MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1704 Esas, 2025/573 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/239 E., 2022/562 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ihale ili aldığı ...Üniversitesi Merkezi Derslik Binası inşaat işinin yapımı sırasında kerestelerin alev alması neticesinde çıkan yangında inşaat alanı ve birçok malın hasar gördüğünü, zararın meydana geldiğini, davalı tarafından tanzim edilen inşaat all risk sigorta poliçesi kapsamında teminat altına alınan inşaat alanı ile ilgili davalıya başvuru yapıldığını, ancak depolamanın poliçeye aykırı yapılması nedeniyle hasarın teminat dışında kaldığının belirtilerek başvurunun reddedildiğini, halbuki itfaiye tarafından tutulan yangın raporunda aksinin belirtildiğini, ayrıca davalının ekspertizi tarafından düzenlenen eksper raporunda zararın teminat içerisinde kaldığının beyan edildiğini, müvekkili tarafından yangın uzmanı bilirkişiden rapor alındığını ve hazırlanan raporda yangının kıvılcım ile çıkamayacağının tespit edildiğini, bu nedenle teminat kapsamındaki zararın giderilmesi gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL hasar bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın müvekkili şirket nezdinde tanzim edilen sigorta sözleşmesinin sigorta ettireni konumunda olup sigortalı sıfatını haiz olmadığını, sigortalı sıfatının dava dışı ...Üniversitesi ...ve Teknik Daire Başkanlığına ait olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere sadece sigortalının tazminat talep edebileceğini, sigortalı konumunda olmayan davacı tarafın müvekkili şirketten herhangi bir tazminat talep etme hakkının olmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, belirsiz alacak davası açılmasında davacının hukuki yararının bulunmadığını, hasarın teminat kapsamı dışında kaldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu inşaat all risks sigorta poliçesinde sigortalının davadışı ...Üniversitesi ...ve Teknik Daire Başkanlığı, sigorta ettirenin ise davacı şirket olduğu, sigorta poliçelerinin mahiyetleri itibariyle poliçe kapsamında hak sahibinin sigortalı olduğu, sigorta poliçesinde sigortalı olmayan yüklenicinin hasarı eksiksiz giderdiği takdirde sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigorta şirketine başvurabileceği, davacının yüklendiği işi hali hazırda tamamlamadığı gibi oluşan hasarı da tamamen gidermediği, belirtilen gerekçeler dahilinde sigortalı sıfatını haiz olmayan davacı şirketin iş bu dava açısından aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu sebebiyle reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, inşaat all risk sigorta poliçesi kapsamında teminat altına alınan inşaat alanında çıkan yangın nedeniyle oluşan hasarın tazmini istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 24.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.