MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/494 Esas, 2025/485 Karar
HÜKÜM : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/489 E., 2024/60 K.
BİRLEŞEN DAVA : Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/283 E.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 10.03.2026 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen 30.03.2016 tarihli satım sözleşmesi ile 495.000 metrik ton "..." satımı konusunda anlaşıldığını, sözleşmeye konu malların davalıya teslim edilmek üzere Suudi Arabistan'dan ...'na taşındığını ve... Müdürlüğü'ne getirilmiş olmasına rağmen bedeli ödenmediği gibi teslim de alınmadığını, malların davalı tarafından teslim alınmaması ve yükün tahliyesinde yaşanan gecikmeler nedeniyle demuraj alacağı ve yine... Müdürlüğü sahasında bekletilmesi nedeniyle depolama ve ardiye masrafları doğduğunu, öte yandan, malların gümrükten çekilmemesi nedeniyle millileşme süresi de yaklaştığından mevcut zararın artmasını engellemek amacıyla malları satmak için yeni alıcı arayışına girdiklerini, malların teslim alınmaması nedeniyle gümrükte kaldığı sürede oluşan 2.378,50 USD antrepo masrafı, 80.680,00 USD ardiye ücreti, 99.374,20 USD demuraj ücretinin tahsili için davalı aleyhine takip başlatıldığını, ancak davalının haksız itirazı ile takibi durdurduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamını ve davalı aleyhine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiş; birleşen davada, asıl davadaki iddialarını tekrarla, davalının sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle müvekkilinin dava konusu malları daha düşük bedelle satmak zorunda kalarak zarara uğradığını, davalının müvekkilinin zararını karşılaması gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, ikame satış bedeli farkı 116.325,00 USD ile malların antrepoda beklediği sürede tahmil ve tahliye işlemleri için oluşan 3.906,82 USD ardiye bedeli toplamı 120.231,82 USD'nin faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu malların "... KONYA/TÜRKİYE" teslim şartlı bir satış olduğunu, malların ... getirilmesinden ve oradaki tüm liman ve gümrük masraflarının yapılmasından ve ayrıca Mersin'den müvekkilinin fabrikasının bulunduğu Konya'ya kamyon ile taşınmasından ve buna ilişkin masraflardan ... teslim nedeniyle satıcı davacı sorumlu olup, her türlü hasar ve zararın da davacıya ait olduğunu, müvekkilinin Konya'da malı teslim alma dışında bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacının sözleşmeye ve ... teslim şartına aykırı olarak malları Mersin'de teslim almasını istemesinin sözleşmeye aykırı olduğunu, davacının kendi kusuru nedeniyle dava konusu zararların oluşumuna sebebiyet verdiğini, bu nedenle müvekkilinden herhangi bir talepte bulunamayacağını savunarak asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşmede ... teslim şekli belirlendiğinden ve teslim yeri sözleşmede Konya olarak belirtildiğinden satım sözleşmesine konu malların davacı tarafından Mersin'den Konya'ya sevkinin sağlanması ve...İdaresi olarak ithalat işlemlerinin Konya ilinde yapılması gerektiği, malların Konya'ya sevk edilmesine kadar yapılacak tüm masraf ve işlemlerin davacı satıcıya ait olduğu, Konya'da malların ithalat işlemlerine yönelik gümrük işlemlerini yapmak ve bu işlemlere ilişkin masrafları karşılamak yükümlülüğünün ise davalı alıcıda olduğu, davalının görev ve sorumluluklarının malların Konya iline ulaşması sonrasında başladığı, dava konusu mallara ilişkin düzenlenen konşimentonun davacı adına düzenlendiği, mülkiyet devrinin gerçekleşebilmesi için konşimentonun ciro edilmesi gerektiği, geçerli bir ciro bulunmadığından ve mülkiyet devri sağlanmadığından gecikmeden kaynaklı masraflardan davalının sorumlu olamayacağı, tüm bunlarla birlikte davacının ifade ettiği "Hammadde Tasfiye Protokolü" başlıklı belgenin davalının imzasını içermediği ve bu belgeyi kabul anlamına gelen bir beyanda bulunulmadığı, ...İdaresindeki işlemlerden davacının sorumlu olduğu, bu işlemlerin yapılmamasından kaynaklı gecikme masrafları ve zararların davacının kusurundan kaynaklandığı, bu itibarla açılan her iki davanın sübut bulmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı, ancak davalının vekâlet ücretine ilişkin itirazlarının yerinde olduğu, karar tarihi itibariyle geçerli olan tarifeye göre vekâlet ücretine hükmedileceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf istemlerinin esastan reddine, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin, birleşen davada hükmedilen vekâlet ücretine yönelik istinaf istemlerinin reddine, asıl davada hükmedilen vekâlet ücretine yönelik istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının bu yönden kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmasına, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava itirazın iptali, birleşen dava ise tazminat istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 10.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.