MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1759 Esas, 2025/723 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8.Asliye ... Mahkemesi
SAYISI : 2014/782 E., 2021/352 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 816.000,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369. maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 01.04.2012 tarihinde yürürlüğe girmek üzere akdedilen münhasır satıcılık sözleşmesi ile ... marka cep telefon ve tablet bilgisayarlarının pazarlamasının ve satışının müvekkili şirket tarafından münhasıran yapılması konusunda anlaşmaya varıldığını, müvekkilinin bu sözleşme ile yükümlendiği edimlerini aksatmadan ifa etmesine rağmen, davalı tarafça sözleşme hükümlerine uyulmadığı gibi herhangi bir neden gösterilmeksizin sözleşmenin, davalı ... tarafından 14.02.2014 tarihinde ihtarname ile tek taraflı olarak feshedildiğini, davalı tarafından yapılan fesih bildiriminde 3 aylık süreye riayet edilmediğini, müvekkilinin sözleşme gereği 18 personel istihdam ettiğini, bu personellerin kullanımına ... marka ve logoları ile donatılmış olarak toplam 3 araç tahsis edildiğini, bunun yanında münhasır olarak yetkilendirildiği ... marka üzerinden satacağı firmalara bağlayıcı taahhütlere girdiğini, zincir mağazalar giriş bütçesi, ürün raf bedeli, yeni mağaza açılış bedeli ödemelerini ifa ettiğini, bu ödemelerin bir kısmını fatura altı iskonto ile bir kısmının da doğrudan fatura karşılığı yaptığını, 2000 adet cep telefonu ürünün bedeli olarak 876.000,00 USD miktarı 17.05.2013 tarihinde ödemiş olmasına rağmen söz konusu ürünlerin teslimi için belirlenen tarih olan 30.05.2013 tarihinde müvekkiline teslim edilmediğini, ancak 24.06.2013 tarihinde müvekkiline teslim edildiğini, müvekkilinin teslim taahhüdünde bulunduğu firmalara zamanında teslim yapılamamasından kaynaklı olarak ticari itibar ve müşteri kaybı yanında tazminat ödemek zorunda bırakıldığını, ayrıca ... markasına ilişkin taahhütlerini yerine getiremediğinden belirtilen ... ... gibi bazı büyük firmaların müvekkili şirket ile çalışmasını sonlandırdığını, bununla birlikte geç ifa nedeniyle ciddi oranda satış ve kâr kaybı yaşadığını, dava konusu sözleşmenin 3.5 sayılı hükmünde belirtilen taahhüdünü hiçbir zaman yerine getirmemiş olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin 3.9 sayılı maddesi ile, sözleşme ekinde yer alan zincir mağazalarda, sözleşme konusu ürünlerin satışının münhasıran müvekkiline bırakıldığını, hem sözleşmenin açık hükmü ile hem de sözleşmenin açıkça yazılmış olmasa bile içinde yer alan "rekabet yapmama yükümlülüğü" karşısında davalı tarafın sözleşmenin ve kanunun emredici hükmünü ihlal ettiğini, fesihten önceki dönemde, davalı ...'nin, distribütörü olan ... firması üzerinden " ..." ve benzeri sözleşme konusu zincir mağazalara telefon ve tablet satışı yaptığının tespit edildiğini, taraflar arasındaki servis hizmetleri için herhangi bir bedel kararlaştırılmadığını, tüm sorumluluğun davalı tarafta olduğu şeklinde anlaşmaya varıldığı halde sözleşmenin yürürlükte olduğu ilerleyen zamanda müvekkili firmadan teminat bedeli adı altında 30.000,00 USD ödemede bulunmasının talep edildiğini, taraflar arasında kurulan sözleşmenin 3.7 maddesi ile fiyat koruması temin edileceğinin de kararlaştırıldığını, müvekkili firmanın ticari olarak elindeki