MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2025/313 Esas, 2025/426 Karar
HÜKÜM : Kısmen kabul
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'ın, diğer davacıların çocukları olduğunu, davacı ...'ın gebelik takibinin davalının Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında sigortalısı tarafından yapıldığını, doktorun genel olarak tıbbi kötü uygulaması sonucu, down sendromunun hamilelikte teşhis edilemeyerek davacı ...'ın down sendromlu olarak doğduğunu, sigortalı doktorun müvekkilini gebelikte olabilecek hastalıklar, yaptığı (yapacağı) tarama testleri, down sendromunun ne olduğu, down sendromu ve benzeri hastalıkların teşhis ve tespitiyle ilgili seçenekler konusunda bilgilendirmediğini, aydınlatılmış onamının alınmadığını, birkaç basit test ile saptanabilecek down sendromunu gebelikte saptayamayarak, anne ve babanın gebeliğin sonlandırılması imkanını elinden aldığını, down sendromun hayat boyu devam eden, kişiyi sürekli başkasının yardımına muhtaç bırakan bir işgöremezlik hali olduğunu, bu işgöremezlik hali nedeniyle davacı ...'ın maddi ve bu acıyı yaşam boyu çekecek olması nedeniyle manevi zarara
uğradığını, müvekkilleri anne ... ve baba ...'ın hayat boyu çocuklarını down sendromlu olarak görerek acı çekmeye devam edeceğini ileri sürerek şimdilik ... için 15.000,00 TL işgöremezlik (bakıcı ücreti dahil maddi) tazminatı, 20.000,00 TL manevi tazminat, ... için 10.000,00 TL manevi tazminat, ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle ... için maddi tazminat talebini 760.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazlarının olduğunu, hekimin yapılan işlem sonucu sorumluluğunun doğabilmesi için hukuka aykırı eylem, kusur, zarar, nedensellik bağı şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiğini, manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, down sendromlu doğan davacı çocuk bakımından açılan davada, “doktor, aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirseydi, belki benim yaşam hakkım elimden alınacaktı, oysa şimdi alınmadı" şeklinde yorumlanabilecek bir sebebe dayalı maddi ve manevi tazminat isteminde hukuki yararın bulunmadığı, istemin özünde davacı çocuğun kişilik haklarını ihlal ettiği, maddi ya da manevi, neticede parasal bir değere tekabül eden bir menfaatin, kişilik haklarını ihlal eder şekilde talep ve dava konusu edilemeyeceği, sosyal devlet ilkesi çerçevesinde engelli bireylere tanınan tüm haklardan davacı çocuğun da yararlanacağı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 23.11.2023 tarihli, 2022/4807 E., 2023/6782 K. sayılı kararının da bu doğrultuda olduğu, davacı küçük hakkında açılan davanın hukuki yararın bulunmadığı, davacı küçüğün down sendromlu olarak dünyaya geldiği ve %100 malul olduğunun belirlendiği, yaşı ve maluliyet durumuna göre hayat boyu bakıcıya ihtiyaç duyacağı, dolayısıyla davacılar anne ve babanın da çocukla birlikte ömür boyu bu sendromun getirdiği zorlukları birlikte yaşayacakları, sürecin ağır ve meşakkatli bir süreç olduğu, anne ve baba için de ciddi bir travma yarattığı, sigortalı hekimin ağır kusurlu olduğu, davalının sigortalısının kusurundan kaynaklı bu zarardan da poliçe limitleri dahilinde sorumluluğunun bulunduğu, davacı anne babanın manevi tazminat istemlerinin de kabulüne karar vermek gerektiği, avans faizi talebinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı ... ve ...'ın manevi tazminat davasının kabulü ile davacı ... için 10.000,00 TL davacı ... için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, davacı ...'in maddi ve manevi tazminat davasının hukuki yarar yokluğu sebebiyle reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı nezdinde Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi kapsamında, sigortalı dava dışı hekim tarafından hamileliğin takibi sonucunda davacı küçüğün down sendromlu olarak doğması sebebine dayalı olarak açılan davacı çocuk ... için maddi- manevi tazminat, diğer davacılar olan anne ve baba için ise manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
V. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 24.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.