MAHKEMESİ :... Mahkemesi
SAYISI : 2020/2 Esas, 2023/457 Karar
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 17.12.2007 tarihli olağan genel kurul toplantısının hazirun cetveli incelendiğinde de görüleceği üzere müvekkilinin, davalı şirketin %40 hissesinin sahibi olduğunu, söz konusu hisselerin anonim şirket hisse devri sözleşmesi hisse devir ve temlik senedine dayanılarak dava dışı ...'a devir ve temlik edildiğini, davalı şirketin ortağı olduğu dönemde müvekkilinin yaptığı ödemelerin kendisine ödenmediğini, alacağın her iki tarafın kayıtlarında da yer aldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 466.030,97 TL alacağın 09.10.2008 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 147/4 hükmü gereğince dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, davada müvekkili şirketin husumet ehliyetinin bulunmadığını, davacının alacak taleplerinin gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak, davacı tarafça; davaya konu edilen alacağın, davalıya verilmiş borç tutarının iadesi, geçmiş yıl kâr payı ve enflasyon düzeltmesi tutarı istemi olduğunun belirtildiği, pay sahibinin kâr payı alacağı istemi için genel kurulun kâr payı dağıtımına ilişkin bir karar alması gerektiği, bu istemin 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, ortaklığın sona ermesi öncesi son genel kurul olan ve ... Sicil ... 08.01.2008 tarihli nüshasında yayınlanan, davalı şirketin 27.12.2007 tarihli genel kurulunda kâr payı dağıtılmamasına dair karar alındığı, dolayısıyla herhangi bir kâr payı alacağından söz edilemeyeceği, öncesine ait istemlerin ise zamanaşımına uğradığı, davaya konu edilen ve davacı vekilince sunulan "... ... ve ... Ltd. Şti Sermayelerine İştirak edilen ve ...'a Devredilmiş olan Şirketlerden Doğan Alacak Listesi" başlıklı belgede 83.167,38 TL tutar ile "Enflasyon Düzeltmesi tutarı: 415.836,91 TL Kurumlar Vergisi Karşılığı" ibaresi ile yer alan alacak kalemi yönünden ise; dava tarihi itibariyle davacı ticari kayıtlarına göre davalının 466.030,97 TL alacaklı göründüğü, buna mukabil davacı vekilince alacak isteminin açıklaması olarak sunulan beyan ve eki listede 466.030,97 TL tutara, "... şirketlere fiilen verilmiş sermaye finansman (borç) tutarı" başlığı altında yer verildiği, aynı listede yer alan enflasyon düzeltme tutarı açıklamasının ise 83.167,38 TL'ye ilişkin olduğu, dolayısıyla bu istemin davacı taraf ticari kayıtlarında görünen 466.030,97 TL dışında bir tutara ilişkin olduğu sonucuna varıldığı, davacı tarafça 19.10.2020 tarihli açıklamasında; davacı ... davalı şirketlerin ortaklarının aynı olduğu, ... şirket içerisinde yer alan iki şirket oldukları, davacı şirketin ekonomik olarak daha güçlü olduğundan ... şirketler içerisinde yer alan diğer davalının da içerisinde olduğu 16 şirkete kendi kaynakları yetersiz kaldığında destek verdiği vs. ifade edilmişken; yargılamanın gelinen aşamasına kadar, neden davalı tarafın kendilerine enflasyon düzeltme açıklamalı tutarı ödemesi gerektiğinin açıklanmadığı, destek olarak yapıldığı bildirilen ödemeler ifade edildikten sonra bu tutarın iade edilmek üzere taraflarınca ödendiği, davalının bu tutarı neden ödeme borcu altında olduğunun usulünce ortaya konulamadığı, taraf şirketlerin 2008'e kadarki süreci ile ilgili olarak taraf vekillerinin birbirini teyit eden beyanları ve davacı tarafça, ... şirket olmaktan kaynaklı finans desteği sağlandığı ifade edilmiş iken dava konusu edilen tutarın borç olarak verildiği iddiasının usulünce ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının davalı şirketin ortağı bulunduğu dönemde şirket ile arasındaki ticari ilişkiden doğan alacaklarının tazmini istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. SONUÇ: Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, 11.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.