MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/742 Esas, 2025/1033 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13.Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/272 E., 2023/23 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ... ...'nın, müvekkili şirketin sattığı gaz tepkime cihazı ürününü bir süredir kullandığını ve üründen de memnun kaldığını bildirdiğini, zaman içerisinde kullandığı aracında çeşitli sorunların hasıl olduğunu ve bu sorunların giderilmesi amacıyla aracını garanti kapsamında davalının servisine bıraktığını, dava dışı ... ...'nın aracını davalının çalışanlarının incelediğini ve araçtaki sorunun müvekkilinin satıcısı olduğu "..." markalı gaz tepkime cihazından kaynaklandığını, ürünün aracın doğrudan beynine müdahale ettiğini ve birtakım hususları sildiğini, sorunun bu cihazdan kaynaklandığından bahisle onarımın garanti kapsamında kalmadığını belirttiklerini, bu suretle müvekkiline ait ürünün kötülendiğini, davalı çalışanlarının müvekkiline ait ürün hakkındaki sözleri, davalının aynı mahiyette "..." isimli bir ürün de satıyor olması birlikte değerlendirildiğinde eylemlerin sözleşmeyi sona erdirmeye veya ihlale yöneltme şeklinde yorumlanabileceğini, davalının teknik bir inceleme, araştırma olmadan ürünün kötülenmesiyle müvekkilinin markasının, tüketicinin güveninin sarsıldığını ileri sürerek davalının eylemlerinin haksız rekabet olarak tespitine, davalının aynı eylemleri tekrarlamaması amacıyla haksız rekabetin men'ine, ticari itibar kaynı nedeniyle 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kararın ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından ... ya da farklı isimde ürünün satılmadığını, davaya konu ürünün mahiyeti gereği araca müdahale şekli dolayısıyla araçta sorunlar yaşanabildiğini, bu cihazla kullanımın kullanma kılavuzuna da aykırılık teşkil ettiğini, müvekkili tarafından bu duruma dair bir açıklamada bulunulmadığını, dava dışı ... ...'nın 17.12.2022 tarihinde yokuş kalkış sistemi devreye girmiyor şikayetiyle müvekkiline başvurduğunu, yapılan incelemede aracın spor yay ve gaz pedalına sonradan takılan güç artırıcı cihazın çıkarılması ile sorunun ortadan kalktığının görüldüğünü, yapılan test sürüşlerinde de arızanın tekrar yaşanmadığının anlaşıldığını, bunun üzerine şirket çalışanlarınca araca dışarıdan yapılan müdahalenin araçta meydana gelen sorunun ana kaynağı olduğunun değerlendirildiğini, araca yabancı parça takılmasının garanti kapsamı dışında olması nedeniyle de işlemler için servis ücreti tahakkuk ettirildiğini, müvekkili tarafından kimsenin ürününün kötülenmediğini, haksız rekabete neden olunmadığını, müvekkili tarafından davacıya ait ürüne karşı olumsuz bir beyan veya tavır gerçekleştirilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tanığı ve müşterisi ... ...'nın beyanlarından, davacıya ait ürünün aracına takılmasından sonra araçta sorunlar yaşanmaya başlanıldığı ve bu nedenle davacının ilgili ürünü değiştirdiği, takılan yeni üründen sonra da aracında sorunlar yaşaması üzerine davalıya ait yetkili servise başvurduğunun sabit olduğu, davalı şirket yetkili servisi tarafından da, davacıya ait ürünün araçtan sökülmesi suretiyle sorunun giderilmesi yolunda işlem yapıldığının anlaşıldığı, dava dışı müşterinin aracında yaşadığı sorunlar nedeniyle davalıya başvurması üzerine davalı yetkili servis elemanlarınca yapılan inceleme sonucunda sorunun araçta o sırada takılı üründen kaynaklandığı değerlendirilerek ilgili ürünün araçtan sökülmesi ve bu suretle aracın tamir edilerek çözüm sağlanmasının, davacının kişiliğini, emtiasını, iş mahsulünü, faaliyetini yahut ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz beyanlarla kötüleme olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı, olayın örgüsüne göre davalı çalışanlarının eylemlerinin dayanağının bulunduğu ve yetkili servis olarak davalı tarafından yapılan işlemlerin, davalının faaliyet alanı ile işin mahiyeti gereği ticaret hayatının hudutları içerisinde değerlendirilmesi gerektiği, davacı tarafından kötüleme olarak dayanılan tek bir müşteriye yönelik bu eylemin veya davalı tarafından kabul edilmemekle, tanık beyanları arasında bu konuda uyumsuzluk bulunmakla beraber farklı bir ürünün tavsiye edildiği iddiasının da yukarıda belirtilen ilkeler kapsamında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) gerek 55/1-a.1 gerek 55/1-b.4 hükümleri anlamında rekabet ortamını etkileyici, haksız rekabet oluşturucu mahiyette olmadığı, kaldı ki konunun muhatabı ... ...'nın davacıya ait üründen sonradan da kullanmaya devam ettiğine yönelik beyanı karşısında eylemin muhatabına da sonuçta menfi bir etkisinin olmadığı, davacı tarafından bu nedenle manevi tazminata konu itibar kaybı iddiası dışında maddi bir zarara uğradığının da iddia edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava dışı şahsın aracında meydana gelen arıza nedeniyle davalıya ait servise başvurması üzerine davalı yetkili servis çalışanları tarafından yapılan inceleme sonucunda dava dışı şahsın aracındaki sorunun, araçta o sırada takılı üründen kaynaklandığının değerlendirilmesinin, davacının kişiliğini, emtiasını, iş mahsulünü, faaliyetini yahut ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz beyanlarla kötüleme olarak nitelendirilmeyeceği, olayın gelişim şekline göre, davalının eylemlerinin dayanağının bulunduğu, diğer taraftan davacı tarafından kötüleme olarak dayanılan tek bir müşteriye yönelik bu eyleminin ve farklı bir ürünün tavsiye edildiği iddiasının rekabet ortamını etkileyici, haksız rekabet oluşturucu mahiyette olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, haksız rekabetin tespiti, meni ile manevi tazminat istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının ayrı ayrı reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 24.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.