MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin aradaki ticari ilişki nedeniyle ihyası istenilen şirketten alacaklı olduğunu, bu alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığını, itirazın iptali davası açılacağı sırada borçlu şirketin 03.10.2023 tarihinde genel kurul kararı ile tasfiye sürecine girdiğini, tasfiye memuru olarak ...'un atandığını, taraflarınca icra takibi başlatılmadan evvel sermaye artıran borçlu terkin edilen şirketin bir anda icra takibi sonrasında tasfiyeye girmesinin kötü niyetin açık örneği olduğunu ileri sürerek ... ... Şirketi'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını beyan etmiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının doğru olmadığını, faturanın sahte olduğunu, ticari ilişki bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Suudi Arabistan İle Türkiye arasında adli yardımlaşmaya ilişkin ikili sözleşme bulunmadığı, ancak karşılıklılık bulunduğu ve davacının teminat yatırma zorunluluğunun bulunmadığı, şirketin tescil ve ilân edilen 02.10.2023 tarihli genel kurul kararı ile tasfiyeye girdiği, tasfiye sonucu 05.03.2024 tarihinde ilân edilen karar uyarınca sicilden terkin olduğu, tasfiye memurunun davalı ... olduğu, İstanbul Anadolu 17. İcra Müdürlüğü'nün 2023/26940 E. sayılı takip dosyasında, davacının ihyasını istediği şirket hakkında ilamsız icra takibi başlattığı, takibe 03.08.2023 tarihinde itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı vekiline 14.08.2023 tarihinde tebliğ edildiği, davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, sicilden terkin edilen Tasfiye Hâlinde ... ... Şirketi'nin İstanbul Anadolu 17. İcra Müdürlüğü'nün 2023/26940 E. sayılı takip dosyası ve bu dosya ile ilgili olarak açılacak davada yürütülecek yargılama işlemleriyle sınırlı olmak üzere ihyası ve ek tasfiyesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile Tasfiye Hâlinde ... ... Şirketi'nin İstanbul Anadolu 17. İcra Müdürlüğü'nün 2023/26940 E. sayılı takip dosyası ve bu dosya ile ilgili olarak açılacak davada yürütülecek yargılama işlemleriyle sınırlı olmak üzere ihyasına, şirketin ticaret siciline tesciline, ek tasfiye işlemlerini yapmak üzere şirketin önceki tasfiye memuru ...'un tasfiye memuru olarak atanmasına, kararın kesinleşmesi ile birlikte ticaret sicilinde ilânına karar verilmiş, hüküm davalı tasfiye memuru vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, istinaf itirazlarının yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı tasfiye memuru vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547. maddesine dayalı tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilen şirketin tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı tasfiye memuru ...'un temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 24.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.