MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI :2023/1014 Esas, 2025/1134 Karar
HÜKÜM :Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 2. Asliye ... Mahkemesi
SAYISI :2021/756 E., 2022/167 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin 1967 yılından beri "..." ibaresi ile faaliyet gösterdiklerini ve tüm faaliyetlerini “...” markası ile gerçekleştirdiklerini, “...” ibaresinin müvekkili ... adına tescilli olduğunu, davalının da "..." ibaresini ... unvanında, tüm araç ve gereçlerinde, tanıtıcı tabelalarında ve reklamlarında kullandığını, davalı işletmenin "..." uzantılı internet sitesinde "... ..." işletmesinin ... tarafından kurulduğunun anlaşıldığını, davalı firmanın haksız şekilde müvekkillerinin ... ünvanını kullandığını, müvekkilleri ... ve kooperatifin gerçek hak sahibi olduğunu, davalı işletmenin ... unvanında esas unsur olarak ... ibaresini kullanmasının müvekkilleri ile davalı işletme arasında ekonomik-idari bağ olduğu izlenimini verip iltibasa yol açacağını, davalının bu kullanımının açıkça dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davalının müvekkillerinin çabası ile oluşturulan "..." ibaresinin avantajlarından faydalanmaya çalıştığını ileri sürerek 6102 sayılı Türk ... Kanunu'nun (TTK) 52. maddesi doğrultusunda davalının ... unvanındaki "..." ibaresinin kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, bu unvanı taşıyan ticari emtia, web sayfası kullanımı, internet alan adı tescili ve unvanı taşıyan belgelerin imhası ve kullanımının durdurulmasını, davalı işletme tarafından müvekkillerinin ilk tescil eden sıfatıyla kullanmakta olduğu ... unvanına ayniyet derecesinde benzer ... unvanının ticari dürüstlüğe aykırı bir biçimde kullanımının TTK'nın 54. maddesi ve 55/1-a-4-5 fıkraları gereğince haksız rekabet niteliğinde olduğunun tespiti ve men'ini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 31.08.2006 tarihli tescil ve ilan ile ticari faaliyetine başlayarak torna, ... ve freze alanında devam ettiğini, bunun yanı sıra "..." uzantılı alan adını 2011 yılından beridir kullandığını, davacıların müvekkilinin faaliyet alanıyla aynı veya benzer nitelikte faaliyet göstermediklerini, yine davacıların ... senedinde davalı müvekkilin faaliyet konusu ile aynı veya benzer nitelikte herhangi bir faaliyetin açıklanmadığını, bu nedenle "..." ibaresinin kullanılmasının herhangi bir ticari veya idari karışıklık oluşturmadığını, davacıların "..." alan adını satın almak istemeleri durumunda sözleşme görüşmelerinin yapılabileceğini, davacı tarafın haksız rekabet ve men'ine yönelik taleplerinin TTK'nın 60. maddesi gereğince zamanaşımına uğradığını, kabul anlamına gelmemek üzere sessiz kalma yoluyla hak kaybının, önceki hak sahibinin hakka konu ticari ad ve işareti iyi niyetli bir şekilde kullanan kişiye karşı dava açma hakkını uzun süre kullanmaması ve ihlallere sessiz kalarak ticari ad ve işareti koruma hakkını yitirmesi anlamına geldiğini, müvekkilinin söz konusu ... unvanını 16-17 yıldır kullandığını, hiçbir şekilde itiraza uğramadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ... 1967 yılında, davacı ... ise 1993 yılında kurulduğu, ... ve orta ölçekli işletmelerin kuruluşunu ve geliştirilmesini desteklediği, davacıların farklı konularda çalışmalar yürütmek amacıyla içinde "..." ibaresi geçen çeşitli tüzel kişilikler oluşturdukları, "..." ibaresi yönünden gerçek hak sahibi haline geldikleri, davacıların tescil tarihleri itibariyle işletme adı yönünden davalıya göre önceliğinin olduğu, davalının ise .... Noterliğinin 14.02.2006 tarih ve ... yevmiye nolu noterlik onayıyla 31.08.2006 tarihinde ... ( 1...2 )-(... ... VE ...) unvanı ile kurulup sicile tescil edildiği, davacıların unvanında yer alan "..." ibaresinin, davalı adında da aynen kullanıldığı, bu suretle "..." ibaresinin çekirdek unsur olarak kullanılmasının iltibasa neden olduğu gibi TTK'nın 52. maddesi uyarınca, ... unvanının, ticari dürüstlüğe aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması halinde hak sahibinin, bunun tespitini yasaklanmasını ve değiştirilmesini veya silinmesini, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını isteyebileceği, somut olayda da TTK'nın 52. maddesi koşullarının oluştuğu, davacıların unvanlarında yer alan "..." ibaresinin korunmasının gerektiği, bu haliyle davacı tarafın iddialarını ispatladığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının eyleminin davacı taraf adına tescilli ... unvanına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespit ve önlenmesine, TTK'nın 52. maddesi gereğince davalının ... unvanında bulunan ''...'' ibaresinin silinmesine, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, bu unvanı taşıyan ticari emtia, web sayfası kullanımı, internet alan adı tescili ve unvanı taşıyan belgelerin imhası ve kullanımının durdurulmasına karar verilmiş, karar, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..." ibaresi üzerinde davacı tarafın hak sahipliğinin davalıdan önceye dayandığı ve bu nedenle TTK'nın 52. maddesi kapsamında unvan terkini koşullarının oluştuğu, ne var ki hukuka aykırı davranışın önlenmesine veya hukuka aykırı duruma son verilmesine ilişkin talebin kullanılmasını çok geciktiren kimsenin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde anlamını bulan dürüstlüğe aykırı davranıp davranmadığının değerlendirilmesinin zorunlu olduğu, haklı başka bir gerekçe olmadığı sürece uzun süre tecavüze sessiz kalarak üçüncü kişiler nezdinde güven yaratan kişilere dava açma hakkının tanınmamasının gerektiği, davalının ... unvanının 31.08.2006 tarihinde ... siciline tescil edildiği, 05.09.2006 tarihli ... Sicil ... yayımlandığı, davacıların ilk kez bu tarihten yaklaşık on beş yıl sonra .... Noterliği'nin 08.10.2021 tarihli ihtarnamesi ile bu kullanıma karşı çıktıkları, ... unvanının tescil ve ilan edilmekle tüm Türkiye çapında koruma sağladığı, bu durumda davacıların davalının kullanımlarından haberdar olmalarına rağmen tescil tarihinden dava tarihine kadar beş yıldan uzun bir süre (15 yıl) karşı çıkmamaları nedeniyle sessiz kalma yolu ile hak kaybına uğradıkları gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalının ... unvanının ticari dürüstlüğe aykırı biçimde kullanıldığı iddiasına dayanan haksız rekabetin tespiti, men'i ile ... unvanının terkini istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 11.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.