MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2052 Esas, 2025/1039 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/329 E., 2022/632 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı derneğin 11.09.2020 tarihinde tüzel kişilik kazandığını, müvekkili ... Genel Komutanlığının davalı dernekle, derneğin imtiyaz sahibi olduğu gazeteyle ve derneğin internet web sayfasıyla hiçbir resmi veya organik bağı bulunmadığını, ... kısaltmasını da kullanan davalı derneğin imtiyaz sahibi olduğu "..." adlı süreli yayını ile "..." uzantılı internet sitesi bulunduğunu, davalının hem "..." adını hem de ... Genel Komutanlığının mutat logosunu gerçeğinden ayırt edilemeyecek şekilde taklit ederek izinsiz kullandığını, davalının ... ile hiçbir ilgisi olmadığı halde “...” adını kullanmasının istenmeyen ve telafisi zor başka sonuçlara yol açabileceğini, anılan dernek tarafından tanzim edilen dernek üyelik kartı, basın kartı, temsilci atama ve temsilci bildirim yazılarının ilk bakışta ... personelini veya ... Genel Komutanlığının kurumsal yapısını çağrıştırdığını, bu hususun suç/terör örgütleri tarafından kullanılmaya müsait bir zafiyet oluşturabileceği gibi, vatandaşın resmi kurumlara karşı güveninin sarsılmasına da yol açacağını ileri sürerek davalı derneğin imtiyaz sahibi olduğu "..." adlı süreli yayın ve "..." uzantılı web sayfasında yarattığı haksız rekabetin tespitine, men'ine, haksız rekabet sonucu olan maddi urumun ortadan kaldırılmasına, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasına, dava sonuna kadar "..." süreli yayın ile “..." uzantılı internet sitesinin faaliyetlerinin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının, ... kısaltması ile süreli haber gazete yayınlarında ve .... uzantılı örün sayfasında, davacı kurumun mutat logosunu gerçeğinden ayırt edilemeyecek şekilde taklit edip kullandığı davalının gazete ve internet ortamı vasıtasıyla yaptığı yayınlardaki logoda renk, biçimler ve kullanılan dört yıldızın aynen davacı kurumun logosu ile benzer olduğu ve durumun toplum nazarında davacı kuruma ait logo algısını oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının faaliyetlerinin haksız fiil teşkil ettiği ve haksız rekabete sebebiyet verdiğinin tespiti ile haksız rekabetin men'ine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 5072 sayılı Dernek ve Vakıfların Kamu Kurum ve Kuruluşları ile İlişkilerine Dair Kanun'un 2. maddesinin (a) bendinde; "dernek ve vakıflar, kamu kurum ve kuruluşlarının ismini ...." hükmüne yer verildiği, somut uyuşmazlıkta davacının adında geçen ve kendisiyle özdeşleşen "..." kelimesinin ve ayrıca amblemi ile karışıklığa yol açacak şekilde benzer nitelikteki amblemlerin, davalı dernek adında ve çıkardığı yayınlarda kullanıldığının dosya kapsamı ile sabit olduğu, "..." kimlik kartına benzer şekilde davalı çalışanlarına basın kartı ve sair belgelerin çıkartılmasının yolunun da açıldığı, bu hususun davalının çıkardığı yayınlarda reklam alması ve bağış toplaması şeklindeki iktisadi nitelikteki eylemleriyle birlikte değerlendirildiğinde, 3. şahıslarla rekabeti bakımından davalı tarafın yararına (... ad ve amblemi kullanılmak suretiyle) haksız bir menfaat sağlayacağı, bunun davacı kurumun kişilik haklarına aykırılık teşkil edeceği, cezai hususlar bakımından güvenlik zafiyetine de neden olabilecek nitelik taşıdığı, zira toplum nezdinde "..." kelimesi ve ambleminin çağrıştırdığı güvenlik birimi belirgin olup eldeki dava bakımından davacı taleplerinin haklı olduğu, davanın kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, davacı vekilinin, hükmün tamamlanmasına dair talebinin yerel mahkemece kabul edilerek 21.11.2022 tarihli ek karar ile eksik kısımların tamamlandığı, davacı vekilinin ihtiyati tedbir ile ilgili tedbirin uygulanması aşamasına ilişkin talepleri bakımından 03.11.2022 tarihli ek karara dair itirazları hakkında yapılan değerlendirmede ise; bu istinaf itirazının da reddi gerektiği, zira mahkemece zaten yargılama sırasında ihtiyati tedbir yönünde karar verilmiş olup, bu kararın infazındaki önceye dair sıkıntılar ile ilgili olarak mahkeme kararı tarihinden sonraki aşamada İstinaf Dairesinden talepte bulunulmasının mümkün bulunmadığı, ayrıca davacı tarafça bu talepleri yönünden ayrı bir dava da açılmış olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, haksız rekabetin tespiti ve men'i istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına ve özellikle İlk Derece Mahkemesi'nin 2021/329 E., 2022/632 K. ve 21.11.2022 tarihli ek kararı ile davacı tarafın talepleri hakkında karar verilmiş olmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b (1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,11.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.