MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16.Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1812 Esas, 2025/904 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/112 E., 2023/135 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dünyanın en eski ... üniversitelerinden olan müvekkili ... Üniversitesinin (İTÜ) kuruluşundan itibaren ülke çapında yüksek tanınırlığı olan "... 1773" markasını "arı" sembolü ile birlikte ... numarası ile 12/09/2013 tarihinde tüm sınıflarda tescil ettirdiğini ve markanın 13/12/2021 tarihinden itibaren yenilendiğini, davalı adına tescil edilen ... numaralı "..." markası adı altında faaliyet göstererek aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak 09,16,35, 41... . sınıflarda tescil ettirildiğini, ... Üniversitesinin kısaltması olarak tüm ülke tarafından bilinen "İTÜ" kısaltmasının ve yine müvekkili üniversiteye ait marka görselindeki arı motifinin davalı tarafından açıkça hukuka aykırı kullanıldığı, nitekim 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 25/1 maddesi kapsamında İTÜ kısaltması ile bilinen ... Üniversitesinin tüketici nezdinde yarattığı güven duygusu kullanılarak müvekkilinin eğitim alanındaki öncü tavrından istifade edilerek müvekkilinin marka logosu ve ismi dahil tüm ayırt edici özelliklerinin haksız şekilde kullanılarak yapılan marka tescilinin hukuka aykırı olduğu, müvekkiline ait 2011 yılında tescil edilmiş marka ve logonun davalı tarafından "..." olarak tescil edilmesinin SMK'nın 5. maddesine aykırı olduğunu, yine müvekkilinin izni olmaksızın müvekkiline ait markanın aynı ya da ayırt edilemeyecek derecede benzerinin tescil edilmesinin SMK'nın 6. maddesine aykırı olduğunu, davalının marka tescil işlemlerinde kötüniyetli olduğu keza, müvekkilinin güvenirliğini, hiçbir bağ ve bağlantı olmamasına rağmen kullandığını, tüketiciyi kendi markasının ... ile aynı algı yarattığının ekte sunduğu internet görselleri ile de sabit olduğu, ...://.../internet sitesi ile davalının kötüniyetli olarak müvekkilinin marka haklarını ihlal ettiğini, internet sitesindeki ifadelerin aynı zamanda TTK, MK, ilgili ve sair mevzuata da açıkça aykırı olduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli ... numaralı "..." markasının SMK'nın 5 ve 6 maddeleri kapsamında hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 2021/122829 tescil numaralı...markasına başvuru tarihinin 03/09/2021, tescil tarihinin ise 11/01/2022 olup, bu tarihler arasında müvekkili ...'nın yönetim kurulu başkanlığını davacı ... Rektörü'nün yürüttüğünü, 22/01/2004 tarihli Dernek ve Vakıfların Kamu Kurum ve Kuruluşları ile İlişkilerine Dair 5072 sayılı Kanun'un Geçici 2. maddesinde "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce kurulan dernek ve vakıfların kamu kurum ve kuruluşları ile ilgili almış oldukları isimler ile tüzük ve senetlerindeki kamu görevlilerinin unvanlarını kullanma hakları saklıdır." hükmüne rağmen, davalı Vakfın kuruluşunda yer alan ...'nün işbu davayı açmasının haksız ve kötü niyetli olduğunu, lakin anılan yasa hükmü ile müvekkilinin isim hakkını kullanmasını yasal güvenceye aldığını, 4721 sayılı TMK'nın 2. maddesi karşısında, davacının açık şekilde dürüstlük kuralına aykırı davrandığını ve hakkın kötüye kullanılması yönünde davranışlarda bulunduğunu, davalı Vakıf, kuruluş amacına uygun olarak eğitim ve öğretim faaliyetlerine katkıda bulunmak için...adlı markayı almış olup ve aktif şekilde kullanmakta olduğunu, bununla birlikte davalının ... ismini kullanma hakkının da 5072 sayılı Kanun'un Geçici 2. maddesi uyarınca korunduğunu savunarak davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ... numaralı 09/ 16/ 35/ 41/ 42. nice sınıflarında tescilli mal/hizmetleri ile davalının ... numaralı 09/ 16/ 35/ 41/ 42. nice sınıflarında tescilli mal/hizmetlerinin SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzer oldukları, davacının ... numaralı markası ile davalının hükümsüzlüğü talep edilen ... numaralı markası arasında; markanın bütünü itibariyle bıraktığı izlenim neticesinde ortalama tüketici nezdinde iltibasa neden olacak derecede benzerlik olduğu ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, 5072 Sayılı Dernek ve Vakıfların Kamu Kurum ve Kuruluşları ile İlişkilerine Dair Kanunun Geçici 2. madde hükmü ile davalı tarafa sağlanmış olan isim kullanma hakkının markasal kullanımı kapsamına almadığı, dolayısıyla markanın hükümsüzlüğü koşulunun oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı adına tescilli ... numaralı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı önceye dayalı gerçek hak sahipliği olduğunu, SMK'nın 6/3 maddesi hükmü gereğince markayı ilk kez oluşturan kişinin öncelikle korunduğunu ileri sürmüş ise de, "markanın tescilinde teklik ve öncelik ilkesi" gereğince önceye dayalı gerçek hak sahipliği iddiasında bulunan davalı tarafın, tescil edilmiş bir markayı hükümsüz kıldırmadan, hükümsüzlük davasında bu hususu ileri süremeyeceği, mahkemenin 5072 Sayılı Dernek ve Vakıfların Kamu Kurum ve Kuruluşları ile İlişkilerine Dair Kanunun Geçici 2. madde hükmü ile davalı tarafa sağlanmış olan isim kullanma hakkının markasal kullanımı kapsamına almadığı yönündeki gerekçesinin yerinde olduğu, davacının dava konusu markanın başvuru aşamasında vakfın yönetim kurulunda olmasının markanın hükümsüzlüğü kararı verilmesine engel oluşturmayacağı, neticeten yeterli nitelikteki rapora göre davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı adına tescilli ... numaralı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkini istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 12.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.