MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1334 Esas, 2025/763 Karar
HÜKÜM : Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2013/408 E., 2022/357 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 10.03.2026 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalılar vekili Avukat ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankanın Çorlu/... Şubesi ile davalı şirket arasında ... ve gayrinakdi kredi sözleşmesi akdedildiğini, davalı ...'ın bahsi geçen sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, anılan kredi sözleşmesine dayanılarak kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini, bankaca öncelikle asıl borçluya ihtarname gönderilmiş olup ihtarnamede verilen süreye rağmen borç ödenmediğinden müteselsil kefile ihtarname keşide edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine başlatılan takibe davalı borçluların haksız itiraz ettiğini ileri sürerek itirazların iptaline, takibin devamına ve %20 oranında icra inkar tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkiline kullandırılmayan kredinin kullandırılmış gibi gösterildiğini, müvekkili şirketin 2012 yılında ticari kredi başvurusu kapsamında bankanın ... Şubesi müdürü ile yapılan görüşmede sözleşme imzalanması gerektiğini ve sözleşmeye şirket müdürü ...'ı usulen kefil yazacaklarını beyan etmesinin ardından ... ve ...kredi sözleşmesinin imzalandığını, ancak müvekkili şirketin sözleşmenin imza tarihinden sonra herhangi bir kredi kullanmadığını, müvekkili şirket veya üçüncü kişi hesabına sözleşmeye dayanarak bir para transferi gerçekleşmediğini, kefalet sözleşmesinin geçerli olmadığını savunarak davanın reddi ile müvekkilleri lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı şirket arasında 850.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi akdedildiği, "... ve ...Kredi Sözleşmesinin Düzenlenmesine İlişkin Esaslar" başlıklı belgenin 8. maddesindeki ibareden sözleşmenin 28.06.2012 tarihinde imzalandığının anlaşıldığı, şirket adına atılı imzanın sözleşme limitinin arttırılması bölümüne müteselsil kefalete ilişkin ... ismi altına atılı imzanın 850.000,00 TL kredi kullandırılmasına ilişkin banka dekontu altındaki imzanın, 1 ile 20. taksitleri gösterir ödeme planı altındaki borçlu müteselsil kefil olarak atılan iki ayrı imzanın 21... . taksitleri gösterir ödeme planında borçlu ve müteselsil kefil olarak atılan iki ayrı imzanın ...'a ait olduğunun 07.05.2014 tarihli duruşmadaki imzalı beyanından anlaşıldığı, ...'ın sözleşmenin müteselsil kefili olarak sorumlu tutulması gerektiği, davalı şirketin temerrütünün 10.04.2013 tarihi, davalı kefilin temerrüdünün 07.04.2013 tarihi itibariyle oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların itirazının iptali ile takibin 798.477,91 TL asıl alacak, 51.501,82 TL işlemiş faiz, 2.575,09 TL ... olmak üzere toplam 852.554,82 TL (davalı kefil ... 798.477,91 TL asıl alacak, 19.163,47 TL işlemiş faiz, 958,17 TL ... olmak üzere toplam 818.599,55 TL'den sorumlu olmak üzere) üzerinden ve takip tarihinden asıl alacağa %54 oranında temerrüt faizi ve %5 ... uygulanmak sureti ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, hüküm altına alınan miktarın %20 oranındaki 170.510,96 TL icra inkar tazminatının (davalı kefil ... 163.719,91 TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan tahsiline, davalıların tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sunulan genel kredi sözleşmelerinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 5 83... . maddesinde geçerlilik şartı olarak belirtilen hususların hiçbiri bulunmadığından davalı ...'