stokları sattırıp, ... firması ile sürecek ilişkilerine dayanarak yeni sipariş vereceği bir dönemde davalı ... ... Dış ... Ltd. Şti.'nin 2014 yılında, yeni ... telefon modellerinin müvekili firma tarafından satışlarının yapılmaya devam edileceğini vaat ve taahhüt ettiklerini, bu vaat ile davalı firmanın, büyük maliyetlerle elde bulanan stokları zararına sattırdığını, böylelikle davalının söz konusu vaat ve taahhütleri ile ürünlerin taraflarınca zararına satışını yaptırtarak hem müvekkilinin elinde ürün kalmasını önlediğini, hem de yeni ürün siparişi için kanalını rahatlattığını, davalı tarafın, müvekkiline 2000 adet ürün teslim sırasında 100 adet bedelsiz ürün teslim edeceğine ilişkin taahhütte bulunduğunu, ancak müvekkilinin söz konusu ürünlere ait bedeli ödemiş olmasına ve gecikmeli olarak ürünleri teslim almasına karşın, bu ürünlerle birlikte vaad edilen 100 adet telefonun müvekkiline teslim edilmediğini, senelerce sürmesi hedeflenen sözleşme ilişkisine güvenilerek ortaya konulan itibar, harcanan çaba ve zamanın, sözleşmenin haksız feshi ile uğranılan manevi zararın karşılığı olarak, 100.000,00 TL miktarında manevi tazminat talebinde bulunduklarını, davalı tarafından yerine getirilmeyen yükümlülükler olan; 2000 adet ürün teslimi sırasında vereceği 100 adet bedelsiz ürün teslimi taahhüdüne aykırı davranılması sebebiyle 1 00... ,00 $=43.800,00 USD miktarındaki zararın tahsilini, müvekkili firmadan teminat bedeli adı altında yapılan tahsilat sebebiyle uğranılan zararlarından olan 30.000,00 USD'nin tazminini, zincir mağazalar giriş bütçesi, ürün raf bedeli, yeni mağaza açılış bedeli karşılığı olarak toplam 169.883,09 TL miktarındaki zararlarının tahsilini, araçlara yapılan reklam giydirme bedeli olan 767,00 TL'nin tazmini, sözleşmenin 3.9 maddesi gereğince, davalının cep telefonu ve tablet bilgisayarların satışını yapmayacağını taahhüt ettiğini, bu taahhüdüne aykırı olarak satış yaptığını, bu nedenle mahkeme tarafından yapılacak tespite kadar, belirsiz olarak davası olarak 100,00 TL'nin tazminini, sözleşmenin 3.5 sayılı hükmünde belirtilen, taahhüdünü hiçbir zaman yerine getirmediğinden mütevellit oluşan zararlarından olan 19.710,00 USD'nin tazminini, sipariş protokolüne aykırı olarak geç teslim edilen sözleşme konusu ürünlerin satış ve pazarlamasında yaşanan güçlükler sebebiyle meydana gelen zararlarına karşılık olarak şimdilik 100,00 TL'nin tahsiline ve tazminine karar verilmesini, ...'nun, sözleşme gereği % 26 ön marj ile satılacak ürünleri zararına satması sebebiyle uğradığı zararların tazmini amacıyla, şimdilik 100,00 TL'nin tahsiline ve tazminine, sözleşmenin haksız ve belirlenen süreden daha önce feshedilmesi sebebiyle uğranılan kâr mahrumiyeti taleplerinin karşılığı olarak şimdilik 100,00 TL'nin tahsiline ve tazminine, sözleşmenin haksız olarak feshi ile...'nun, kazandırdığı ve devam edilebilir müşteri çevresi nedeniyle denkleştirme tazminatı taleplerinin karşılığı olarak şimdilik 100,00 TL denkleştirme tazminatının, müvekkili firmanın bu yükümlülüklerini gereği gibi ifa edilebilmesini sağlaması amacıyla, taraflarca imzalanan sözleşmeye de güvenerek, ...... A.