MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2045 Esas, 2025/710 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2014/1031 E., 2021/494 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirkette %22 oranında paya sahip olduğunu, taraflar arasında en son 15.07.2009 tarihinde imzalanan sözleşmeyle 20 yıl süre ile Türkiye'de üretim ve işletme ruhsatını alabildiği doğal kaynak suları ile sınırlı olmak kaydıyla marka hakkının kullanımının davalıya bırakıldığını, davalının anılan sözleşmeye aykırı davrandığını, sözleşmede kararlaştırılan edimlerin hiç birinin yerine getirilmemesi üzerine davalı şirket hakkında alacak davası açıldığını, yine marka hakkının kullanımının engellenmesi ve sözleşmenin feshi amacıyla da dava açıldığını, davalı şirketin bilançosu ile kasa mevcudunun örtüşmediğini, 213 sayılı Vergi Usul Kanununa aykırı olarak ortaklara sürekli müşteri çeki çıkışı ve kasadan nakit ödeme yapıldığını, buna rağmen davalı şirketin ortaklara borçlu gibi gösterildiğini, davalı şirketin ticari ilişkisi bulunmayan bir takım firmalara ödemeler yaptığını, yan firmalar kurup, ürünlerini düşük fiyattan bu firmalara sattığını, asıl kârın bu yan firmalarca yapıldığını, bayilerden alınan teminatların bu yan firmalar üzerine geçirildiğini, stok hesaplarının kontrol edilemeyecek şekilde yapıldığını, şirket emtialarının önce başka yan firmalara satıldığını, daha sonra bu emtialar kullanılmak üzere yüksek fiyatlar üzerinden kiralanarak davalı şirketin zarara uğratıldığını, davalı şirketin içinin boşaltıldığını, davalı şirket yüzünden vergi cezaları gelmeye başladığını ileri sürerek davalı şirketin feshine karar verilmesi talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının yapmış olduğu şikayetler nedeniyle şirketi çalışamaz hale getirdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin defterlerine göre gayri faal durumda olduğu, sabit masrafları sebebiyle zarar etttiği, şirketin uzun bir süredir faaliyetinin olmaması, kâr elde edememesi ve dolayısıyla kâr dağıtımı yapamaması, ayrıca ortaklar arasında ihtilâf bulunmasının davacı ortağın fesih talebi için yeterince haklı neden oluşturduğu, ortakların bir araya gelerek, müştereken şirketin faaliyetini sürdürme olanağının kalmadığı, davalı şirketin savunmasında davacının yapmış olduğu şikayetler nedeniyle şirketin çalışamaz hale geldiğinin öne sürüldüğü, davalı tarafın bu ifadesi ile gayri faal hale gelinmesine gerekçe olarak davacının tutumunun gösterildiği, bu durumun davacının ortaklıktan çıkarılması halinde de şirketin faaliyetini sürdürme ihtimalini gündeme getirdiği, davalı şirket ile ortaklar arasında veya ortakların kendi aralarındaki uyuşmazlıklarda şirketin varlığını sürdürmesinin esas olduğu, bir ortağın alınan kararların iptalini veya teminat gibi hukuki yollar mevcut ise öncelikle bu yollara başvurması gerektiği, bu durumda davalı şirketin fesih ve tasfiyesi yerine alternatif çözüm yöntemi olarak davacının ortaklıktan çıkarılmasının daha uygun olacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile karar tarihine en yakın tarih itibariyle rayiç değerlere ve davacının hissesine göre hesaplanan 394.688,85 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, anonim şirketin haklı nedene dayalı olarak fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, davacı harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına 11.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.