MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/517 Esas, 2025/933 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2024/1247 E., 2025/177 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki ticari ilişki sonucu mal ve hizmet alımına ilişkin takibe dayanak teşkil eden 13.03.2024 tarihli faturanın düzenlendiğini, davalı tarafından dava ve icra konusu edilen faturaya ilişkin ödeme yapılmadığını, müvekkilinin alacağının tahsili amacıyla icra takibine geçildiğini, davalı tarafından icra dosyasında yetkiye, borca ve ferilerine haksız itiraz edildiğini ileri sürerek davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, asgari %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili aleyhine başlatılan icra takibini kabul etmediklerini, her ne kadar müvekkili şirket ile davacı şirket arasında mal ve hizmet alımı yapılmışsa da söz konusu malların teslimine ilişkin herhangi bir teslim tutanağı sunulmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı cevabında fatura konusu ürünlerin teslim edilmediğini beyan ettiği, davacının, davalı çalışanlarına ait olduğu bildirilen ıslak imzalı faturayı sunduğu, SGK'ya yazılan müzekkere cevabından, bahsi geçen teslim belgesinde imzaları bulunan kişilerin davalı çalışanı olduklarının anlaşıldığı, davacı tarafın sunduğu teslim belgesi ile fatura konusu ürünlerin davalıya teslim edildiğini ispat ettiği, bu aşamada fatura konusu ürünlerin teslim alınmadığını ya da fatura bedelinin ödendiğini ispat yükünün davalıya geçtiği, davalı tarafın sunduğu belgelerde ispata yarar herhangi bir belge bulunmadığı, ayrıca 30.01.2025 tarihli duruşmada alınan beyanında başkaca bir belge sunmayacaklarını bildirdiği, davacı tarafın fatura bedeli kadar alacağı olduğu, taraflar arasında süreklilik arz eden yazılı veya sözlü bir mal tedarik sözleşmesi bulunmadığı, bu yönde delil de olmadığı, davalının takip öncesi temerrüde düşürülmemiş olması nedeniyle takip talebinde yer alan işlemiş faiz isteminin yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile;...Dairesinin 2024/398541 E. sayılı dosyasına vaki itirazın 2.376.000,00 TL asıl alacak yönünden iptali ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanarak takibin işbu alacak kalemi üzerinden talepnamedeki diğer koşullar ile aynen devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, %20 oranında hesaplanan 475.200,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; itirazda usulüne uygun olarak yetkili icra dairesinin belirtilmediği, icra dairesinin yetkisi yönünden inceleme yapılmasına gerek görülmediği, gelen SGK kayıtlarına göre faturaya müstenit malların teslimine dair belgede isim ve imzaları yer alan kişilerin davalı çalışanları olduğu, davalının buna karşı çıkmadığı, ön inceleme celsesinde de başkaca sunulacak delillerinin olmadığı yönündeki beyanı karşısında yazılı gerekçelerle davanın asıl alacak bakımından kabulünün yerinde görüldüğü, malın davalının sigortalı çalışanı olduğu anlaşılan kişiye tesliminin yeterli olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ticari satımdan kaynaklı faturaya dayalı alacak nedeniyle başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 23.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.