MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/369 ..., 2025/707 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/423 E., 2021/414 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına tescilli 2008/71019 sayılı "..." ve 2009/11309 sayılı "..." ibareli markalarının 03., 05., 21. sınıflarda tescilli olduğunu, davalı şirketin ise 2017/... sayılı "... ... ..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, markaların aynı ... unsurları ihtiva ettiğini, müvekkili markalarının ... unsurunu oluşturan "..." ibaresinin, dava konusu başvuruda da asli unsur olarak kullanıldığını, markaların kapsamlarındaki malların da benzer olduğunu, tüketicilerin davalı markasını müvekkili ile özdeşleştirebileceğini ya da müvekkili şirketin izni ile dava konusu markanın kullanıldığını düşünebileceğini ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptaline, başvuruya konu markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacı markaları arasında karıştırılma tehlikesinin bulunmadığını, davacıya ait "..." ibaresini taşıyan itiraz konusu markaların ayırt edici niteliğinin düşük olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin başvuru konusu markasını özellikle saç bakım ürünlerinde dünya çapında uzun yıllardır kullandığını ve 03. sınıf mallar üzerinde tescilli olduğunu, söz konusu marka başvurusunun yanı sıra 2012/... sayılı "... ..." ibareli marka tescilinin de sahibi bulunduğunu, davacının itirazına mesnet markayı kullandığını kanıtlayamadığını, davacıya ait "..." ibareli markanın ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, söz konusu ibarenin davacının tekeline verilemeyeceğini, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, taraf markalarının hitap ettiği tüketici profilinin de farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı adına tescilli ''..." ... ibareli marka ile davalı şirketin "... ... ..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanabileceği, 2017/17282 sayılı "... ... ..." ibareli marka başvurusu ile "..." ibareli davacı markasının benzer bulunduğu, başvuru kapsamında yer alan tüm mallar bakımından emtia listelerinin aynı/aynı tür olduğu, markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 hükmü anlamında iltibas ihtimali bulunduğu, davalı şirket her ne kadar 2012/... sayılı "... ..." markasından kaynaklı müktesep hakkı olduğunu ve bu durumun iltibası bertaraf ederek dava konusu markaya tescil imkanı sağladığını savunmuş ise de davalının 2012/... sayılı markasının, taraflar arasında çekişmeli olduğu, dolayısıyla davalının önceki tarihli markadan kaynaklı müktesep hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline, 2017/17288 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve ... yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilince temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 12.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.