Ş. ile karşılıklı anlaşmaya vararak, Nisan 2009'da başlayan ve mobil telefon ve ilgili aparatları kapsayan mevcut ... ilişkisini sona erdirdiğini, bu nedenle satış zararı ve alternatif kâr kaybına ayrıca ... ile olan sözleşmenin işbu fesih sebebiyle uğranılan zararlarına karşılık olarak şimdilik 100,000 TL miktarındaki tazminatın tahsilini talep ettiklerini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 171.250,09 TL ve 93.500,00 USD (210.944,19 TL) miktarındaki maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının tüm iddialarının gerçek dışı olduğunu, dava dilekçesinin 15. maddesinde ileri sürülen alacak kalemi olan (30.000,00 ABD Doları tutarındaki teknik servis hizmetleri) açısından Mahkemeninin görevli olmadığını, bu nedenle bu kısım açısından davanın tefrik edilerek, tahkim şartı nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, tarafların müşterek iradesi ile 01.04.2013 tarihinden geçerli olmak üzere, taraflar arasında ... sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme uyarınca, davacıya sözleşmeye ekli listede bulunan 24 firmaya yapılacak satışlarla sınırlı olmak üzere yetki verildiğini, davacı ile müvekkili arasında 20.07.20 13... .08.2013 tarihlerinde iki adet Pazarlama Promosyon Sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşmeler uyarınca, müvekkili tarafından davacıya 45.300,00 ABD doları ve 20.000,00 ABD doları tutarında pazarlama ve promosyon desteği ödendiğini, yine pazarlama promosyon sözleşmenin, Giriş Bölümü 2. maddesi uyarınca, bu miktarı aşan pazarlama maliyetlerinin davacı... tarafından karşılaşacağını, diğer yandan bu Pazarlama Promosyon Sözleşmelerinin 1(c) maddeleri uyarınca, davacı...'nun söz konusu pazarlama giderlerine ilişkin fatura ve tüm destekleyici dökümanı müvekkiline sunmak yükümlülüğü altında olduğunu, tüm taleplere karşın davacı tarafından bu yönde bir bilgi ve belge sunulmadığını, davacının müvekkiline "Pazarlama - Promosyon" gideri adı altında sürekli talepte bulunarak toplamda KDV dahil 68.900,00 ABD doları tahsilat gerçekleştirdiğini, davacının ... sözleşmesi kapsamda 876.000,00 ABD doları tutarında bir pazarlama faaliyetinde bulunulduğuna ilişkin hiçbir belge sunulmadığını, davacının, müvekkilinin rakip firmalarınında distribütörlüğünü de yürütmeye çalışması nedeniyle, satış- pazarlama faaliyetlerinin yok denecek kadar az olduğunu, davacının bir yıl boyunca tek bir parti ürün siparişi veremediğini, bundan başkacada hiçbir mal alımı gerçekleştiremediklerini, bu nedenle de ... Sözleşmesinin feshedildiğini, bu feshin davacı tarafından da eylemli olarak kabul edildiğini, bu tarihten sonra hiçbir sipariş verilmediğini, davacının, müvekkiline verdiği tek ve yegane siparişin 2.000 adetlik 20.05.2013 tarihli ...dayandığını, bu sipariş Emrinin 2. maddesinde açıkça ödemenin tamamının (sözleşme bedelinin % 100'ü olarak belirtildiğini) ürünlerin teslimatından en az 30 gün önce ödenmiş olması gerektiğinin taraflarca kabul edildiğini, basiretli bir tacir olarak bu süreyi hesaba katmayıp ifa edemeyeceği taahhütler veren davacının olası zararları ile müvekkilinin hiçbir ilgisi ve sorumluluğunun olmadığını, davacı tarafça satın alınan 2000 adet cihazın yanında 100 adet de ücretsiz olarak telefon verileceğini iddia ettiklerini, davacı tarafça, bu iddiaya dilekçelerinin 12 no'lu ekinin dayanak gösterildiğini, İngilizce olarak tercümesiz sunulan 16.05.2013 tarihli söz konusu belgenin müvekkili tarafından kabul edilmediğini, tarafların, davacı tarafından satın alınan toplam 2000 