MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/669 Esas, 2025/1093 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/356 E., 2022/42 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı tarafla yaptığı ticari ilişki neticesinde icra takibine konu faturalardan dolayı alacaklı olduğunu, alacağının tahsili amacıyla davalı tarafa karşı .... İcra Müdürlüğünün 2020/9833 E. sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı-borçlunun dosya borcuna itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, %20 oranında icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu malların müvekkiline teslim edilmediğini, davacının borcunu ifa etmeden talepte bulunamayacağını, faturaların usulüne uygun düzenlenmediğini, fatura içeriği malların teslim edildiğine dair ispat yükünün davacıda olduğunu, müvekkilinin defter kayıtlarına göre davacıya borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi tarafından davacı defterlerinde kayıtlı olan davalıya gönderilen 15.000,00 TL havale ile davalı defterinde kayıtlı olan ve davacıya gönderilen 10.000,00 TL'lik havaleden de bahsedilmiş ise de, davanın cari hesap alacağına ilişkin değil fatura alacağına ilişkin olduğu, davalı defterinde kayıtlı havalenin borç ödeme amaçlı gönderilip gönderilmediğinin sabit bulunmadığı, nitekim davacı tarafından kendi defterlerinde kayıtlı olan 15.000,00 TL'lik alacağın takibe konu edilmediği, faturalar üzerinden takip başlatıldığı, faturalar yönünden de BA bildirimleri kapsamında davacının davasını ispat etmiş kabul edildiği, her ne kadar davalı tarafça düzeltme beyannamesinin bulunduğu belirtilmiş ise de, faturaların 2019 yılı, 5, 6, 7 ve 8. aylarına ilişkin olduğu, düzeltme beyanının 12. ayda verildiği dikkate alındığında, davacının asıl alacak yönünden davanın kabulü şartlarının oluştuğu, işlemiş faiz talebi yönünden ise davalının takip konusu alacak yönünden temerrüde düşürüldüğünün ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının esastan redine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ticari satıma ilişkin faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacı ile başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 24.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.