MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/704 Esas, 2025/937 Karar
HÜKÜM : Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/23 E., 2022/222 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1961 yılından bu yana özellikle bisküviler, krakerler, gofretler, pastalar, tartlar, kekler ve sair ürünlerin imali, ithali, ihracı ve ticareti alanında faaliyet gösterdiğini, davacıya ait "..." markasının tanınmış marka olduğunu, müvekkilinin 29... . sınıfta tescilli "...” esas unsurlu markalarına dayanarak, davalıya ait 2020/... sayılı “... ... ...” ibareli marka başvurusuna karşı gerçekleştirdikleri itirazın, davalı Kurum tarafından 29... . sınıf mallar yönünden kabul edilirken, 35. sınıfın alt sınıfları bakımından reddedildiğini, oysa, itiraza mesnet gösterilen markaların kapsadığı mallarla başvuru markasının kapsadığı hizmetlerin benzer olduğunu, müvekkilinin 1990 yılından bu yana "... ..." markalı ürünlerinin iç piyasaya sunulduğunu, "..." markasının tanınmış marka statüsüne kavuştuğunu, başvuru markasının davacının tescilli markasından haksız yararlanacağını ve ayırtediciliğini zedeleyeceğini, davalı şahsın marka tescil başvurusunda kötüniyetli olduğunu ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının 35. sınıfın 5. alt sınıfında yer alan “kuru bakliyat, yenebilir bitkisel yağlar, kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar, kuru yemişler, fındık ve fıstık ezmeleri, tahin”
mal ve hizmetleri ile 35. sınıfın ilgili alt sınıfında bulunan 30. sınıfın tamamı bakımından iptali ile tescili halinde 2020/... sayılı markanın aynı hizmetler bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davaya konu YİDK kararı neticesinde davalının 2020/... başvuru numaralı “... ... ...” ibareli başvurusunun kapsamında kalan hizmetler ile davacının itiraza mesnet "...” ibareli markalarının kapsamındaki mallar ile iltibas ihtimalinin bulunmadığını, farklı mal ve hizmetler olduklarını, benzer ihtiyaçları gidermediklerini, dağıtım kanalları ve satış yerlerinin aynı olmadığını, ikame imkanlarının bulunmadığını, birbirlerini tamamlayıcı niteliklerinin olmadığını, markalar veya işletmeler arasında bağlantı kurulamayacağını, davacı markalarının itibarından haksız yere faydalanması veya ayırtedici karakterini zedelemesinin mümkün olmadığını, kötüniyet iddiasına ilişkin somut delil bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... tarafından davaya cevap verilmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka başvurusunun ihtiva ettiği “... ...” ibaresinin “... .../... ...” anlamına geldiği ve “...’(...) ... .../ ...’(...) ... ...” anlam ve algısını yaratması sebebiyle, davacının itiraza mesnet markalarından kavramsal olarak tamamen farklılaştığı, dava konusu marka başvurusunda yer alan "..." ibaresinin markanın genel görünümü içinde ayrı bağımsız ve ayırt edici role sahip olmadığı, bu ibarenin, markanın bütünü bakımından absorbe edilerek kavramsal bakımdan yeni bir anlama büründüğü ve davacının "..." ibareli markalarından uzaklaştığı, dava konusu markanın davacıya ait "......" ibareli markası ile de görsel, işitsel ve kavramsal olarak iltibas tehlikesi doğuracak derecede bir benzerliğinin olmadığı, dava konusu marka kapsamında olan hizmetler ile itiraza mesnet markaların kapsamlarında yer alan emtialar arasında aynılık veya aynı tür nispetinde benzerlik bulunmadığı, mal-hizmet benzerliğinin ayniyetten/aynı türlükten uzaklaşması halinde markalar arasında iltibas tehlikesi olduğundan söz edilebilmesi için markaları oluşturan işaretler arasındaki benzerliğin yüksek olması gerektiği, ancak somut olayda karşılaştırılan markalar arasında yüksek düzeyde bir işaret benzerliği bulunmadığı, karşılaştırılan markalar arasında, davaya konu hizmetler bakımından ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, davacı markaları ile dava konusu marka başvurusu arasında ortalama tüketici kesimi nezdinde ilişki veya bağlantı oluşturacak şekilde işaret benzerliği bulunmadığı, davacı yanın tanınmışlık iddialarından kaynaklı istemlerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle YİDK kararının iptali isteminin reddine, dava konusu marka başvurusu tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının marka başvurusu kapsamındaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kuru bakliyat, Yenilebilir bitkisel yağlar.
Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler,
salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin; Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata
esaslı içecekler. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Çaylar, buzlu çaylar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri,
mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez mallarının biraraya getirilmesi hizmetleri” ile davacının itiraza mesnet markaları kapsamlarında yer alan 29... . sınıf mallar arasında emtia benzerliğinin bulunduğu, davacının itiraza mesnet markalarının asli unsurunun "..." ibaresi olduğu, dava konusu 2020/... sayılı “... ... ...” ibareli marka başvurusunda yer alan "..." ibaresinin markanın genel görünümü içinde bağımsız varlığını koruduğu, "..." ibaresinin ayırt edici niteliğinin düşük olduğu kabul edilse dahi bu ibarenin dava konusu başvuruda da asli unsur olarak kullanıldığı ve başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığı kanaatine varıldığından dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında başvuru kapsamında yer alan 29... . sınıf malların satışına özgü 35. sınıf mağazacılık hizmetleri yönünden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 maddesi anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, en azından ortalama tüketicilerce markaların ilişkilendirileceği ya da başvurunun davacı Şirketin seri markalarından biri olarak algılanacağının kabul edildiği gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulü ile TÜRKPATENT YİDK kararının, başvuru kapsamındaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kuru bakliyat, Yenilebilir bitkisel yağlar.
Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler,
salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin; Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata
esaslı içecekler. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Çaylar, buzlu çaylar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri,
mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez mallarının biraraya getirilmesi hizmetleri” bakımından iptaline, dava konusu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 12.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.