cihazın garanti ve servis sorumluluğuna münhasır olmak üzere, aralarında akdettikleri 20.05.2013 tarihli bu sözleşmenin 1.3.4 maddesi ile garanti yükümlülüğünün tamamen müvekkili (satıcı) tarafından karşılanmasına karar verildiğini, davacının iş bu kanuni yükümlülükten kurtulmanın bedeli olarak 30.000,00 ABD doları ödediğini, söz konusu tutarın, davacının yasal yükümlülüklerinin müvekkili tarafından üstlenilmesi karşılığında ödenen bir bedel olduğunu, hiçbir şekilde teminat, güvence, depozito vs. olmadığını, davacının satışların artması için gerekten 169.883,09 TL tutarında bir masraf yaptığının kabul edilse dahi bu tutarın davacının sözleşme kapsamında yükümlendiği bir edimin ifası sayılacağını, davacı tarafça bu bedellerin gerçekten pazarlama- promosyon giderleri için harcandığının belgelenmediğini, davacı tarafından satış ve pazarlama işlerinde kullanılmak üzere üç araç tahsis edilmiş ise de söz konusu bu araçların ... Sözleşmesinin 3.2 maddesi uyarınca yapıldığını, netice itibariyle; dava konusu Distrübütörlük Sözleşmesinin 1 yıl süreli olarak akdedildiğini ve bu 1 yıllık sürenin sonunda uzayıp uzamamasının tamamen tarafların o zamanki iradelerine bağlı olduğunu, davacının müvekkilinin tek ... ilişkileri içinde olduğunın açık şekilde belirtildiğini, davacı tarafın, müvekkilinin ... A.Ş.'ye herhangi bir direkt satış yaptığını iddia edemediğini, bu satışların ... isimli satıcı tarafından gerçekleştirildiğini ileri sürdüğünü, müvekkilinin ...'nın yaptığı herhangi bir satıştan hiçbir bilgisi olmadığını, müvekkili tarafından satışların kime yapıldığı değil, yalnızca stok durumlarına ilişkin bilgi topladığını, müvekkilinin listede yer alan firmalara bilgisi dahilinde distribütörleri kanalıyla satış yaptığını gösterir en ufak bir delilden bahsedilemeyeceğini, taraflar arasında imzalanmış bulunan ... Sözleşmesinin 3.5 maddesinde, davacıya yanlızca " ... yapma", yani numune olarak tanıtım faaliyetinde kullanmak amacıyla cep telefonu ve tablet verileceğinin belirtildiğini, davacı tarafından ... sözleşmenin 3.2 maddesi kapsamında taahhüt edilen 12 personelin istihdam edildiğine dair bir bilginin müvekkiline bildirilmediğini, hiçbir zaman samimi bir satış artırma amacının görülmediğini, bu cihazların zaten hiçbir zaman talep edilmediğini, söz konusu cihazların davacıya kendisine mal edinmesi için değil, geçici bir süre tüketiciye sunum yapılması için teslim edilecek ürünler olduğunu, diğer yandan davacının, bu talebini 19.710,00 ABD doları olarak belirlediğini, bu rakama nereden ulaştığının ise dava dilekçesinden anlaşılamadığını, ... ve serbest piyasa koşulları gereği, bir malın fiyatının arz/talep dengesine göre belirlendiğini, davacının, ne sözleşmenin uzayacağına dair vaatte bulunulduğuna ne de müvekkilinin malların ucuz fiyattan satılması için bir baskı yaptığına ilişkin delil sunamadığını, davacı ile 2013 yılında başlanılan ve 2014 yılı başlarında sona erdirilen kısa süreli ve çok dar hacimli ... ilişkisinin müvekkiline hiçbir katkısı olmadığını, davacının haksız rekabet şeklindeki eylemleri nedeniyle, ... ..., ..., ... ... gibi önemli mağazalarda ... markalı ürünlerin satılmadığını, bu durumda, davacının yarattığı herhangi bir pazardan söz edilemeyeceğini, iddia konusu bu pazardan müvekkilinin halen faydalandığının da iddia edilemeyeceğini, distribütörün