MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/246 Esas, 2025/724 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/205 E., 2024/985 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ...'e ait 30.10.2018 tarih ve ... seri nolu 73.000,00 TL, ...'e ait 18.12.2018 tarih ve ... seri nolu, 200.000,00 TL bedelli, ... Bankası 31.11.20 18... 66 seri nolu 15.000,00 TL ve yine ... Bankası 31.11.2018 tarih ve ... seri nolu 15.000,00 TL'lik toplam 303.000,00 TL miktarındaki çekleri davalıya verdiğini, tamamının davalıya ödendiğini, taraflar arasındaki ticari faaliyetler devam ederken, davalı şirket tarafından Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/10 değişik iş sayılı dosyasında ihtiyati haciz kararı alındığını, müvekkilinin mal varlığına haksız ve usulsüz şekilde haciz konulduğu ve icra takibi başlatıldığını, taraflar arasında malzeme satışı cari olup takibe konu çeklerin teminat amaçlı verildiğini, takip konusu çek bedeli kadar kendilerine mal teslim edilmediğini, davalı şirket sahibi ...'e borcunun olmadığına dair yemin de teklif ettiklerini ileri sürerek ... Müdürlüğü 2019/2111 sayılı takibe konu çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptalini, asgari %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu, her iki tarafın da ticari defterlerinin incelenmesini talep ettiklerini, müvekkilinin mal karşılığında davacıdan çek aldığını, alınan çeklerin teminat çeki olmadığını, davalı müvekkilinin 24 adet fatura kestiğini ve toplamda davacıya 1.419.146,50 TL tutarında faturalı inşaat demiri, tuğla, çimento ve gaz beton sattığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi heyetinden alınan 31.01.2024 tarihli kök rapor ve 09.07.2024 tarihli ek rapor ile alışveriş ve ödemelerden sonra davacının, davalıdan 22.543,56 TL alacaklı olduğu, davacının davalıya toplam 50 adet çek verdiği, davacının 22 adet çek bedelini ödediği, davalının 4 adet çeki takibe koyduğu, buna karşın davalı tarafından daha önce avans niteliğinde alınan ve davacıya bedelsiz olarak iadesi gereken 1.339.000,00 TL tutarındaki (icraya konulanlar dahil olmak üzere) toplam 28 adet çekin hala davalının elinde olduğu, icraya konulanlar dahil olmak üzere fazladan verilen çeklerin davacıya iadesi gerektiği gerekçesiyle davacının ... Müdürlüğü 2019/2111 E. sayılı dosya yönünden davalıya borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, davalının takipte haksız ve alacağın likit olması sebebiyle, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67/2 hükmü uyarınca hükmedilen asıl alacağın %20'si oranı üzerinden 60.600,00 TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece hüküm fıkrasının ikinci bendinde itirazın iptaline ilişkin İİK'nın 67/2 maddesine atıfla % 20 inkar tazminatına hükmedilmiş olup, eldeki dava İİK'nın 72 maddesi kapsamında menfi tespit davası olduğu gibi takipte haksız çıkmanın aynı zamanda kötüniyete de delalet teşkil etmediği, mahkemece hangi gerekçelerle davalının kötüniyetli olduğu açıklanmadığı gibi dosya kapsamında kötüniyete yeterli delil olmadığından tazminata hükmedilmesi doğru değil ise de, bu yönde davalının herhangi bir açık istinafı olmadığından usuli kazanılmış haklar gözetilerek mahkemenin hatalı hükmü eleştirilmekle yetinildiği, davacının menfi tespit davasının dayanağı olarak, taraflar arasında cari olan malzeme alım satım ilişkisi çerçevesinde takibe konu çeklerin teminat amaçlı verildiği, takip konusu çek bedeli kadar kendilerine mal teslim edilmediğini belirttiği; davalı ise 24 adet fatura kestiğini ve toplamda davacıya 1.419.146,50 TL tutarında mal teslim ettikleri, anılan çeklerin teminat çeki olmayıp, mal bedellerine karşılık alındığını savunduğu, mahkemece aldırılan kök ve ek raporlar uyarınca; davalı tarafından davacıya düzenlenen toplamda 24... .419.096,44 TL bedelli (KDV dâhil) faturanın olduğu fatura içeriğini muhtelif inşaat malzemeleri olduğu, faturalara karşı herhangi bir itiraz dosyada mevcut olmadığı, faturaya konu malların teslim edilip edilmediğine dair teslim bilgisinin yer almadığı ve yine tarafların ticari defterlerinde bu faturaların işlenip işlenmediğinin tespitinin yapılamadığı, davacı tarafından sunulan 2018 yılı mizan yılsonu bakiyesi (121.843,39 TL davalı borç bakiyesi ile) ile davalı tarafından sunulan 2018 yılı mizan yılsonu bakiyesinin (51.885,83 TL davacı borç bakiyesi) birbirleri ile paralellik göstermediği ve bunun nedeninin de yevmiye defterlerinin sunulamadığından tespit edilemediği, ticari uyuşmazlıklarda her iki tarafın da dayanak belgelerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiği, davacı tarafından davalıya yapılan ve dosyada mevcut 8 adet asıl toplam 331.000,00 TL tutarlı banka dekontu ile aslı sunulmayan 11 adet toplam 245.000,00 TL ödeme dekontu ile birlikte toplamda 576.000,00 TL banka ödeme dekontunun olduğu, belirtilen çek listesinden davacı tarafından davalıya toplamda 2.607.690,00 TL tutarında çekler verildiği, yani tanzim olunan faturaların toplam bedellerinden çok daha yüksek ödemeler olduğu, hükme esas alınan 09.07.2024 tarihli raporda, davacının davalıya eft- havale ve çek bedeli olarak toplam 1.441.690,00 TL ödeme yapıldığı, karşılığında davalı yanın 1.419.146,44 TL bedelli emtia karşılığı düzenlediği fatura alacağının bulunduğu, alım satım işlemleri ve ödemeler sonrası bakiye olarak davacının davalıdan 22.543,56 TL alacaklı olduğu, davacının davalıya toplam 50 adet çek verdiği davacının 22 adet çek bedelini ödediği, davalının da 4 adet çeki icraya koyduğu, buna mukabil davalı tarafından daha önce avans niteliğinde alınan ve bedelsiz kalan 1.339.000,00 TL tutarındaki (icraya konulanlar dahil) toplam 28 adet çekin hala davalının elinde olduğu, icraya konulanlar dahil olmak üzere fazladan verilen çeklerin davacıya iadesi gerektiğinin belirtildiği tarafların sunduğu deliller birlikte tetkik edildiğinde, davalı satıcı tarafından tanzim olunan fatura bedelini aşar tutarda çeklerin davalının elinde bulunduğu, dolayısıyla ifa amaçlı da olsa verilen çek bedelleri kadar mal teslim edilmediği, bu nedenle davanın kabulüne kararı verilmesinin yerinde görüldüğü gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, çeke dayalı kambiyo takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının ayrı ayrı reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 24.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.