MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/859 Esas, 2025/1013 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/1130 E., 2025/352 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin, taşımacılık-nakliye faaliyetleri kapsamında kullanmak üzere; 04... plakalı ... marka tır-çekiciyi, 10.08.2021 tarihinde, davalı şirketin ... bayisinden satın aldıktan 7-8 ay sonra araçta aniden motor arızası ortaya çıktığını, aracın 26.04.2022 tarihinde ... yetkili servise getirildiğini, aracın garanti kapsamında bulunması ve ayıplı olması nedeniyle bedelsiz şekilde tamir edilmesinin davalıdan ve yetkili servisten talep edildiğini, talebin yetkili servis tarafından davalı şirkete iletildiğini, yetkili servis tarafından tırın motoru sökülüp merkeze gönderildiğini, aylarca süren inceleme neticesinde davalı şirket tarafından; "araçtaki arızanın, kullanıcı hatasından veya yetkili olmayan bir serviste bakım görmesinden kaynaklı olabileceği" belirtilerek talebin reddedildiğini, Erzurum 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/41 Değişik İş sayılı dosyasından delil tespiti yaptırıldığını, alınan bilirkişi raporunda, aracın beyninde (yol bilgisayarında) araçtaki motor yağı oranının azaldığına dair uyarı bulunmadığı ve araçtaki motor yağının, arıza tarihine yakın bir tarihte yetkili serviste yenilendiği hususunun belirtildiğini, araç son teknolojiye sahip yol bilgisayarına haiz olup, motor yağı azaldığında uyarı verdiğini, bu uyarının, silinmesi mümkün olmayan bir şekilde, aracın dijital kayıtlarına işlendiği ve yetkili servis tarafından görülebildiğini, araç, şoför tarafından eksik yağ ile kullanılmış olsa idi bu hususun aracın yol bilgisayarında ve dijital kayıtlarında görülebileceğini ancak gerek yetkili servis gerekse bilirkişi tarafından yapılan incelemede, aracın bu hususta bir uyarı verdiğine rastlanmadığını, bu hususun, aracın motorunun, müvekkili şirketçe yağsız çalıştırılmadığının ancak motorun teknik bir yağlama arızasından kaynaklı olarak aşırı ısındığının ve arıza verdiğinin göstergesi olduğunu, müvekkili şirket tarafından, delil tespiti yaptırıldıktan sonra aracın yetkili serviste tamir ettirildiğini, tamir için yetkili servise 300.000,00 TL ödeme yapıldığını, garanti kapsamında onarılmadığını, 07.12.2022 tarihi itibariyle onarılarak müvekkili şirkete teslim edildiğini, aracın araç, 26.04.2022-07.12.2022 tarihleri arasında yetkili serviste tamirat için bekletilmek zorunda kaldığını ileri sürerek aracın ayıplı olmasından kaynaklı olarak müvekkili şirketin ödediği onarım bedeli 300.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi işletilerek, araç 26.04.20 22... .12.2022 tarihleri arasında kullanılamadığından maddi zarara karşılık fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi işletilerek davalıdan tahsilini talep etmiş, 13.12.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile; 10.000,00 TL olarak talep ettikleri aracın ticari gelir kaybı taleplerini her ne kadar bilirkişi raporunda 165 gün üzerinden hesaplama yapılmışsa da, mahkemenin takdiri bir indirim yapma ihtimalini göz önünde bulundurarak 120 gün üzerinden bilirkişi raporunda tespit edilen günlük 3.000,00 TL mahrumiyet bedeli hesabıyla 360.000,00 TL olarak artırmış, dava tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi işletilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü sürenin geçtiğini, davaya konu araçta dava dilekçesinde iddia edildiği gibi imalattan veya serviste verilen hizmetten kaynaklanan herhangi bir şikayet bulunmadığını, davaya konu araçtaki şikayetin, aracın işletme talimatlarına aykırı kullanılmış olması ve yetkili servis dışında dava konusu araca müdahalede bulunulması sebebiyle kullanıcı kaynaklı olarak meydana geldiğini, tespit raporunun bilimsel verilere dayanmadığını, araca yetkili serviste bakım yaptırılmadığını, yetkili servis tarafından onarıma başlanılabileceği söylenildiği halde davacının onarıma geç onay verdiğini, davacının kendinin sebebiyet verdiği zararından kaynaklı müvekkili şirketten tazminat isteyemeyeceğini, davacının zararını gösteren herhangi bir belge sunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; aracın 04.06.2021 tarihinden itibaren, iki yıl garanti süresi bulunduğu, alınan tespit bilirkişi raporu ile yargılama sırasında alınan kök ve ek raporda; motorun davalı tarafından incelenmesi için makul sürenin 60 gün olduğu, kazanç kaybının günlük 3.000,00 TL olabileceği, hasarın, motorun tüm ana kol ve yataklarının sardığı yani hasarın motorun yağsız/yeterli miktarda yağlanmanın olmaması şeklinde olduğu; aracın yağ pompasının kontrol edildiği, hiçbir sorun olmadığı; aracın diagnostik ikaz kayıtlarında “Yağ f/yağsız İkazı” bulunmadığı hususlarının tespit edildiği, davalının, “aracın rölantide yağsız çalıştırıldığı araca dışarıdan müdahale yapıldığı-yağ karterinin boşaltıldığı-yağ ikaz kayıtlarının silindiği” iddialarının ispatlanamadığı, yağlama sisteminde arıza ve/veya olumsuzluk bunun yanı sıra “yağ ikaz” sisteminin normal olarak çalışmaması (diagnostik incelemede yağ ikazı verilmediği) göz önüne alındığında; çekicinin davaya konu motor arızasının “kullanıcı hatası” olmayıp, motor yağlama sistemi ile ilgili imalattan ileri gelen “gizli ayıp” söz konusu olduğunun belirlendiği, aracın toplam 225 gün serviste kaldığı, makul onarım süresi 60 gün haricinde 165 günlük süre için 495.000,00 TL maddi zarar hesaplandığı, aracın arızalanmasıyla birlikte yetkili servise götürülerek onarılmasının istendiği, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı yönündeki savunmanın yerinde görülmediği, davacının, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı TBK) 227. maddesinde yazılı seçimlik haklarından satılanın ücretsiz onarılmasını isteme hakkına sahip olduğu, 300.000,00 TL araç onarım bedelinin, davalıdan tahsiline karar vermek gerektiği, davacının uzun süre aracı kullanamadığı, bu durumun davacının kusurundan değil satılanın ayıbından kaynaklandığı, davacının makul onarım süresi dışında kalan süre için araçtan mahrum kalması nedeniyle zararının tazminini davalıdan talep edebileceği, makul süre dışında aracın onarımda kaldığı sürenin ise 165 gün olup, davacının ıslah dilekçesi ile talebini 120 gün olarak istediği, 360,000,00 TL ticari gelir kaybının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan istenebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı tarafından garanti verilen aracın garanti süresinde meydana gelen arızası nedeniyle davacı tarafça ödenen onarım bedelinin davalıdan tahsili ve uzun süre tamir işlemlerinin devam etmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 11.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.