MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/651 Esas, 2025/125 Karar
BİRLEŞEN DAVA : Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin
HÜKÜM : Asıl dava ve birleşen davanın kısmen kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ :.... Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2015/678 E., 2021/505 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı ...ve ........ ....'nin %49 hisseli ortağı olduğunu, anılan şirketin müdürlüğünü yaptığını, diğer ortağın ise ... olduğunu, şirketin, birçok malların bulunduğunu, yedi yıldır şirket müdürü olmasına karşın maaşının ödenmediğini, şirketin faaliyetinin kalmadığını ileri sürerek şirketin fesih ve tasfiyesi veya ortaklıktan çıkmaya izin verilmesi ile ortaklık payının gerçek değerinin ödenmesini ve şirket müdürü olarak alması gereken maaş ve haklarının tespit edilerek ödenmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı ...ve ........ ....'nin %51 hisseli ortağı olduğunu, diğer davalı ...’ın ise %49 hissesinin bulunduğunu ve 20 yıl süre ile şirket müdürü olarak atandığını, şirketin 31.12.2014 tarihinde vergi dairesinde terkin işlemi gerçekleştirilmesine karşın şirket müdürünün fesih işlemini gerçekleştirmemesi nedeniyle faaliyet gösterdiği yerden dolayı kira ve aidat borcunun doğmaya devam ettiğini, davalı şirket müdürünün görevlerini fiili olarak yerine getirmediğini, şirketi terk ettiğini, vergi borcunun ödenmemesi nedeniyle şirkete ait olan 34... plaka sayılı aracın icra dosyasından satıldığını, davalı şirket müdürünün, şirketin taşınması sırasında hurda malzemeleri ve makineleri şahsi borcuna karşılık olarak hurdacıya verdiğini, şahsi harcamaların şirket hesabından ödendiğini, ... Bankasından açtırılan 10.000,00 TL’lik ek hesabın kişisel harcamalara sarf edildiğini, davacının şahsi hesabından ödemeler yaptığını, şirket hakkında açılan dava nedeniyle 6.500,00 TL avukatlık ücreti ve takip dosyasından 2.570,00 TL dosya borcunu ödediğini, şirket kira ve aidatlarının ödenmemesi sebebiyle toplam 76.970,00 TL, site aidatı olarak da 2.055,00 TL ödeme yaptığını, şirket karar defterinde 13.05.2009 tarihli karar ile 1.000,00 TL huzur hakkı kararlaştırıldığını, kâr payının ödenmediğini, şirket müdürünün şirket vergi borcunu zamanında ödememesi nedeniyle vergi dairesine toplam borcun %51’ine tekabül eden 22.455,00 TL’nin 6 taksitle ödendiğini, davacının, davalı ...'e 10 adet toplam 29.380,00 TL tutarlı kişisel çekleri teslim ettiğini, davacının, muhtelif tarih ve miktarlarda davalı şirketin banka hesaplarına para yatırdığını, bu şekilde tespit edilecek tutarlardan 38.250,00 TL sermaye miktarının tenzili ile bakiyenin ödenmesini istediklerini, davacının adı yazılmak ve imza atılmak suretiyle düzenlenen 50.000,00 TL tutarlı çekin davalı ... tarafından kullanıldığını,.... İcra Müdürlüğü’nün 2013/5829 E. sayılı dosyasından icra takibi yapıldığını ve davacının 48.955,00 TL’yi alacaklıya ödemek zorunda kaldığını, bu sebeple bu çek bedeli nedeniyle şirketin uğradığı zararın tazminini istediklerini ileri sürerek davalı ...ve ........ ....'nin fesih ve tasfiyesi ile fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin şirketten alacakları için şimdilik 1.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, davacının ...'dan alacaklarına istinaden şimdilik 1.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
2.Birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, şirketin fesih ve tasfiyesi konusunda müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, şirket alacaklılarının ortaktan doğrudan doğruya veya dolaylı olarak talepte bulunamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada fesih ve tasfiye istemi bakımından davanın kabulüne, ... Sicil Müdürlüğü'nün ... numarasında kayıtlı ...ve ...Şirketi'nin fesih ve tasfiyesine, davalı şirketin tasfiyesi için re'sen tasfiye memuru atanmasına, çıkma payı istemi bakımından istemin reddine, huzur hakkı (maaş) alacağı istemi bakımından koşulları bulunmayan istemin reddine; Birleşen Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/48 E., 2018/49 K. sayılı dava dosyasında; fesih ve tasfiye istemi bakımından asıl davada, şirketin fesih ve tasfiyesine karar verildiğinden, bu hususta birleşen davada da yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, ...ve ...