MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI :2023/1701 Esas, 2025/823 Karar
HÜKÜM :İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ :Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI :2022/264 E., 2023/206 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin müvekkiline ait "..." ibareli marka haklarını ihlal edecek şekilde "...
..." ve "... ..." ibareli marka başvurularında bulunduğunu, yine ürünlerinde, etiketlerinde, mağaza tabelasında, poşetlerinde vs. sarf malzemelerinde anılan "..." markasını kullandığını ileri sürerek adı geçenin eylemlerinin
müvekkilinin markadan doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine ve men'ine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; markalar arasında benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin kullanmış olduğu amblem, poşet ve sarf malzemelerinin davacı şirketin kullandığından farklı olduğunu, davalının yıllardır aynı marka adı altında satış yaptığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından ...
ve ... üzerinden “... ...” isimli mağazalar ile ... markasını taşıyan giyim eşyalarının tanıtım ve satışının yapıldığı,
tespit edilen bu online satış adreslerindeki “...” ibareli emtialarının, davacının tescilli olduğu 25. sınıf kapsamına
doğrudan girdiği, bu itibarla davalının "..." ibareli kullanımının ilgili ürünlerin olağan
alıcıları nezdinde davacı markaları ile karıştırılmaya neden olabilecek nitelikte olduğu, davacının önceki tarihli markaları karşısında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 155. maddesine göre davalının sonraki tescile dayanamayacağı gibi fiili kullanımının da tescilli markasından farklı olduğu, davalının ibraz ettiği deliller ve faturalar kapsamına göre, sessiz kalma yoluyla hak kaybının söz konusu olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti ile önlenmesi istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 23.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.