MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/525 Esas, 2025/707 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/250 E., 2021/1047 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankanın Van Şubesi ile dava dışı asıl kredi borçlusu ... ve İlet. .... Şti. arasında davalının müteselsil kefil olarak katıldığı genel kredi sözleşmelerine istinaden kredi kullandırıldığını, teminat mektupları ve çek karnesi verildiğini, borç süresinde ödenmediğinden dolayı gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine borçlu hakkında .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/2697 E. sayılı dosyasından icra takibine geçildiğini, borçlular tarafından icra takibine ve tüm ferilerine itiraz edildiğini, yapılan itirazın haksız olduğunu ileri sürerek davalı borçlunun .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/2697 E. sayılı dosyasında yaptığı itirazın iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline usulsüz tebligat yapıldığını, davacı vekilinin taleplerinde haksız olduğunu, asıl borçlu dava dışı hakkında .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/870 E. sayılı dosyasında, önce 29.11.2018 tarihinde üç aylık konkordato geçici mühlet; akabinde 22.02.2019 tarihinde bir yıllık konkordato kesin mühlet kararı verildiğini, ancak davacının, 22.02.2019 tarihinde takip başlattığını, davacının talep ettiği alacağın konkordatoya tabi adi alacak niteliği taşıdığını, borçlunun konkordato süreci içerisinde olduğunu, konkordatoya tabi alacaktan birlikte sorumlu olanların hukuki durumlarının 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 303. maddesinde açıkça düzenlendiği, bu maddedeki ön şartın yerine getirilip getirilmediğinin araştırılması gerektiğini, kredi sözleşmelerinin hangilerinde müvekkillerinin imzasının bulunduğu belirlenerek takip konusu kredilerin bu sözleşmelere istinaden kullandırılıp kullandırılmadığının araştırılmasını istediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında imzalanan kredi sözleşmesine davalının müteselsil kefil olarak katıldığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 5 83... . maddeleri gereğince kefaletinin geçerli olduğu, davalıyı bağladığı, bu sözleşmeler gereğince asıl borçluya taksitli ticari krediler kullandırıldığı, borçlu cari hesabı açıldığı, kredi kartı tahsis edildiği, teminat mektupları ve çek karnesi verildiği, kredi borçlarının ödemesinin durdurulması üzerine hesapların kat edildiği, gönderilen ihtarnameden sonuç alınamaması üzerine .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/2697 E. sayılı dosyasında nakit ve gayri nakit alacaklar üzerinden icra takibi başlatıldığı, takip tarihi itibariyle hesaplanan nakit alacakların 5.531.799,10 TL asıl alacak, 124.523,49 TL işlemiş faiz ile 6.226,18 TL ..., 1.949,91 TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 5.664.498,68 TL olduğu, davalının itirazının bu miktar yönünden yerinde görülmediği, ancak takip tarihinden sonra yapılan ödeme nedeniyle dava tarihindeki hesaplanan rakamlar üzerinden hüküm kurulması gerektiği, dava tarihi itibariyle 5.531.799,10 TL asıl alacak, 472.042,96 TL dava tarihine kadar işlemiş faiz, 23.437,22 TL dava tarihine kadar hesaplanan ..., 1.949,91 TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 6.029.229,19 TL üzerinden takibin devamı şartlarının oluştuğu, takip tarihi itibariyle hesaplanan tutar ile dava tarihine göre hesaplanan tutar arasında büyük fark bulunduğu ve rakamın arttığı, davalının ödeme emrindeki rakama göre itirazda bulunduğu, itirazının haksızlığının bu rakamlar üzerinden değerlendirilmesi gerektiği, dava tarihindeki rakam üzerinden inkar tazminatına karar verilmesinin hakkaniyete uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, hukuki niteliği itibariyle genel kredi sözleşmesi'ne dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 24.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.