MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1887 Esas, 2025/395 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/633 E., 2020/982 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin her türlü plastik eşyanın üretimi esnasında plastik boyanın üretimi konusunda uzun yıllar içerisinde edinmiş olduğu tecrübe ve modern üretim tesisleri ile faaliyet gösterdiğini, uluslararası bir grup şirketi olan müvekkili şirketin tüm grup şirketleri ile aynı teknolojiyi, ..., kalite standartlarını, finans kaynaklarını, ürün çeşidini ve yeni geliştirilen hammaddeleri kullandığını, davalı şirketlerin aynı ve benzer alanlarda faaliyet gösterdiklerini, davalı şirketlerin ve müvekkili şirket bünyesinde uzun yıllardır çalışan dört üst düzey çalışanın birlikte hareket ederek, çok kısa bir zaman dilimi içerisinde ortak bir irade ve amaçla bu kişilerin müvekkili şirketten ayrılmalarını organize ettiklerini ve neticede bahsi geçen çalışanların davalı şirketlerde çalışmaya başladıklarını, bu kişilerin müvekkili şirket bünyesinde yapmış oldukları işler ve müvekkili şirket bünyesinde uzun yıllar boyunca edinmiş oldukları bilgileri, iş sırlarını, üretim tekniklerini know-howları ve çalışma usullerini birlikte hareket ettikleri veya doğrudan yönlendirildikleri davalı şirketin hizmetine sunmalarının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğini, davalı şirketlerin hiçbir emek, yatırım ve çaba göstermeksizin müvekkili şirkete zarar verecek şekilde bahsedilen niteliklere sahip kişileri bünyesine katarak rekabet açısından haksız bir durum yarattığını, davalı şirketler tarafından organize ve kötüniyetli bir biçimde gerçekleştirilen haksız rekabet niteliğindeki açıklanan eylemler sonrasında, davalı şirketlerin müşteri çevresinde yaşanan değişimler ve yeni müşterilerin tespiti ile yine davalı şirketlerin piyasaya sundukları veya sunmayı planladıkları yeni ürünlerin olup olmadığının ve ürün yelpazesinde yaşanan gelişme ve değişimlerin tespiti amaçlı davalı defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini ileri sürerek haksız rekabetin tespitine ve menine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak koşulu ile belirsiz alacak niteliğinde olmak üzere şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... ve .... Şti. vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... İç ve .... Şti. vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde bahsedilen şahısların müvekkil firmada hiçbir zaman çalışmadıklarını, ancak aynı yabancı gruba bağlı olan ... unvanlı diğer davalı firmada çalıştıklarını, müvekkil firma ile diğer davalının farklı iki tüzel kişilik olduğunu, bu nedenle her iki firmaya karşı aynı anda dava açılması ve aynı anda sorumluluk yüklenmesinin hukuken mümkün olmadığını, her iki davalı firmanın, farklı organlara ve bu organları temsil eden şahıslara bağlı olarak çalıştıklarını, farklı vergi levhaları ve farklı sicil kayıtları olduğunu, bu çerçevede davacının, eski personellerinin ...’de çalışmıyor olmasına rağmen kötüniyetle huzurdaki davayı ikame ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı işçilerin tamamının davacı şirketten ayrıldıktan sonra davalı ...'nde çalışmaya başladığı, diğer davalı ... İç ve .... Şti.'nin iddia edilen haksız rekabet eylemlerine ilişkin herhangi bir faaliyetinin dolayısıyla husumetinin bulunmayacağı gerekçesiyle davanın davalı ... İç ve .... Şti. yönünden usulden reddine; diğer davalı bakımından ise davacı tarafından, davalının hangi eylemiyle kendi çalışanlarının davalı şirkette çalışmaya başladığı, davalının ayartma ve yöneltmeyi sistematik bir şekilde nasıl gerçekleştirdiği yönünde somut hiçbir delilin sunulamadığı, davalının kasıtlı bir davranışla ve dürüstlük kurallarına aykırılık teşkil edecek eylemiyle bu çalışanları kendi şirketinde çalıştırmaya başladığı hususunun dosya kapsamından kanıtlanamadığı, tecrübeli işçilerin davalı firmaya geçmesinin, bu tecrübeler davacı şirket tarafından kazandırılmış olsa dahi başlı başına haksız rekabet eylemi teşkil etmeyeceği, davalı şirketin ayartma yaparak işçileri kendi firmasında işe aldığı ispatlanamadığından, işçilerin tecrübesinden yararlanarak iş hacmini arttıran davalı firmanın elde ettiği yeni müşteri çevrelerinin, yeni ürünlerin davacıya tek başına tazminat talep etme hakkı vermeyeceği kanaati ile bu yönde rapor alınmadığı gerekçesiyle davalı ... ve Sanayi ve .... Şti. hakkındaki davanın esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, haksız rekabet teşkil eden eylemlerin tespiti, önlenmesi ve bu eylemler sebebiyle uğranıldığı iddia olunan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 10.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.