MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/650 Esas, 2025/838 Karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2025/29 E., 2025/123 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ın tefecilik ve dolandırma amacı ile hareket ederek müvekkilleriyle ilişki kurduğunu ve güven sağladığını, davalı ...'ın teklifi üzerine müvekkilleri yerine bankadan kredi çekme bahanesiyle müvekkilleri sıkıştıkça taşınır ve taşınmaz mallarını tek tek satış gibi göstererek kendisine devretmelerini sağladığını, müvekkillerinin davalı ...'ın kuyu tefecilik operasyonunda tutuklandığı ve hakkında soruşturma olduğu, tefecilik yaptığını öğrendiklerini, davalı ...'ın cezaevinden çıktıktan sonra müvekkillerini tehdit ettiğini, müvekkillerinin de mallarını kurtarmak için davalıya 18.000.000,00 TL'lik teminat senedi verdiklerini, davalılar hakkında tefecilik ve tehdit suçundan savcılığa şikayette bulunduklarını ileri sürerek müvekkillerinin 29.12.2024 düzenleme tarihli, 18.000.000,00 TL bedelli senet nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Dava dilekçesi davalılara tebliğ edilmiş, davaya cevap süresi devam ederken dosya üzerinden karar verilmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının dava dilekçesine arabuluculuk süreci sonunda anlaşmaya varılamadığına dair son tutanak aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini eklemek zorunda olduğu, davanın 10.01.2025 tarihinde açıldığı, davacının dava açmadan 1 gün önce 09.01.2025 tarihinde arabulucuya başvuru yaptığı, son tutanağın tanzim tarihinin ise 07.02.2025 olduğu, davacının dava açmadan 1 gün evvel arabulucuya başvuru yaptığı ve son tutanak düzenlenmeden dava açtığının görüldüğü, somut olayda arabuluculuk süreci tamamlanmadan eldeki davanın açıldığı gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK)
114/2, 115/2 ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun (6325 sayılı Kanun)
18/A-2 maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava tarihi itibariyle menfi tespit davalarının zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu, zorunlu arabuluculuk süreci tamamlanmadan davanın açıldığı, Mahkemece, re'sen gözetilmesi gereken ve sonradan tamamlanabilir nitelikte olmayan dava şartına ilişkin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 5/A maddesinin birinci fıkrası ve 6325 sayılı yasanın 18/A maddesinin ikinci fıkrası gözetilerek davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 23.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.