MAHKEMESİ :Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/116 Esas, 2015/286 Karar
HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin TÜRKPATENT nezdinde 2004/... tescil numaralı, 07., 09. ve 11. sınıflarda tescilli "..." ibareli markanın sahibi olduğunu, davalı şirketin ise ... numaralı ... esas ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, yayına süresi içerisinde yapılan itirazın davalı Kurumun Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, halbuki markaların arasında iltibas tehlikesinin mevcut olduğunu, davalı şirketin bu marka başvurusunu, müvekkiline ait ... ibareli markaya kazandırdığı bilinirlikten yararlanma saikiyle yaptığını, müvekkiline ait ... markasının, davalıya ait marka başvurusunda birebir yer aldığını, davaya konu marka başvurusunda farklı ibarelerin yer almasının, davaya konu marka başvurusuna herhangi bir ayırt edicilik katmadığını ileri sürerek davaya konu 2013-M-... sayılı YİDK kararının iptaline ve markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının tescilli markasının 07, 09... . sınıflarda yer alan emtiayı içermekte iken, müvekkiline ait markanın 20. sınıfta yer alan emtiada tescil edilmek istendiğini, markaların kapsadığı ürünlerin aynı veya benzer olmaması nedeniyle bu iddianın da kabul edilemeyeceğini, davacı ... davalının tescil edilen markalarının kapsadığı ürünlere bakıldığında hitap edilen tüketici kesimlerinin farklı olduğunu, markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığını, davacının kötüniyet yönündeki iddiasının kabul edilemez nitelikte olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemece, davacıya ait marka ile davalıya ait markanın, 20. sınıfta yer alan “nakliye amaçlı taşıma paletleri; tahta, mum, balmumu, plastik veya alçıdan mamul bu sınıfa dahil süs ve dekorasyon eşyaları; yapıldıkları maddelere ve malzemelere bakılmaksızın mobilyalar” emtiası açısından, 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (KHK) 8/1-b hükmü kapsamında bir iltibas tehlikesi ve/veya halk nezdinde karıştırılmaya neden olacak derecede bir benzerlik bulunduğu, dava konusu markanın benzer emtia sınıfının ise "Nakliye amaçlı taşıma paletleri, tahta, mum, bal mumu, plastik veya alçıdan mamul bu sınıfa dahil süs ve dekorasyon eşyaları yapıldıkları maddelere ve malzemelere bakılmaksızın mobilyalar" olduğu, bu mallar yönünden yer alan emtia açısından YİDK kararının iptali koşullarının oluştuğu, davacının itirazına mesnet teşkil eden markanın 556 sayılı KHK'nın 8/4 hükmü anlamında tanınmış marka olduğunu ispatlayacak bilgi ve belgelerin dosya içerisinde yer almadığı, davacının, davalı tarafın, davaya konu marka başvurusunu kötü niyetle yapmış olduğu şeklindeki iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, TÜRKPATENT YİDK'in 02.01.20 14... -M-... sayılı kararının "Nakliye amaçlı taşıma paletleri, tahta, mum, bal mumu, plastik veya alçıdan mamul bu sınıfa dahil süs ve dekorasyon eşyaları yapıldıkları maddelere ve malzemelere bakılmaksızın mobilyalar" yönünden iptaline ve bu mallar yönünden markanın hükümsüzlüğüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince ve davalı Kurum vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili ve davalı Kurum vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
V. SONUÇ: Davacı vekili ve davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine, 24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.