MAHKEMESİ :Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI :2025/1005 Esas, 2025/1136 Karar
HÜKÜM :Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ :Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2024/850 E., 2025/273 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin eşi ...'in davalı şirkete olan borcundan dolayı hakkında icra takibi başlatıldığını, ...'in bu dosyaya ödeme taahhüdünde bulunduğunu ancak borcunu ödeyemediği için taahhüdü ihlalden ceza aldığını ve cezası kesinleşerek hapse girdiğini, müvekkilinin, eşini hapisten kurtarmak adına davalı şirket sahibi ... ile görüşerek borcun ödenmesi için tescili...üzerinde bulunan aracın devrini ... üzerine verdiğini, ...'nin değeri daha fazla olmasına rağmen aracı 40.000,00 TL saydığını, müvekkiline eşinin borcu, avukat ücreti, mahkeme masrafı vs. 325.300,00 TL borç çıkarıldığını, 01.10.2018 tanzim, 15.10.2018 vade tarihli, 325.300,00 TL'lik senet doldurularak önüne konulduğunu ve senedi imzalamadığında eşini hapisten çıkarmayacakların beyan edildiğini, müvekkilinin çaresi olmadığı için senedi imzalamak zorunda kaldığını, müvekkilinin eşinin hapisten çıktıktan sonra borçlarını ödeyemediğini, icra tehdidi nedeniyle müvekkilinin evini ...'nin kardeşi ve davalı şirketin diğer sahibi ...'nin üzerine devretmek mecburiyetinde kaldığını, bütün bunlara rağmen davalıların icra dosyasını dahi kapatmayarak ve senedini alması için tahliye taahhüdü vermesi gerektiğini söyleyerek müvekkil üzerinde baskı yaptığını, senedin hile ve korkutma ile müvekkilinden alındığını, müvekkili ticaretle uğraşmadığı için davalı şirketin, şirketin sahipleri ... ve ...'nin bu şekilde bir alacağının olmasının mümkün olmadığını, dava konusu olay ile alakalı olarak müvekkilinin savcılık nezdinde de şikayette bulunduğunu, soruşturmanın devam ettiğini, aynı şekilde diğer davalı ...'nin de müvekkilinden herhangi bir alacağı bulunmadığını, evin devri ile alakalı hiçbir şekilde ödeme de yapmadığını, müvekkilin iradesinin devre dışı bırakıldığını ileri sürerek icra dosyası dayanağı olan bonodan dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, Kayseri İli ... İlçesi ... Mah. 34 62... Parsel Zemin Kat 3 Bağımsız Bölüm numaralı taşınmazın tapu kaydının iptaline ve taşınmazın müvekkil adına tesciline ve davalıların %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının, davalı şirket ile ticaret yapan ...'in eski eşi olduğunu, dava dışı ...'in müvekkili şirkete borcundan dolayı taahhütte bulunduğunu, davacının eski eşinin tüm borçlarına karşılık davalı müvekkil şirkete bono verdiğini, bu bonoya dayalı olarak icra takibi başlatıldığını, davacının 02.11.2018 tarihli dilekçesi ile borcu kabul ederek herhangi bir itirazın olmadığını beyan ettiğini, davacı tarafın beyan ve iddialarını kabul etmediklerini, bonoda kural olarak ispat yükünün senedin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa ait olduğunu, davacının borçlu olmadığını yazılı olarak ispat etmek zorunda olduğunu, davacı tarafça bulunulan şikayet dilekçesinde davacının hiçbir şekilde bu senedin hata, hile ve korkutma ile alındığından bahsetmediğini, davacı müvekkillerden ...'ye evi tapuda devretmesinden sonra icra dosyasında dosyanın haricen tahsili nedeni ile kapatılması ve tüm hacizlerin kaldırılmasının talep edildiğini, davacının tamamen kendi rızası ve iradesi ile evin tapusunu davalıya devrettiğini, davacı tarafın tapu iptal talebini kabul etmediklerini savunarak menfi tespit ve tapu iptali taleplerinin tefrikine, davanın reddine, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere davacı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, eşinin hapiste bulunması nedeniyle davalı şirket yetkilisi ...'in hile, korkutma ve müzayaka halinden yararlanarak senedi kendisine imzalattırdığına yönelik iddiasını dosya kapsamı ile ispatlayamadığı, davacının icra dosyasına sunduğu dilekçesi ile açıkca borcu kabul ettiği, davalı tarafça da borcun haricen ödendiğinin bildirildiği, bu itibarla davacının borca karşılık evini devrettiği gözetilerek tapu iptal ve tescil talebinin yerinde olmadığı, davacının açıkca borcunu kabul ettikten sonra senedin bedelsizliğini ileri sürmesinin yerinde görülmediği, dava dilekçesinde yemin deliline dayanıldığından davacıya yemin hakkı hatırlatılmış ise de davacı vekilince 10.02.2025 tarihli dilekçesi ile yemine dayanılmayacağının bildirdiği gerekçesiyle davacının tapu iptal ve tescil talebinin reddine, davacının menfi tespit talebinin reddine, şartları oluşmadığından kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda davacı tarafça müzayaka altında iken ya da hile ve korkutma ile senet verildiği hususunun/ iddiasının somut, kesin ve yeterli delillerle ispatlanamadığı, İlk Derece Mahkemenin somut olaya yönelik kanıtları takdirinde ve hukuki ilişkiyi nitelendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı ancak mahkemece, kaldırılan ilk kararın sadece davacı tarafça istinaf edildiği, davalı tarafça istinaf edilmediği için davacı açısından ilk kararda aleyhine verilen vekalet ücretlerinin miktarı yönünden davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gözetilmek suretiyle aynı miktarlara karar verilmesi gerekirken aksi değerlendirme ile yazılı şekilde son karar tarihine göre hesaplanan fazla miktarda vekalet ücretine karar verilmesinin isabetli olmadığı, kararın bu yönü ile düzeltilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın reddi ile davacının tapu iptal ve tescil talebinin reddine, menfi tespit talebinin reddine, şartları oluşmadığından kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tapu iptal tescil ile menfi tespit istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 11.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.