Şirketi yönünden alacak talebi bakımından davalı şirketin faaliyet gösterdiği yerden tahliyesi dolayısıyla yapılan ödeme bakımından kanıtlanmayan istemin reddine, kiranın kefil olarak ... tarafından imzalanması nedeniyle ödemek zorunda kaldığı iddia edilen alacak bakımından davanın kabulü ile 200,00 TL alacağın 18.01.2018 dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, huzur hakkı alacağı bakımından davanın kabulü ile 200,00 TL alacağın 18.01.2018 dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı şirketin 2009, 2010, 2011, 2012 yılları kâr payı istemi bakımından istemin reddine, vergi borcu için yapılan ödeme bakımından davanın kabulü ile 100,00 TL alacağın 18.01.2018 dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, şirketin iyi idare edilmemesi sebebi ile borçların ödenmesi için şirket müdürüne teslim ettiği kişisel çekler, nakit paralara istinaden 100,00 TL alacak talebi bakımından istemin reddine, şirketin bütün malvarlığının %51 hissesine karşılık gelen 100,00 TL alacak talebi bakımından tasfiye payının, tasfiye sırasında dağıtılacağı ve işbu talebin fesih ve tasfiye istemi içerisinde kaldığı belirlendiğinden karar verilmesine yer olmadığına, ... yönünden alacak talebi bakımından şirket müdürünün vergi borcunu zamanında ödememesi sebebiyle davacının ödemesinden dolayı 500,00 TL alacak bakımından davanın reddine, üçüncü kişi ...’a ödenmek zorunda kalan bedele istinaden 500,00 TL alacak bakımından davanın reddine karar verilmiş, hüküm asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... ve birleşen davada davacı ... vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, asıl dava yönünden; fesih ve tasfiye istemi bakımından davanın kabulü ile... Sicil Müdürlüğü’nün ... numarasında kayıtlı ...ve ...Şirketi'nin fesih ve tasfiyesine, davalı şirketin tasfiyesi için re’sen tasfiye memuru atanmasına, çıkma payı istemi bakımından istemin reddine, huzur hakkı (maaş) alacağı istemi yönünden talebin kabulü ile 1.000,00 TL’nin dava tarihi olan 13.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine, birleşen dava yönünden; fesih ve tasfiye istemi bakımından asıl davada aynı konuda karar verildiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacının ...ve ...Şirketi yönünden alacak talebi bakımından; davalı şirketin faaliyet gösterdiği yerden tahliyesi dolayısıyla yapılan ödeme bakımından kanıtlanmayan istemin reddine, kiranın kefil olarak ... tarafından imzalanması nedeniyle ödemek zorunda kaldığı iddia edilen alacak bakımından davanın kabulü ile 200,00 TL’nin 18.01.2018 dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, huzur hakkı alacağı bakımından davanın kabulü ile 200,00 TL’nin 18.01.2018 dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, davalı şirketin 2009, 2010, 20 11... yılları kâr payı istemi bakımından istemin reddine, vergi borcu için yapılan ödeme bakımından davanın kabulü ile 100,00 TL’nin 18.01.2018 dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, şirketin iyi idare edilmemesi sebebiyle borçların ödenmesi için şirket müdürüne teslim ettiği kişisel çekler ve nakit paralara istinaden 100,00 TL alacak talebi bakımından... ve ... Bankası’na yapılan ödemelere karşılık 66,66 TL yönünden talebin kabulü ile bu tutarın 18.01.2018 dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, 33,33 TL ve fazlaya ilişkin istemin reddine, şirketin bütün malvarlığının %51 hissesine karşılık gelen 100,00 TL alacak talebi bakımından tasfiye payının tasfiye sırasında dağıtılacağı ve talebin fesih ve tasfiye kapsamında kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına, davacının ... yönünden alacak talebi bakımından; şirket müdürünün vergi borcunu zamanında ödememesi sebebiyle yapılan ödeme nedeniyle talep edilen 500,00 TL alacak bakımından davanın reddine, üçüncü kişi ...’a ödenmek zorunda kalınan bedele ilişkin 500,00 TL alacak bakımından davanın reddine karar verilmiş, karar, birleşen davada davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava; limited şirketin fesih ve tasfiyesi, olmadığı takdirde, davacının, davalı limited şirketin ortaklığından çıkmasına izin verilmesi ve çıkma payı istemi ile maaş ve haklarının tahsili istemine, birleşen dava ise, limited şirketin fesih ve tasfiyesi ile şirket ve ortaktan alacak istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, birleşen davada davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden birleşen davada davacıya yükletilmesine, 24.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.