sadakat yükümüne aykırı olarak, müvekkilinin en büyük rakiplerinden ... firmasının da distribütörlüğünü yürütmeye çalışan davacının, bu firma ile olan ilişkisini 12 Ağustos 2013 tarihinde 1.016.310,00 TL alarak sona erdirdiğini, davacının ... ile olan ilişkisini sona erdirip, üstüne de 1 Milyon Lirayı aşkın tazminat alması olayının müvekkili ile yaptığı ... Sözleşmesi ile ilgisinin olmadığını, manevi tazminatın "hukuka aykırılık" unsurunun gerçekleşmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 01.04.2013 tarihinde yürürlüğe girmek üzere münhasır satıcılık sözleşmesi düzenlendiği, davacının, bu sözleşmede davalı şirketin ... marka cep telefon ve tablet bilgisayarlarının pazarlanmasmı ve satışının münhasıran yapılmasını üstlendiği, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin, davalı tarafından .... Noterliği'nin 14.02.2014 tarih ve ... yevmiye sayılı fesih ihtarı ile feshedildiği sözleşmenin süresinden önce feshedildiği, davalı tarafından, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin, "Sözleşmenin Feshi" başlıklı 6. maddesinde öngörülen hükümlere uygun şekilde bir fesih yapılmadığı, fesih maddesinde feshi haklı kılacak unsurlardan biri veya bir kaçının somut olayla örtüşmediği, dolayısıyla davalı tarafından sözleşmenin haksız olarak feshedilmiş olduğu, ancak davacı tarafa haksız fesih nedeniyle uğranılan herhangi bir zarar bulunmadığı, davacının, 2000 adet ürünün teslimi sırasında davalının 100 adet bedelsiz ürün tesliminde bulunacağını kabul ettiği ancak 100 adet cep telefonunun kendisine teslim edilmediğini belirterek toplam 43.800,00 USD tutarında alacak talebinde bulunduğu, taraflar arasında düzenlenen 01.04.2013 tarihli sözleşmede bu konuda herhangi bir hüküm bulunmaması, 16.05.2013 tarihli belgenin üzerinde tarafların imzalarının bulunmaması ve davalı tarafın imzasız olması nedeniyle bu belgeyi kabul etmemesi nedeniyle söz konusu belgenin tarafları bağlayıcı bir yönünün bulunmadığı, yine söz konusu belgede bir adet ürünün birim fiyatının 453,00 USD olarak belirtilmesi, bu durumda davacı tarafından davalıya 2000 adet cep telefonu için toplam 906.000,00 USD ödeme yapması gerekmesine rağmen, davacı tarafından 876.000,00 USD ödeme yapılmış olduğu, bu durumda davacı tarafın kendi edimini tam olarak yerine getirmemiş olduğu şeklinde bir sonuca vanlması karşısında, davalı tarafın ücretsiz olarak 100 adet cep telefonunu davacıya verme borcu bulunmadığı, davacı, davalıya yapmış olduğu 30.000,00 USD ödemenin, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle iadesini talep etmekte ise de davacı, davalı ile yapmış olduğu satış sözleşmesi gereği satışı yapılan 2.000 adet cep telefonun garanti ve servis hizmeti davalı tarafından karşılanacağından, davacının garanti ve servis hizmeti maliyetine katlanmaması karşılığında davalıya 30.000,00 USD ödeme yapılmış olması, kaldı ki davalının işbu tahsilat karşılığı olarak davacı adına 05.09.2013 tarih ve 902442 sayılı fatura düzenleyerek cari hesabı sıfırlamış olması, söz konusu paranın davacıya iadesine ilişkin sözleşmede hüküm bulunmaması dikkate alınarak davacının bu yöndeki talebinin yerinde olmadığı, davacının, davalı ile akdedilen sözleşme çerçevesinde ... marka cep telefonun zincir mağazalarda satışının yapılması için mağazalara giriş bütçesi, ürün raf bedeli, yeni mağaza açılış bedeli olarak toplam 169.883,09 TL ödeme yaptığını ve bu miktarın tahsilini talep ettiği, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 3.3 maddesi "... sözleşme konusu faaliyetleri yürütürken, konu firmalara (... ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ... v.d) ... marka cep telefon ve tablet bilgisayarlarının satışını yapabilmek ve bu satışı desteklemek için önceden öngörülemeyen masraflar da dahil olmak üzere gerekli harcamaları (giriş bütçesi, in-sert katılım payı, mağaza açılış bütçesi, reklam katılım payı, raf ürün bedeli vs) yapacaktır. ...'nun yapacağı harcamaların ... tarafından karşılanacak kısmı için ...'in onayı alınacak, ...'nun kendisi tarafından karşılanacak kısmı için ...'ye bilgi verecektir" hükmünü içerdiği, davacının talep ettiği masrafların...'ye ait olanların davalıya bildirildiğine ve davalıdan onay alındığına, davacıya ait masrafların da davalıya bilgisinin verildiğine ilişkin dosyada herhangi bir belge bulunmadığı, ayrıca taraflar arasında 20.07.2013 tarihli 45.300,00 USD bedelli (KDV dahil) ve 20.08.2013 tarihli 23.000,00 USD bedelli (KDV dahil) ... iki adet sözleşme imzalandığı, davacı tarafından davalı adına 20.08.2013 tarih ve 091785 sayılı 23.600,00 USD karşılığı 45.994,46 TL'lik ve 16.09.2013 tarih ve 918887 sayılı 89.915,97 TL'lik iki adet ... faturası düzenlendiği ve fatura bedellerinin davalı tarafından davacıya ödendiği, davacı tarafın, envanterine kayıtlı olan araçlarına ... marka ve logo donatımı nedeniyle 295,00 TL+ 472,00 TL olmak üzere toplam 767,00 TL'lik maliyete katlandığını belirterek bu maliyetin davalı tarafından karşılanmasını talep etmişse de, taraflar arasındaki 01.04.2013 tarihli sözleşmenin 3.2 maddesi ile davacının bu yükümlülüğü üstlenmiş olduğu, bu durumda davacının, sözleşme gereği yerine getirmesi gerekli edimi yerine getirmesinin kendisi için bir alacak kalemi oluşturmayacağı, davacı taraf, davalı tarafından, tekel bölgesi içerisindeki ... mağazalarına satış yapıldığını ve tekel bölgesinde gerçekleştirilen tüm satışlardan doğan alacak için tazminat talebinde bulunmuşsa da, ...'un dava dosyasına gönderdiği 14.12.2015 tarihli cevap yazısında, 6.224 adet ... marka ürünü kimden satın aldığını bildirmediği, ...'nın ise satışını yaptığı ürünleri 01.04.2013 tarihinden önce satın aldığını belirttiği, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 3.9 maddesinde "Sözleşme süresince konu firmalara (... ..., ..., ..., ... .... ..., ..., ..., ..., ... v.d), ... firması kendi veya distribütörü üzerinden ... marka cep telefonu ve tablet bilgisayarlarının (Operatör destek kampanyaları kapsamında satılanlar hariç) satışını yapmayacaktır. ...'nin kanıtlanabilir bilgisi dışında distrübütörleri tarafından yapılan doğrudan satışlardan ...'nin sorumlu olmadığı" belirtilmiş olduğuna göre, davacının bu yöndeki iddiasını ispat edemediği, yine davacı tarafın, davalı tarafından 45'er adet ... marka cep telefonu ve tablet bilgisayardan kendisine bedelsiz olarak verileceğinin taahhüt edildiğini ve fakat davalının bu yükümlülüğü yerine getirmediğini belirterek alacak talebinde bulunduğu, ancak taraflar arasında yapılan sözleşmenin 3.5 sayılı hükmüne göre, davacıya verilecek 45'er adet cep telefonu ve tablet bilgisayarın müşterilere sunulmak amacıyla canlı ... olarak verileceği, dolayısıyla