MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2282 Esas, 2025/1363 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/215 E., 2023/317 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 10.03.2026 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı .... Ltd. Şti. ile müvekkili arasında imzalanan 14.04.2014 tarihli protokol çerçevesinde müvekkilinin dava dışı .... Şti.'ye kullandıracağı konut kredilerine (iş yeri kredilerine) garantör olduğunu, diğer davalıların garantörün kefili olarak anılan protokolü imzaladıklarını, .... Şti.'ye kullandırılan kredilerin geri ödenmemesi üzerine kredi hesaplarının kat edilip tamamının muaccel hale getirilerek anılan şirket ve kefillerine ihtarname gönderildiğini ve yasal takiplere başlanıldığını, bu kapsamda garantör davalı şirket ve müteselsil kefillere ihtarname gönderildiğini, icra takibi yapıldığını, davalıların takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili .... Ltd. Şti.'nin inşaat projesi kapsamında müşterilerine kredili satışlarını teminen davalı banka ile müvekkil arasında kredi garanti sözleşmesi imzalandığını, ayrıca ek protokol düzenlendiğini, protokolü diğer davalıların müteselsil kefil olarak imzaladığını, müvekkilinin 2 adet taşınmazı dava dışı .... Şti.'ne sattığını, anılan şirketin davalı bankadan kredi kullandığını, davacı banka, müvekkili ile imzalanan kredi garanti sözleşmesini hatalı yorumlayarak, .... Şti.'nin satın aldığı 2 gayrimenkul dışında müvekkilinden gayrimenkul satın alanların gayrimenkul bedeline ilişkin kısmının yanında başka ilişkilerinden doğan tüm borçlarının da müvekkili tarafından üstlendiği iddiasında olduğunu, başka ilişkilerinden doğan tüm borçlarının da müvekkili tarafından üstlendiğini iddia ederek müvekkillerden tahsile çalıştığını, davacının ihtarı üzerine taşınmaz satımına ilişkin kredinin ödenmeyen kısımlarını banka lehine konulan gayrımenkul rehinlerinin müvekkiline devri halinde ödemeye hazır olduklarını bildirdiklerini, davacının cevabi ihtarla ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte borcun 720.233,57 TL'ye ulaştığını, bu meblağın ödenmesi halinde sorumluluğun sona ereceğini bildirdiğini, dava konusu protokol nazara alındığında müvekkillerinin sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların rehinli gayrimenkulün devri şartıyla borcun ödenmesini protokolün 4. maddesi uyarınca talep edebilecekleri, davalıların genel kredi sözleşmesine kefaletlerinin bulunmadığı konusunda ihtilaf olmadığı, davalıların, davacı banka tarafından gönderilen ihtarnameye cevaben 09.09.20 15... .10.2015 tarihli ihtarnameleri keşide ettikleri ve dava dışı şirketin banka lehine tesis ettiği rehin hakkının devri halinde borcun ödeneceğini bildirdikleri, davacı bankanın ise dava dışı şirketin tüm kredi borçlarının ödenmesini talep ettiği, davalıların protokol uyarınca yalnızca dava dışı şirkete kullandırılan gayrimenkul finansmanından kaynaklanan kredilerden garantör sıfatı ile sorumlu oldukları, bankanın rehnin devrini kabul etmemesinin taraflar arasındaki protokol hükümlerine aykırı olduğu, bu durumda davalıların temerrüdünden söz edilemeyeceği, davacı bankanın...0. İcra Müdürlüğünün 2015/4289 E. sayılı dosyası üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi talebiyle takip başlattığı; ancak ilgili dosyalarda satış işlemi yapılmadığı ve tahsilatta bulunmadığı, davacı bankanın takip öncesi faiz talep edemeyeceği; ancak davalıların bilirkişi raporunda hesaplanmış olan asıl alacak miktarından sorumlu oldukları, bu miktar açısından alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile itirazın kısmen iptaline, takibin 220.654,35 TL asıl alacak, 16.762,38 TL işlemiş faiz, 838,12 TL ..., 84,70 TL masraf olmak üzere toplam 238.339,54 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 54,00 temerrüt faizi uygulanmasına, 238.339,54 TL'nin %20'si oranında hesap edilecek icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararınında her hangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere davacı banka tarafından, davalı-borçlular aleyhine ilamsız icra takibi başlatılmış olup, davalı borçlularca takibe itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali davası açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesinin, davanın kısmen kabulüne dair kararı davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekilince istinaf edilmiştir. Dosya istinaf aşamasındayken davacı vekili, Bölge Adliye Mahkemesine UYAP üzerinden gönderdiği 08.08.2024 tarihli dilekçesiyle davalılar ..., ... ve ...'in işbu davaya konu icra takibine itirazlarını geri çektiklerini, itirazın geri çekildiğine ilişkin icra müdürlüğüne sunulan talep evrakının dilekçe ekinde sunulduğunu, itirazın geri çekilmesi nedeniyle anılan davalılar yönünden davanın konusuz kaldığını ileri sürerek bu hususun karar verilirken nazara alınmasını talep etmiştir. Davacı vekilinin dilekçesinin 08.08.2024 tarihinde UYAP üzerinden Bölge Adliye Mahkemesine gönderildiği anlaşılmıştır.
Davalılar vekili de temyiz dilekçesinde, müvekkilleri ..., ..., ... ve dava dışı ...'in, davacı banka ile 10.07.2024 tarihli "Borç Tasfiye Protokolü" imzaladıklarını öğrendiğini, buna göre dava konusu alacak iddiasının bir protokola bağlandığı ve ödemelerin de bankaya yapıldığının anlaşıldığını, davacı bankanın protokolü dosyaya sunması gerekirken bunu yapmadığını, bu hali ile borcun kapatılmasından dolayı gerek müvekkilleri ..., ..., ... gerekse müvekkili .... Ltd. Şti. yönünden davanın konusuz kaldığını belirterek temyiz dilekçesi ekinde 10.07.2024 tarihli "Borç Tasfiye Protokolü" başlıklı belgeyi sunmuştur.
İtirazın iptali davaları icra takibine sıkı sıkıya bağlı dava türlerinden olup, davacı vekili 08.08.2024 tarihinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderdiği dilekçesiyle ..., ... ve ...'in işbu davanın temelini oluşturan icra takibine itirazlarını geri çektiklerini bildirdiğine ve icra dosyasına hitaben yazılan dilekçe örneğini sunduğuna göre Bölge Adliye Mahkemesince, bu konuda gerekli araştırma ve inceleme yapılarak anılan davalıların icra takibine itirazının geri çekildiğinin anlaşılması halinde işbu davaya etkisi üzerinde durulmadan karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirdiği gibi yine davalılar vekilinin temyiz dilekçesi ekinde sunduğu 10.07.2024 tarihli "Borç Tasfiye Protokolü"nün araştırılıp davaya etkisinin değerlendirilmesi gerektiğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
2.Bozma sebebine göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, peşin alınan temyiz karar harçlarının istekleri halinde ilgililere iadesine, 12.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.