MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16.Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/700 Esas, 2025/969 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 10.Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/573 E., 2024/799 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil ile davalılardan ... arasında 01.02.2023 tarihinde yapılan sözleşme ile .... İcra Müdürlüğü'nün 2020/4917 E. sayılı dosyasında yapılmış olan ihalelerin feshinin sağlanması halinde taşınmaz mülkiyetlerinin ve intifa haklarının müvekkiline devredileceği, ihalenin feshinin sağlanamaması halinde ise sadece intifa haklarının devredileceğininin kararlaştırıldığını, sözleşme gereği davacı müvekkilinin 31.08.2023 tarihli 500.000,00 TL bedelli ve 30.09.2023 tarihli 500.000,00 TL bedelli teminat senetleri verdiğini, teminat senetlerinin ciro ile ...'a verildiğini, ... tarafından ise söz konusu senetlerin takas işlemi için ... Bankası A.Ş. ... Şubesi'ne verildiğini, davalıların sözleşme ile intifa hakkını devretme vaadinde bulunması, intifa hakkının ise devri ve temliki mümkün olmayan haklardan olması sebebiyle taraflar arasında kurulan 01.02.2023 tarihli sözleşmenin söz konusu intifa hakkının devrini içeren unsurlarının mutlak butlanla sakıt olduğunu, ihtarname ile teslim alınan teminat senetlerinin iadesi istenerek sözleşmenin feshi bildirildiğini, taşınmazların mülkiyetinin davacı müvekkiline kazandırılması konusunda anlaşıldığını, ancak davalıların teminat senetlerini ciro yolu ile teslim aldığı anlaşılan ... isimli kişi ile aralarında danışıklı işlem yapıldığı, taraflar arasında gerçek bir borç alacak ilişkisi bulunmamasına rağmen kanunun iyi niyetli üçüncü kişiyi koruması karinesine sığınılmaya çalışıldığını ileri sürerek 31.08.2023 tarihli 500.000,00 TL bedelli ve 30.09.2023 tarihli 500.000,00 TL bedelli bonolar yönünden davacı müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitini, davalıların kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılarca cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin 07/11/2024 tarihli duruşmada; "... dün akşam itibari ile menfi tespite konu dava konusu senetleri tarafımıza iade ettiler, dava bu bakımdan konusuzu kalmıştır ancak davanın açılış aşamasında haklılığımız nazara alınarak yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilerek lehimize vekalet ücreti takdir edilmesini talep ediyoruz, " şeklinde beyanda bulunduğu, davacının davanın açıldığı tarih itibariyle dava açmakta haklı olduğu, zira davalı tarafın elinde bulundurduğu senetleri davacıya teslim ettiği, Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 2015/4990 E. ve 2015/13745 K. sayılı ilamı nazara alınarak yargılama gideri ve vekalet ücretinden davalılar ... ve ...'nın sorumlu olduğu, diğer yandan menfi tespit davasına konu 2 adet senedin ciro ile davalı ...'ın devraldığının bildirildiği, davalı ...'ın ciranta olduğu, bu nedenle davacı yanca hamil ...'ın senedi bilerek kendi zararına devraldığını kanıtlamak durumunda olduğu, davalı ...'ın senedi bilerek davacının zararına devraldığının ispatlanamaması karşısında davacının davalı ... yönünden davanın açılış aşamasında haklı olduğu tespit edilemediğinden bu davalının yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olmayacağı, bir diğer husus ise davacıya teslim edildikten sonra duruşmada mahkemeye ibraz edilen ve önlü arkalı yüzlerinin suretleri alınan senetlerin ön ve arka yüzlerinde de davalı ...'nın isminin bulunmadığı, ancak taraflar arasında imzalandığı anlaşılan sözleşmede menfi tespite konu senetlerin teminat amacıyla ...'ya verildiğinin anlaşıldığı, bu nedenle davacının ... yöneltmesi ve menfi tespit talebinde bulunması hukuki menfaatine olduğu ve davanın açılış aşamasında bu nedenle haklılık durumunun mevcut olduğu, dolayısıyla diğer davalı ... gibi yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu olduğu gerekçesiyle açılan davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davalı ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile senetlerdeki ciroların iptal edilerek davalı tarafça davacıya iade edilmesi nedeni ile menfi tespit istemi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi yerinde olduğu gibi, davalının savunmasına konu sözlü anlaşmaya ilişkin somut delil ibraz edilmemiş olması nedeni ile yargılama giderlerinin istinafa başvuran davalılar üzerinde bırakılmasında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmediği, davalı vekili tarafından davalılardan ...'nın yargılama giderlerinden sorumlu olmayacağı ve vekil sıfatı ile sözleşmede yer aldığı ileri sürülmüş ise de; davacı ile davalı ... arasındaki sözleşmede ...'nın vekaleten değil asaleten satıcı sıfatı ile yer aldığı, sözleşmede senetlerin davalıya teslim edildiğinin yazılı olduğu, davacıya da ... Bankası A.Ş.'den senet ihbarnamesinin tebliğ edildiği dikkate alındığında davalı ...'nın da yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasının yerinde bulunduğu gerekçesiyle davalı ... ve ... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik davalı ...'nın tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2. Davalı ... yönünden ise; adi senet nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin işbu davada, davalı ...'nın 01.02.2023 tarihli sözleşmede senetleri teslim alan konumunda bulunduğu, bu nedenle davanın davalı ... bakımından hukuki yarar yokluğundan reddi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olmamış, kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ...'nın tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ...'nın temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ...'ya yükletilmesine, 12.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.