MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/368 Esas, 2025/954 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/15 E., 2022/163 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2010/... sayılı “...+...” markasının 3. sınıfta yer alan “ağartma ve temizlik amaçlı maddeler, çamaşır suları, temizlik solüsyonları, deterjanlar, sabunlar, tuvalet sabunları, sıvı sabunlar, parlatma ve bakım ürünleri, aşındırıcı ürünler (zımpara bezleri, zımpara kağıtları, pomza taşları, pastalar dahil) Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler, parfümler, uçucu yağlar (esans yağları), diş temizleme maddeleri, şampuanlar, saç losyonları, saç bakım ürünleri” için tescilli olduğunu, kişisel bakım ürünleri alanında, “...” markası ile tanınan, maruf ve meşhur ürünler ürettiğini ve piyasaya sürdüğünü, bu kapsamda, müvekkili tarafından, sıvı ve kalıp sabun, şampuan, deodorant ürünleri üretildiğini ve onlarca ülkede satışa sunulduğunu, müvekkilinin ürünlerinin, Türkiye'ye de ithal edildiğini ve müvekkilinin grup şirketi ... Kişisel Bakım Ürünleri ve ...ve ... A.Ş. tarafından Türkiye'de piyasaya sunulduğunu, davalının 2018/... sayılı “... ... ...” markasının 03. sınıfta müvekkilinin markasının tescilli olduğu pek çok ürün için tescilli olduğunu, müvekkili şirketin tescilli markası ile davalı tarafın haksız surette tescil edilmiş markasının iltibas yaratacak surette benzer olduğunu, davalının kötü niyetle marka tescili yaptırdığını, söz konusu markaların, kaligrafik özelliklerinin birbirleri ile neredeyse aynı olduğunu, yazılışlarının fark edilemez surette benzer olduğunu, markaların okunuşlarının çağrışım yaptığını, şekillerinin (püsküllü şapkalı bayan yüzü) aynı olduğunu, ayrıca davalı tarafın markasında müvekkilinin ürünleri üzerinde kullanılan renkleri (siyah ve altın rengi) kullanmayı tercih ettiğini, “...” ve “...” kelimelerinin Türkçe'de herhangi bir karşılığının da bulunmadığını, davalının bilinçli şekilde iltibas yaratmak amacıyla, müvekkilinin markası ile büyük çapta benzer bir kelimeyi, aynı bayan figürünü ve bu bayan figüründeki aynı şapkayı, aynı saç dalgalanmasını, aynı püskülü ve de aynı renkleri kullanmak suretiyle kötüniyetle tescil ettirdiğini, müvekkilinin markası ile davalı markasının, işitsel, görsel, kavramsal ve kaligrafik olarak aynı olduğunu, tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin son derece yüksek olduğunu, davaya konu markaların bütün olarak okunuşları, görsel-işitsel özellikleri, renkleri, bütünlükleri göz önüne alındığında davalı markasının, ayırt edicilik vasfını taşımadığını, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 25. maddesi uyarınca SMK’nın 5/1-(ç) ve 6/1 hükmü uyarınca hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğunu ileri sürerek davalının 2018/... sayılı “... ... ...” markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında benzerlik ve iltibasın olmadığını, davalı adına tescilli markada yer alan kadın silüyetinin karşıya baktığını, gözü, saçı ve dudaklarının logonun karakteristik unsurlarını oluşturduğunu, davacı adına kayıtlı marka logosunda kadının gözünün ve dudaklarının görünmediği gibi, bu yüzün karşıdan bakıldığı zaman sağ tarafa baktığını, iki marka arasında pek çok yönden farklılıklar olduğunu, "..." kelimesi ile "... ... ..." kelimelerinin yazılışları, kaligrafik özelliklerinin de birbirlerinden ayrıldığını, davacının "..." markasının meşhur ve maruf bir marka olmadığını, davacı tarafın söz konusu markalı ürünlerin Türkiye'ye de ithal edildiğini savunmuş ve buna dair faturaların sunduklarını beyan etmiş ise de, ibraz olunan faturaların başka ülkelere yapılan muamelelere ilişkin faturalar olduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının 2018/... tescil numaralı "... ... ...+..." markasının SMK'nın 25/1 ve 6/1. hükümleri uyarınca, tescilli olduğu ve davacının markasının tescili kapsamında bulunmayan 03. sınıftaki "deri, vinil, metal ve ahşap parlatma ve bakım ürünleri, cilalar, bakım kremleri, cilalama amaçlı vaks" emtiası dışında kalan diğer tüm mal ve hizmetler için kısmen hükümsüz kılınması gerektiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile davalı adına tescilli 2018/... tescil numaralı "... ... ...+..." markasının tescilli olduğu 03. sınıftaki "deri, vinil, metal ve ahşap parlatma ve bakım ürünleri, cilalar, bakım kremleri, cilalama amaçlı vaks" emtiası dışında kalan tescilli olduğu diğer tüm mal ve hizmetler için kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markaların bir bütün olarak karşılaştırılmasında her iki markanın kelime ve ... unsurları itibariyle benzer olarak algılandıkları, aynı sınıfta tescilli oldukları, ortalama tüketicinin bu markayı davacının markası ile karıştırabileceği veya davacının seri markalarından birisi olduğunu düşünerek markalar arasında bağlantı kurabileceği, davalının markasının 3. sınıfta tescilli olduğu "deri, vinil, metal ve ahşap parlatma ve bakım ürünleri, cilalar, bakım kremleri, cilalama amaçlı vaks" emtiası dışında kalan ortak olarak tescilli oldukları diğer mal ve hizmetler bakımından davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın hukuken yerinde olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle
taraflarca yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına, davacı markasının kapsamındaki "Parlatma ve bakım ürünleri" emtiası temizlik ürünlerine ilişkin olup davalı markasının tescil kapsamında bulunan "deri, vinil, metal ve ahşap parlatma ve bakım ürünleri" emtiası ile nitelikleri itibariyle farklı olmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine, 24.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.