doğrudan davacıya 45'er adet bedelsiz cep telefonu veya tablet ... verilmesinin söz konusu bulunmadığı, davacının, taraflarca belirlenen sipariş protokolüne aykırı olarak 2.000 adet ürünün geç teslim edilmesinden dolayı zarar ettiği belirtilerek tazminat talebinde bulunduğu, davacı tarafından 17.05.2013 tarihinde ödeme yapıldığına ve sözleşmenin 2.maddesi dikkate alınarak ödeme tarihinden en az 30 gün sonra mal tesliminin söz konusu olduğu bir an için kabul edildiğinde, mal teslim tarihi 17.06.2013 tarihi olacağı, mal teslimi 17.06.2013 tarihinden bir hafta sonra 24.06.2013 tarihinde yapıldığından, bu bir haftalık süre içinde davacının nasıl bir zarar ve müşteri kaybına uğradığının ispat edilemediği, yine davacının, davalı ile olan sözleşmenin aynı koşullarla devam edeceğine güvenilerek stoklarda bulunan malları daha düşük bedelle satarak elden çıkarttığı ve bu satışlardan kaynaklanan zarardan şimdilik 100,00 TL'lık kısmı talep ettiği, ancak davalının açık ve net olarak ürünlerin maliyetlerinin altında satılmasını ve bu satıştan doğan zararların davalı firmaca karşılanacağına ilişkin bir beyanda bulunmadığı, davacının, sözleşmenin erken feshedilmesinden dolayı kârdan yoksun kaldığını, yoksun kalınan kârından şimdilik 100,00 TL'nin tahsilini talep ettiği, ancak davacının 2013 yılında elde edemediği faaliyet kârı mevcut olmadığına göre, sözleşmenin feshi ile birlikte kâr mahrumiyetinden bahsedilmeyeceği, davacının, sözleşmenin haksız olarak feshi ile davalıya müşteri kazandırıldığı ve bu müşterilerin davalı ile olan ticari ilişkisinin devam ettiği, bu nedenle denkleştirme tazminatı talebinde bulunduğu, ancak sözleşmenin feshinden sonra, davalı tarafından önemli menfaatler elde edildiğine ilişkin dosyaya herhangi bir delilin sunulmadığı gibi, dünya çapında faaliyet gösteren ve tanınan davalı firma ile 6,5 ay kadar fiilen çalışılması sonrasında davalı firmaya müşteri çevresi kazandırıldığının ileri sürülmesinin hayatın olağan akışına aykın olduğu, ayrıca davacının, davalı ile imzaladığı sözleşmeye güvenerek ...... A.Ş. ile olan sözleşmeyi feshettiğini ve bu fesih nedeniyle zarara uğradığım iddia ettiği, ancak davacı şirket ile ...... A. Ş. arasındaki sözleşmenin 12.08.2013 tarihinde ...... A.Ş. tarafından şirket menfaatleri doğrultusunda feshedildiği, davacıya ihbar süresi verilmeden sözleşmenin feshedilmiş olması nedeniyle davacının zararlarına karşılık 1.016.310,00 TL tazminat ödendiği, dolayısıyla davacı şirketin davalı ... ile sözleşme yapmış olması nedeniyle ...... A. Ş. ile olan sözleşmesini feshetmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığı, son olarak davacı, sözleşmenin haksız olarak feshedilmesi nedeniyle manevi tazminat talebinde bulunmuşsa da, davacının limited şirket statüsünde tacir olduğu, bu şekilde sözleşmenin feshedilmesi halinde manevi tazminat talep etme hakkının bulunmadığı gerekçeleriyle davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykınlık da görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taraflar arasındaki 01.04.2013 tarihli münhasır satıcılık (distrübütörlük) sözleşmesinin davalı yanca haksız fesh edildiği iddiasına dayalı olarak uğranılan zararların tazmini, manevi tazminat ve alacak istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 12.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.