeyi takiben müvekkilinin şirket hesabından davalı hesabına anlaşmaya konu dükkan için banka havalesiyle 20.850,00 TL gönderildiğini ve makbuz karşılığında nakden 100.000,00 TL ödendiğini, dükkanın dava dışı mal sahibinden davalı adına kiralanmasından sonra müvekkili ile davalı arasında ... anlaşması imzalandığını, bu imza sonrasında davalı adına olan kira akdinin müvekkiline alt kira olarak devredilmesinin kararlaştırıldığını, davalının avm yönetiminden alt kiralama konusunda izin temin edeceğini belirterek müvekkiliyle işletme sözleşmesi imzaladığını, müvekkilinin dükkanın devir sözleşmesine istinaden işletebileceği şeklinde hataya sevk edildiğini, müvekkiline hiçbir şekilde ... akdinin temel taahhütlerinin sağlanamadığını, davalının zaman içerisinde de alt kiralama konusunda mal sahibinden muvafakat almadığını, davalının asli edim yükümlülüğünü yerine getirmediğini, müvekkilinin dava konusu dükkanın hiçbir zaman kendi adına ve hesabına işletemediğini, ihtarname ile ... anlaşması ve bağlantılı olan işletme sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini ileri sürerek taraflar arasındaki 21.12.2011 tarihli ... anlaşmasının ve bağlantılı 21.12.2011 tarihli işletme sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin tespitine, 170.850,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 16.12.2013 tarihi itibarıyla değişken oranlı avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın hataya düşmüş oldukları iddiasının basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü karşısında yerinde olmadığını, kiralayan şirketin alt kira ilişkisine izin vermediğini, bu nedenle ... Niyet Sözleşmesinden dönme iradesinin davacı tarafa bildirildiğini, davacı tarafça bu iradenin kabul görmemesi neticesinde ... Sözleşmesi ve İşletme Sözleşmesi akdedildiğini, davacı tarafın işletme sözleşmesini tamamen kendi iradesiyle akdettiğinden hareketle onun hataya düşmesinin söz konusu olmadığını, bunun ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılmasını oluşturduğunu, işletme sözleşmesinin akdedilmesiyle birlikte davacı tarafın dava konusu işletmeyi işletebilmesi için her türlü kolaylığın sağlandığını, davacı tarafın yetkilerinin kısıtlı olarak işletmeye devam ettiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının işletme sözleşmesiyle faaliyetlerini yürütmesi sebebiyle herhangi bir zararının ortaya çıkmadığını, alt kira ilişkisinin kurulmayacağını bilerek işletme sözleşmesini akdettiğini ve dolayısıyla bu şekilde hataya düştüğünü ileri süremeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ihtilafa sebep olan alt kira ilişkisi kurma şartının, ... sözleşmesi için kurucu, işletme sözleşmesi için bozucu şart niteliğinde olduğu, iş yeri sahibinin alt kira ilişkisine muvafakat vermemesi nedeniyle alt kira ilişkisi kurma şartı gerçekleşmediğinden ... sözleşmesinin geçerli olmayacağı, hüküm ve sonuç doğurmayacağı, alt kira ilişkisi kurma şartı gerçekleşmediğinden işletme sözleşmesinin geçerli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının taraflar arasında imzalanan 21.12.2011 tarihli işletme sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin tespiti talebinin reddine, 170.850,00 TL alacağın 16.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dilekçesinde yer alan ... anlaşmasının haklı nedenle feshedildiğinin tespiti talebi ile ilgili gerekçede ... anlaşmasının hüküm doğurmayacağı tespit edildiği halde talebe ilişkin herhangi bir hüküm kurulmamış olmasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 297/2 hükmüne aykırılık taşıdığı gibi gerekçe ile hüküm çelişkisi oluşturduğu, taraflar arasında akdedilen ... anlaşmasına ilişkin kurucu şart niteliğindeki alt kira sözleşmesi akdedilmediğinden anılan anlaşmanın geçersiz olduğu, davacının anılan sözleşmenin hazırlık aşamasında bu sözleşmenin geçerli şekilde kurulabilmesi için davalıya ödediği bedelleri davalıdan geri isteyebileceği gözetilerek 170.850,00 TL'nin davalıdan tahsili yönünde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulü ile kararın kaldırılmasına, davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine, davanın kısmen kabulüne, taraflar arasında akdedilen 21.12.2011 tarihli ...anlaşmasının geçersiz olduğunun tespitine, taraflar arasında akdedilen 21.12.2011 tarihli işletme sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin tespiti talebinin reddine, 170.850,00 TL'nin 16.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taraflar arasında imzalanan ... anlaşmasının ve bağlı işletme sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin tespiti ile sözleşme nedeniyle ödenen bedelin tahsili istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 07.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.