MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/291 Esas, 2025/504 Karar
HÜKÜM :Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/151 E., 2022/423 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 20.06.2020 başvuru tarihinde, ... numaralı “... ... ... ...” ibareli, 30. sınıf kapsamındaki markanın adına tescili için başvuruda bulunduğunu, müvekkilinin başvuru yayınına yaptığı itirazın, TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile davacının itiraza mesnet markalarının kullanımının ispatlanamadığı gerekçesiyle nihai olarak reddedildiğini, ancak müvekkilinin itiraza mesnet 2005/260 66... /... başvuru numaralı markalarını uzun yıllardan beri aktif olarak kullandığını, irsaliye kontrol dökümleri, ... aramaları, bu markaları taşıyan ürünlerin satıldığı, teşhir edildiği internet sayfaları ve katalogların bu kullanımı ispatlar nitelikte olduğunu, markaların asli unsurunu teşkil eden "..." ibaresinin birebir aynı olduğunu, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal yönden ayniyetin bulunduğunu, markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerin de benzerliği nazara alındığında ortalama tüketici zihninde markaların ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılmasının kaçınılmaz olduğunu ve davalının müvekkiline ait markalarının tanınmışlığından haksız fayda sağlamak amacıyla kötüniyet ile hareket ettiğini ileri sürerek 2022-M ... numaralı YİDK kararının iptaline ve davalıya ait ... numaralı “... ... ... ...” ibareli marka başvurusunun tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının itiraza mesnet markalarının kullanımının zaman, miktar ve hangi mala veya hizmete ilişkin olduğu hususunda şüpheye yer bırakmayacak deliller ile ispat edilemediğini, YİDK tarafından bu markaların gözönüne alınmamasının yerinde olduğunu, ayrıca davacının yalnızca 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmü kapsamında benzerliğe dayandığını, dolayısı ile aynıyet iddiasına dayanılamayacağını, ortalama tüketici nezdinde markaların görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığını ve davacının markasının tanınmış olduğu iddiasının doğru olmadığı gibi müvekkilinin kötüniyetli olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının itirazlarına mesnet aldığı 2005/260 66... /... sayılı markalar yönünden davalı şirketin kullanmama def’ini ileri sürdüğü, davacı tarafın dava aşamasında sunduğu delilerin incelenmesinde, kullanıma ait belgelerin büyük bir çoğunluğunun yurt dışındaki ülkelere ihraç edilmesine ilişkin olduğu, markaların Türkiye’de ciddi kullanımını ispatlamak için yeterli olmadığı, yurt dışı satışların dikkate alındığı durumda dahi ... markalı ürünlerin satış rakamlarının piyasayı etkileyecek düzeyde olmadığı, dolayısıyla söz konusu markaların dava konusu emtialar yönünden SMK'nın 6/1 hükmü kapsamındaki korumadan yararlanamayacağı, aynı Kanun'un 6/5 hükmü kapsamında yapılan incelemede ise, dosya kapsamına davacı tarafından sunulan her türlü bilgi ve belge incelendiğinde, davacı tarafça sunulan delillerin “... ...” ya da “... ... ...” markalarının tanınırlığı hususunda bir kanaate varılması için yeterli görülmediği, ayrıca taraf markaları arasında iltibas düzeyinde bir benzerliğin de oluşmadığı, davacının, davalının marka tescil başvurusunda bulunurken kötüniyetli olduğuna yönelik iddiasını destekler nitelikte marka işlem dosyası ve dava dosyası kapsamında somut bir bilgiye ya da delile rastlanılmadığından davalının kötüniyetli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 24.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.