MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/771 Esas, 2025/991 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE
MAHKEMESİ : İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2024/380 E., 2025/44 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 10.03.2026 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalılar vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında toplam 230.000 metrik ton kurşunsuz benzin 95 emtiasının aylık bazda taşınması hususunda "... Taşıma Anlaşması" akdedildiğini, müvekkilinin ...'tan satın aldığı 1.846,757 metrik ton emtianın ...’ndan 07.06.2023 tarihinde yüklendiğini, yükleme sırasında yapılan analizde kükürt değerleri ... yükleme raporlarındaki değerler ile aynı iken emtianın 09.06.2023 tarihinde...’nde tahliyesinden evvel, geminin 2P, 2S ve ... yapılan, sörvey sonucunda kükürt değerinin spek dışı (...)“33,2” olduğunun ortaya çıktığını, 18.08.2023 tarihli ekspertiz raporunda aynı sonuca varıldığını, mutabakatla yaptırılan analiz neticesinde, emtianın kükürt miktarının 30 mg/kg üzerine çıktığı ve spek dışı kaldığının anlaşıldığını, emtianın teslim edilmediğini, davalıya protesto gönderildiğini, müvekkili tarafından yeni alınan emtia zamlı olarak alındığından müvekkilinin aradaki emtia faturası farkının ödenmesi ve finans kaybı da olmak üzere toplamda 9.008.768,25 TL zarara uğradığını ileri sürerek 9.008.768,25 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... .... Şti. vekili cevap dilekçesinde; zararın müvekkilin sözleşmeye aykırı bir davranışından kaynaklanmadığını, davacının talep ettiği zarar miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Diğer davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davanın 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, müvekkili aleyhine açılacak davada yetkili yerin Lüksemburg Mahkemeleri olacağını, müvekkili hakkındaki davanın pasif husumetten reddedilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının iddialarına göre yükün boşaltma limanındaki durumu ile ilgili 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1178. maddesi anlamında bir hasarın varlığının kabul edilmesi gerektiği, yükün hasarlanmasından dolayı davacının ikame mal alımından kaynaklanan zararları bakımından TTK'nın 1188/f-1 hükmünde eşyanın ziyaı veya hasarı ile geç tesliminden dolayı taşıyana karşı her türlü tazminat istem hakkı bakımından bir yıllık hak düşürücü sürenin uygulanacağının düzenlendiği, hükümde düzenlenen 1 yıllık sürenin başlangıcının yükün teslim edildiği veya teslim edilmesi gereken tarih olduğu, yükün gemiden tahliye edilmesi gereken tarih 09.06.2023 olup buna göre bir yıllık sürenin sona erdiği tarihin 10.06.2024 olacağı, arabuluculuk başvurusunun 07.06.2024 tarihinde yapıldığı, son tutanağın 16.07.2024 tarihinde düzenlendiği, toplam 40 günlük süre boyunca hak düşürücü süre işlemeyeceğinden, bir yıllık sürenin sona erdiği tarih 19.07.2024 olarak tespit edildiği, davanın ise 19.08.2024 tarihinde açıldığı, dava tarihi itibariyle TTK'nın 1188/1 bendi hükmünde düzenlenen 1 yıllık hak düşürücü süre geçtiği gerekçesiyle davanın süre yönünden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, deniz taşımasında meydana gelen hasar kaynaklı tazminat talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 12.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.