MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/674 Esas, 2025/860 Karar
HÜKÜM : Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/316 E., 2022/239 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "... ..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin 2020/... sayılı ve "... ..." ibareli başvurusuna yaptıkları itirazlarının Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkilinin markaları arasında iltibas koşullarının oluştuğunu, müvekkilinin "... ..." markasının ... sektöründe tanındığını, somut olay bakımından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/5 hükmü koşullarının da gerçekleştiğini ileri sürerek YİDK kararının iptali ile başvuruya konu markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu başvurunun asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin İngilizce'de “karınca” anlamına, davacının markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin ise İngilizce'de “yılbaşı döneminde çocuklara hediyeler dağıtan ... baba” anlamına geldiğini, her iki markanın da ... sektöründe hizmet verdiğini, ilgili tüketicilerin markalar arasındaki ayrımı yapabilecek düzeyde olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında başvuru kapsamında yer alan tüm mallar yönünden SMK'nın 6/1 hükmündeki iltibas koşullarının oluştuğunu, ayrıca davacının ... sektöründeki tanınmışlığı nedeniyle davalının bu marka ile iltibas düzeyinde benzer olan "..." ibaresini seçip yine davacının 2014..... /... sayılı markalarında bulunan şekil unsuru ile benzerlik düzeyi yüksek olan bir işareti tercih etmesi ve yanına da "..." ibaresini eklemesinin davacının tanınmış markasına yaklaşma çabasında olduğunu gösterdiğini, dolayısıyla somut olay bakımından SMK'nın 6/5 hükmü koşullarının da oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru kapsamında yer alan 5 ve 10. sınıf malların, davacının itirazına mesnet markaları kapsamında da yer aldığı, markalar arasında emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, dava konusu başvurunun "... ..." ibaresi ile bu ibarenin sol tarafına konumlandırılmış, "a" ve "f" harflerinin özgün bir şekilde birleştirilmesinden oluşan şekil unsurundan, davacının itirazına mesnet markalarının ise "... ..." ibareleri ile 2014/97158 sayılı marka dışında, "..." ve "..." ibarelerinin ortasında konumlandırılmış üçgen içine yerleştirilmiş sonsuzluk sembolünü andıran şekil unsurundan oluştuğu, dava konusu başvuru bir bütün olarak "..." ibaresinde oluşsa da "...-..." şeklinde telaffuz edileceğinden ilk tüketici nezdinde de bu şekilde algılanacağı, İlk Derece Mahkemesince tarafların marka işaretleri arasında benzerlik bulunduğu kabul edilmişse de markalarda ortak olarak yer alan "..." kelimesinin kısaltması olan "..." ibaresinin uyuşmazlık konusu 5 ve 10. sınıf mallar yönünden tanımlayıcı olduğu, bu duruma göre dava konusu başvurunun asli unsurunun "...", davacının itirazına mesnet markalarının asli unsurunun ise "..." ibaresinden oluştuğu, dava konusu başvurunun asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin "karınca", davacının markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin ise "... baba" anlamına geldiği, anılan ibareler arasında, özellikle anlamsal farklılık ve bu farklılığın uyuşmazlık konusu malların tüketicileri yönünden rahatlıkla algılanabilecek olması gözetildiğinde, iltibasa neden olacak bir benzerlik bulunmadığı, markalarda yer alan şekil unsurları arasında da herhangi bir benzerlik bulunmadığı gibi esasen bahsi geçen şekil unsurlarının markalarda yer alan kelime unsurlarının konumlandırma şekline göre geri planda kaldığı, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet marka işaretleri arasında SMK'nın 6/1 hükmü anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, tarafların marka işaretleri benzer bulunmadığından, somut olay bakımından SMK'nın 6/5 hükmü koşullarının oluşup oluşmadığının tartışılmasının sonucu etkilemediği, işaretler arasında benzerlik bulunmadığından SMK'nın 6/1 hükmü anlamında iltibas koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davalılar TÜRKPATENT ile ... vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 12.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.