MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/2002 Esas, 2024/268 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2021/78 Esas, 2021/353 Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı gerçek kişinin 2020/03394 sayılı "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davacı adına tescilli "..." ibareli markaya dayalı olarak bu başvuruya itiraz edildiğini, itirazının reddedildiğini, davalının başvurusu ile fiili kullanımının tamamen farklı olduğunu, davacının “...” markasının aynı zamanda ambalaj olarak da tasarım tesciline konu edildiğini, davalı kullanımlarının müvekkilinin tescilli tasarımları ile açıkça karışıklık yarattığını, davalının kötü niyetli olduğunu, 2020/02877-1 sayısı ile gerçekleştirdiği tasarım başvurusuna karşı itiraz edildiğini, itirazlar sonucunda ilgili tasarımın reddolunduğunu, taraf markalarının karıştırılabilecek düzeyde benzer olduklarını, davalının kullanımlarının müvekkili markaları ile benzerlik taşıdığını, bu kullanımların aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini, davacı markalarının tanınmış olduğunu, dava konusu markanın tescilinin markalarının ayırt ediciliğine zarar vereceğini, davalı markasının bütün olarak tanımlayıcı nitelikte bulunduğunu, “...” kelimesinin güç anlamına geldiğini, “diji” ibaresinin de yine ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, bu ibarenin dahi 09. sınıftaki mallar bakımından tanımlayıcı sayılabileceğini, “...” kelimesinin bu ibareye farklı bir anlam katmadığını, markaların birbirlerinin serisi olarak algılanabileceklerini ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 2021-M-15 sayılı kararının iptaline ve dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet marka arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da ispat edilemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında karıştırılma ihitmalinin bulunmadığını, “...” ve “... ...” kelimelerinin şekil ve kelime unsuru olarak benzer olmadığını, markaların bütün olarak farklı bulunduğunu, davacı tarafça sunulan tasarımların işbu dava ile bir ilgisinin olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...-..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." ibareli marka arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, davacı markasının tanınmış marka olduğunun ve dava konusu başvurunun kötüniyetli olarak yapıldığının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 26.03.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.