MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1283 Esas, 2025/548 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/317 E., 2023/128 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının mağazacılık sınıfı olan 35. sınıftla "..." markasını kullanabilecek herhangi bir tescili bulunmadığını, davalının mağazasında kullandığı "...+Şekil" markasının müvekkili şirketinin "...+Şekil" tescilli markasıyla karıştırılma ihtimali yaratacak kadar benzer olduğunu, ... AVM'de "..." markasının davalı tarafından izinsiz olarak mağaza isim tabelası olarak kullanıldığını, müvekkili şirketinin mağazacılık alanında "..." markası üzerinde tekel hakkına sahip olduğunu, marka tescillerinin 8. ve 21. sınıflarda olduğunu, bu şirketin mağazacılık alanında hiçbir tescili bulunmadığını, davalının müvekkilinin tanınmış “...” markasını izinsiz olarak 35. sınıfta yer alan mağazacılık alanında kullanmasının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek davalının markaya tecavüzün önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı taraf ile müvekkili ve dava dilekçesinde bahsi geçen dava dışı ... Mutfak arasında çok sayıda dava bulunduğunu, sonuçlanan 7 davada red kararı verildiğini, verilen mahkeme kararları ile davalının 35/05'te tescili olmasa dahi gerek fiziki gerekse sanal mağazacılık faaliyetinde bulunabileceğinin tespit edildiğini ve bunun züccaciye sektörü açısından 35/05. sınıfta müvekkilinin davacıya nazaran korunması gereken üstün bir marka hakkı bulunması gerektiğini ve hak sahibi olduğunu gösterdiğini, müvekkilinin marka tesciline dayalı kullanımının olduğunu, müvekkilinin dava dışı ... Mutfak'ın grup şirketi olduğunu, müvekkili tarafından satış mağazalarında "..." markalı ürün dışında herhangi bir marka altında ürün satılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin "..." ibareli çok sayıda markanın aynı zamanda T/... numaralı tanınmış "..." markasının sahibi olduğu, davacı şirketin özellikle "..." markası ile tekstil sektöründe faaliyette bulunduğu, dava dışı ... Mutfak .. Ltd. Şti.'nin "..." ibareli markasının 8 ve 21. sınıflarda tescilli olduğu, özellikle bu sınıflarda uzun yıllardır faaliyette bulunduğu, davalı şirketin de dava dışı bu şirket tarafından verilen yetkilendirme kapsamında markayı kullandığı, uyuşmazlığın esasının davalının 35. sınıf kapsamında tescilli olmamasına rağmen bu tescil kapsamında "..." markasını kullanıp kullanmayacağı hususuna ilişkin olduğu, davalının kullanmış olduğu "..." markalarının 35. sınıfta tescilli olmasa dahi 08... . sınıflardaki emtialar yönünden bu ürünlerin perakende satışa konu edilebilmesi için 35. sınıf kapsamında kullanılması zorunluluğu olup, bunun için ayrıca 35.05. sınıfta tescile gerek olmadığı, davalı kullanımlarının tescilli marka kullanımı sınırları içerisinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının kullanmış olduğu "..." markalarının 35. sınıfta tescilli olmasa dahi, 08... . sınıflardaki emtialar yönünden bu ürünlerin perakende satışa konu edilebilmesi için 35. sınıf kapsamında kullanılması zorunluluğu olup, bunun için ayrıca 35.05. sınıfta tescile gerek olmadığı, davalı kullanımlarının tescilli marka kullanımı sınırları içerisinde olduğu, her iki tarafın markalarında yer alan "..." ibaresinin benzer olduğu ancak faklı sınıflarda farklı sektörlerde korunmaları ve kullanılmaları sebebi ile iltibas oluşturmayacağı, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markaya tecavüzün önlenmesi talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 22.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.