MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/799 Esas, 2025/1010 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/1 E., 2022/296 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2020/... sayılı "... ... & ..." ibareli marka başvurusunun davalı şirketin yaptığı itiraz üzerine 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/3. maddesi uyarınca kısmen reddedildiğini, bu karara yaptıkları itirazın ise davalı ...'in 2021-M-8830 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararıyla nihai olarak reddedilmiş olduğunu, oysa, itiraz gerekçesi markanın müvekkili markasıyla benzer olmadığını, "..." kelimesinin müvekkil şirketin münhasır yetkilisi ve yönetim kurulu başkanının soyadı olduğunu, markadaki ağaç şeklinin ise yönetim kurulu başkanı ... ...'ın adını ifade ettiğini, davacı global hizmet verdiği için "..." yerine "..." kelimesini tercih edildiğini, davalının ise Konya’da yerel hizmet verdiğini, faturaların delil olarak kabul edilemeyeceğini, davalının 1989’dan beri kullandığını iddia ettiği markayı tescil ettirmemiş olduğunu, kötüniyetli olarak müvekkili markasının yayınından sonra ve 32 yıl sonra marka başvurusu yaptığını, soyisim tescilinin engellenemeyeceğini, ... "..." ibareli çok sayıda marka bulunduğunu ileri sürerek dava konusu YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 24.07.2020 tarihinde başvurusunu yaptığı "...+... ... ..." ibareli markası ile davalının bu tarihten daha önceki "...+ ... ..." şeklindeki tescilsiz markasal kullanımları arasında dava konusu markanın kapsamında yer alan ... "konaklama ve yiyecek-içecek sağlanması hizmetleri" yönünden ortalama tüketici kesimi nazarında görsel, işitsel, anlamsal benzerlik bulunduğu, taraf markalarındaki "..." ibaresinin markalarda asli unsur/ işaret olarak yer aldığı, davalının "...+ ... ..." ibareli tescilsiz markasını "konaklama ve yiyecek-içecek sağlanması hizmetleri" yönünden Türkiye hudutları içinde kullandığını ispatladığı, bu kullanımın, aralıksız olarak devam ettiği, bu yönde alınan YİDK kararının yerinde ve doğru olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru ile davalının itiraza mesnet markalarında yer alan "..." ibaresinin ortaklığı nedeniyle görsel, işitsel ve kavramsal olarak yüksek düzeyde benzerlik görüldüğü, taraf markalarında tali unsur olarak yer alan "..." ve "..." ibarelerinin de benzerliği artırdığı, bu hale göre başvurunun iltibasa sebebiyet vereceği, davalı şirketin markası tescilli değil ise de, başvuru tarihi itibariyle davalı şirketin dava konusu ibare üzerinde SMK'nın 6/3. maddesi kapsamında gerçek hak sahibi olduğu, zira kullanımının fasılasız ve ticari etki doğuracak nitelikte olduğu, ayrıca bu kullanımın yurt içinde ve yerelden daha geniş bir coğrafyada gerçekleştiği, redde mesnet markanın bir turizm şehrinde varolan bir ... olarak çok sayıda sitede bağlantısının verildiği, turizm sitelerinde listelendiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 11.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.