MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ile ... işbirliği ile 2008 yılında Bosna Hersek'in Maglaj şehrinde inşa edilen ve ... Cami ismi verilen cami projesinin müvekkiline ait olduğunu, davalı Şirketin de anılan cami inşasında müşavir firma olarak görev yaptığını, müvekkilinin, Bosna Hersek Maglaj şehrinde yapılan caminin kendisine ait olan projesini, Türkiye’de ... Üniversitesi ve ... Üniversitesi yerleşkelerinde inşa edilen camilere de uyguladığını, cami proje ve tasarımıyla ilgili tüm ... ve yaratıcılık müvekkilinin emeklerinin ürünü olmasına rağmen davalı yanın müvekkilinden hiçbir şekilde izin almadan ... Cami ve eklentilerinin bir benzerini ... Üniversitesi kampüsünde inşa edilen cami projesine uyguladığını, böylece davalı ... şirketinin hiçbir emek sarf etmeden ve hiçbir karşılık ödemeden müvekkiline ait projeyi izinsiz ve haksız olarak kullandığını, davalının müvekkiline ait projeyi orijinalinden farklı olarak ve aslına sadık kalmayarak uygulamak suretiyle müvekkilinin mimarlık kariyerine de leke düşürdüğünü, telif hakkı ödemeden ve hiçbir şekilde izin almadan, müvekkiline ait projeyi orijinalinden farklı olarak uygulayan davalının bu davranışının, 5846 sayılı ... ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (FSEK) 21. maddesinde yer alan işleme hakkının sınırlarını da aştığını, davalının bu eyleminin intihal olarak tanımlandığını, kullanılan projede müvekkilinin adının da zikredilmediğini, davalının bu davranışının aynı zamanda ... 15/son hükmü de ihlal ettiğini ileri sürerek şimdilik 1.000,00 TL’nin haksız fiil tarihinden, müvekkilinin uğramış olduğu maddi zararlar için 1.000,00 TL. ve 50.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiilin işlendiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, davalının müvekkiline ait eseri kendisine aitmiş gibi tanıtması nedeniyle internet sitesindeki haksız tanıtımlarla ilgili reklam niteliğindeki uygulamanın kaldırılmasına, ... 15. maddesi gereğince eserin görülen bir yerine müvekkilinin adının silinmeyecek bir şekilde yazılmasına karar verilmesini talep etmiş, tazminat talebini 91.433,00 TL'ye ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı yanın iddia ettiği caminin Ankara’daki hayırsever kuruluşların da katılımı ve girişimi ile ..., ...’nın çalışması sonucu oluşturulup, inşaatı tamamlanıp, kullanıma açıldığını, bu caminin yapılması aşamasında, dava dışı ...’nın, önce davacı ile sözleşme yaptığını, fakat belirtilen süre içerisinde davacı edimlerini yerine getirmediğinden ve projeyi tamamlamadığından bu işin yürütülmesini davacıdan aldığını, söz konusu cami projesinin davacıya ait olduğuna dair herhangi bir tespit ya da tescilin olmadığını, müvekkili Şirketin, anılan caminin kontrol ve müşavirlik hizmetlerini bila bedel yerine getirdiğini, davacının iddia ettiği gibi bu cami projesinden herhangi bir kazanç da sağlamadığını, somut olayda FSEK'e herhangi bir aykırılığın olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu Bosna Hersek’in Maglaj Şehrine yapılan "... Camisi" isimli caminin projesinin dava dışı ... ile Alp Mimarlık ve Mühendislik Ltd. Şti. arasında imzalanan 14/03/2008 tarihli sözleşme uyarınca hazırlandığı, cami mimarisinin belirli özellikleri ihtiva etmesi zorunlu olmakla birlikte, yaratılan tüm konsepte bütünsel olarak bakıldığında projenin eser sahibinin hususiyetini taşıdığı, bu doğrultuda Bosna Hersek’in Maglaj Şehrine yapılan "... Camisi" isimli caminin mimari projesinin FSEK’in 2/3. maddesi bağlamında ilim ve edebiyat eseri niteliği taşıdığı, FSEK’in 11. maddesi kapsamındaki karine de göz önünde bulundurulduğunda eser sahibinin davacı olduğu, taraflar arasındaki fiili ilişki bir bütün olarak değerlendirildiğinde mali hakları kullanma yetkisinin dava dışı ... ve Sosyal Hizmetler Vakfı’na ait olduğu, davaya konu ... Üniversitesi Camii’nin tüm proje olmasa dahi dış görsel olarak davacının eser sahibi olduğu projenin caminin dış görünümüne ilişkin çizimleri ile benzerlik taşıdığı, ... Üniversitesi Camii projesinde davacıya proje müellifi ve/veya başkaca bir biçimde herhangi bir atıfta bulunulmadığı, proje ile ilgili olarak herhangi bir izin alınmadığı, bu sebeple yapılan eylemin, eser sahibi davacının umuma arz salahiyeti ve adın belirtilmesi salahiyetinin ihlali anlamına geldiği gerekçesiyle mali haklar yönünden açılan davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, eserin görünen bir yerine davacının adının masrafı davalıdan karşılanmak suretiyle yazılmasına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Bosna Hersek'te inşa edilen caminin mimari projesinin davacı tarafından hazırlandığı, mali hak devrinin somut olayda bulunmadığı, ... 10/4 ve 18/2 maddelerinin şartlarının da olmadığı, bu nedenle davacının, eser sahipliğinden kaynaklanan mali hakların ihlal edildiği iddiasıyla açılan davada, aktif husumet ehliyetine sahip olduğu, davacı tarafından hazırlanan mimari projenin ilim ve edebiyat eseri niteliğinde bulunduğu, buna karşılık projenin uygulanması ile ortaya çıkan yapının ise güzel sanat eseri niteliği taşımadığı, bu nedenle davacının yapı üzerinde değil proje üzerinde hak sahibi olduğu, davacının eser sahibi olduğu mimari projenin, izinsiz olarak uygulandığı ya da bu projeden faydalanılarak yeni bir proje hazırlandığının ispat edilmesi gerekmektiği, ancak mahkemece, mimari projelerin uygulanması suretiyle ortaya çıkan binaların görünümünden hareketle değerlendirme yapıldığı, davacının hak sahibi olduğunu iddia ettiği mimari projeden alıntı sureti ile Üniversite kampüs camisi projesinin oluşturulmadığının tespit edildiği, davacı yanın eser sahipliğinden kaynaklanan haklarının ihlal edilmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, eser sahipliğinden kaynaklanan hakların ihlal edildiği iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat ile davacının adının eser üzerine yazılması istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 09.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.