MAHKEMESİ :Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI :2024/2413 Esas, 2025/920 Karar
HÜKÜM :İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ :Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2024/227 E., 2024/749 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki hurda ve bakır alımı sözleşmesi kapsamında davalıya banka yoluyla "kapora" açıklamasıyla toplam 20.000,00 USD gönderildiğini, ancak, davalının anlaşmaya konu emtiayı teslim etmediği gibi alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sunduğu kaparo açıklaması içeren banka makbuzları karşısında ispat yükü üzerinde olan davalının iddiasını ispat edemediği, davalı tarafça yemin deliline de dayanılmadığı, bu itibarla davaya konu 20.000,00 USD'nin davacıya iadesinin gerektiği, davalının takip tarihinden önce temerrüde düşürülmemesi sebebiyle öncesine ilişkin faiz istenilemeyeceği gerekçesi ile davalının itirazının iptali ile takibin asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacak miktarı likit olduğundan, asıl alacak miktarı olan 20.000,00 USD'nin takip tarihindeki dolar kuru dikkate alınarak TL karşılığının %20'si oranında (14.080,00 TL) icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İtirazın iptali istemi ile açılan eldeki davada uyuşmazlık, yabancı para üzerinden başlatılan icra takibinde bu para alacağının TL üzerinden değerinin gösterilmesinin gerekip gerekmediği, gösterilmediği takdirde başlatılan takibin usulüne uygun olup olmadığı, bu kapsamda dava şartının gerçekleşip gerçekleşmediği noktalarında toplanmaktadır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 58/3 hükmünde; alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarının ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı günün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin ve faizinin, takip talebinde belirtilmesinin zorunlu olduğu düzenlenmiştir. Bu madde ile bağlantılı olarak aynı Kanun'un 60/1-1 hükmünde; alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, 58. maddeye göre takip talebine yazılması lazım gelen kayıtların ödeme emrinde de bulunması gerektiği belirtilmiştir.
Buna göre; alacaklı, yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığını, takip talebinde göstermek zorunda olup, buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gerekmektedir. Belirtilen noksanlık kamu düzeni ile ilgili olup, takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulmalıdır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 12.05.1999 tarih ve 1999/12-271 E., 99/301 K. sayılı ilamı ile Dairemizin 01.10.2025 tarih ve 2025/943 E., 2025/5833 K; 22.04.2025 tarih ve 2024/4149 E., 2025/2693 K; 26.02.2025 tarih ve 2024/2882 E., 2025/1289 K; 25.09.2024 tarih ve 2023/4847 E., 2024/6761 K.; 11.10.2023 tarih ve 2022/1883 E., 2023/5748 K. sayılı ilamları da benzer yöndedir).
Somut olayda, takip talebinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmeden takip başlatıldığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla takip talebinde yabancı para alacağının harca esas değer olarak Türk Lirası karşılığı gösterilmesinin takip talebinde bulunması gerekli zorunlu unsur olduğu gözetilerek davanın usulden reddi yerine yazılı şekilde esasa yönelik değerlendirme yaparak karar verilmesi doğru görülmeyerek hükmün re'sen öngörülen gerekçe ile bozulması gerekmiştir.
2.Bozma sebebine göre taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harçlarının istekleri halinde ilgililere iadesine, 09.03.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.