ın kefaletinin geçerliliğinden söz edilemeyeceği, davalı şirketin yetkilisi tarafından imzalanan bir kredi sözleşmesi bulunmaksızın ve şirkete ödeme yapıldığına dair imzalı belge alınmaksızın davalı şirkete kullandırılarak vadesiz mevduat hesabına aktarılan 28.06.2012 tarihli 850.000,00 TL miktarlı kredinin davacı bankanın Teftiş Kurulu Başkanlığınca düzenlenmiş olan 18.02.2013 tarihli soruşturma raporunun 100. sayfasındaki tabloda davalı şirketin kredi borcunun "paravan risk" olarak nitelendirildiği, davalı şirketle hukuki veya organik bir bağı bulunmayan dava dışı ... ve ... grubunun finansmanını teminen kullandırıldığı, davalı şirketin; söz konusu kredinin bu amaçla kullandırıldığı ve davalı şirket hesabına aktarılan paranın söz konusu kişilere aktarılacağından haberdar olduğunun ispatlanamadığı, aktarıma dair ... ilişkin davalı şirket temsilcisince imzalanmış talimat yazılarının bulunmadığı, davacı bankaca 850.000,00 TL'lik krediden kalan 328.400,00 TL'nin karşılığını teşkil eden işlem fişleri ile bu işlemlerin davalı şirketin yetkili imzalarını haiz talimat yazıları ile gerçekleştirildiğine dair herhangi bir belge ibraz edilmediği, davalı şirketin, 28.06.2012 tarihinde hesabına tanımlanan ve fiktif işlemlerle vadesiz mevduat hesabına aktarılan 850.000,00 TL miktarındaki krediden yararlanmadığı, söz konusu kredinin davalı şirkete kullandırıldığının ve söz konusu kredi nedeniyle sorumlu olduğunun kabul edilemeyeceği, icra takibinin dayanağı olduğu açıklanan ve 02.07.2012 tarihinde, 28.06.2012 tarihinde kullandırılan kredi borcunun kapatılması amacıyla kullandırıldığı davacının da kabulünde olan 850.000,00 TL'lik taksitli ticari kredinin, esasen davalı şirketin sorumlu olmadığı bir borcun kapatılması amacıyla tahsis edildiği, davalı şirketin takip konusu kredinin 28.06.2012 tarihinde davalı şirket hesabına aktarılan 850.000,00 TL kredi borcunun kapatılması amacıyla kullanıldığından haberdar olduğunun ispatlanamadığı, davalı şirketin sorumlu olmadığı bir borcun kapatılması amacıyla kullandırılan kredinin geri ödenmesinden sorumlu tutulamayacağı, davacı bankanın Teftiş Kurulu Başkanlığınca düzenlenmiş olan 18.02.2013 tarihli soruşturma raporunda da açıkça davalı şirketin de aralarında bulunduğu şirketlere kullandırılan kredilerin tamamının ... ve ... grubunun finansmanı teminen kullandırıldığı açıklanmış olup kredinin davalı şirketin iradesi dışında davacı bankanın Çorlu/... şubesi müdürü tarafından yapılan işlemlerle davalı şirkete tahsis edilerek dava dışı kişiler yararına sarf edildiği, buna rağmen Çorlu/... şubesi müdürünün yaptığı işlemleri bilen/bilmesi gereken davacı bankaca davalı şirkete, 28.06.2012 tarihinde tahsis edilen kredi borcunun kapatılması amacıyla takip konusu olan 02.07.2012 tarihli kredinin tahsis edilmesi ve tahsili amacıyla dava konusu icra takibini başlatmasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesine aykırı olduğu, davalı ...'ın 02.07.2012 tarihli olduğu kabul edilen sözleşmedeki kefaletinin TBK'nın 5 83... . maddelerindeki şekle uygun alınmaması nedeniyle geçersiz olması, davalı şirketin yararlanmadığı ve dolayısıyla sorumlu olmadığı 28.06.2012 tarihli 850.000,00 TL'lik kredinin kapatılması amacıyla takip konusu 02.07.2012 tarihli 850.000,00 TL miktarlı krediyi davalı şirket hesabına aktaran ve 28.06.2012 tarihli ve dolayısıyla 02.07.2012 tarihli kredi borçlarının davalı şirket yönünden doğmadığını, davalı şirketin söz konusu kredilerden sorumlu olmadığını bilen davacı bankanın icra takibinde haksız ve kötüniyetli olduğu gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, davalıların kötüniyet tazminat talebinin kabulü ile %20 kötüniyet tazminatı olan 172.738,66 TL tazminatın davacı bankadan alınarak davalılara verilmesine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 12.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.