MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1623 Esas, 2025/778 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/167 E., 2023/104 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2000'li yılların başından itibaren mangal kömürü ve piknik ürünleri paketlemeleri alanında faaliyet gösterdiğini, "..." ürünlerinin haklı bir marka değerine ulaştığını, davalının adına tescil ettirdiği "..." markalarını yoğun ve ciddi olarak kullanmadığını, müvekkilinin "..." ibaresi ile marka başvurusu yaptığında davalının tescil başvurusuna itirazda bulunarak kötüniyetli davrandığını ileri sürerek davalının ... no.lu ... ibareli markasının 11. sınıftaki mal ve hizmetler yönünden kullanılmama nedeniyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ... isminin yıllardır müvekkillerine ait olduğunu ve kullanıldığını, markalarının T/... numaralı başvurusu ile tanınmış marka siciline tescil edildiğini, ... ismi ve logosunun davalı şirkete ait olduğunu, davacı tarafın iddia ettiği ve davalının kullanmadığını belirttiği bazı sınıflardaki isim ve logoların kullanıldığını, davacı tarafça belirtilen ve davalı tarafından kullanılmayan herhangi bir terkine maruz kalacak ürün markasının bulunmadığını, markanın tanınmışlığının müvekkili tarafından sağlanarak tanınmış marka siciline tescil ettirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu ... numaralı "..." ibareli markanın 11. sınıfta kullanıma ilişkin tespit yapılamadığı, her ne kadar davalı tarafından davalıya ait ... markasının tanınmış marka olduğu yönünde savunmada bulunulmuş ise de, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin sürekli kararlarında da belirtildiği üzere, tanınmış markaların da kullanılma zorunluluğu olduğu, ... ibareli markanın davaya konu 11. sınıf bakımından markanın tescilli hali ile olduğu gibi kullanılmadığı hususunun bilirkişi raporları ile de tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı adına tescilli ... numaralı ... ibareli markanın tescilli olduğu 11. sınıftaki emtialar bakımından kullanılmama nedeniyle iptaline karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesince davanın daha iyi yürütülmesi için verilen tefrik kararının usul ve yasaya uygun olduğu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 9. maddesinin birinci fıkrasında tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verileceği hükmünün düzenlendiği, yasada tanınmış markalar yönünden ayrı bir düzenlemeye yer verilmediği, davacı ve davalı şirketin ticaret unvanlarının başındaki "..." ibaresinin ortak olduğu, davacının SMK'nın 26/2 hükmü kapsamında davayı açabilecek ilgili kişiler kapsamına girdiği, bilirkişi incelemesi sonucu davalı adına tescilli ... no.lu ... ibareli markanın 11. sınıftaki mal ve hizmetler yönünden kullanılmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kullanmama nedeniyle markanın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, 12.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.