MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/366 Esas, 2025/962 Karar
HÜKÜM : Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/270 E., 2022/119 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait 25.07.2012 başvuru tarihli 2012/... tescil numaralı ... markasının 41. sınıfta "Spor, kültür ve eğlence hizmetleri"ne ilişkin olarak tescilli olduğunu, davalı tarafın, müvekkilinin tescil başvurusundan yaklaşık iki yıl sonra 08.07.2014 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumuna (TÜRKPATENT) başvurarak 41. sınıfta "Spor, kültür ve eğlence hizmetleri"ne ilişkin olarak ... numarası ile markasını tescil ettirdiği, davalıya ait daha sonradan başvurusu yapılarak hatalı ve haksız olarak tescil edilmiş "..." ibareli marka ile müvekkiline ait “..." markasının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı SMK) 5/ç ve 6/1 hükümleri gereğince iltibasa yol açacak şekilde ayniyet derecesinde benzer olması sebebi ile davalı markasının aynı hizmetlere ilişkin hükümsüzlüğünün gerektiğini, müvekkilinin ... markası için "Spor, kültür ve eğlence hizmetlerine'' ilişkin olarak davalıdan iki yıl önce başvuru yaparak gerçek hak sahibi olduğunu, davalının, müvekkilinin kendi başvurusundan daha önce ... numarası ile tescil başvurusu yaptığından haberdar olup buna rağmen müvekkilinin başvurusunun tescil süreci devam ederken daha sonra yaptığı bu başvuru ile müvekkiline ait markayı kötüniyetle tescil ettirdiğini ileri sürerek davalıya ait ... numaralı markanın “Spor, kültür ve eğlence hizmetleri'' bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu marka bakımından gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, gerçek hak sahipliğinin, kullanımın yanı sıra kendisini bu isimle piyasada tanıtan, bu ismi markalaştıran kullanıcı üzerinde bulunduğunu, davacı yanın sektörde bu isim ile tanındığını veya markayı müvekkilinden önce kullanmaya başladığını kanıtlamaya yönelik herhangi bir delil sunmadığını, müvekkili olan şirketin dava konusu ... markasını 1 Eylül 2003 tarih ve 5875 sayılı Ticari Sicil ... anlaşılacağı üzere çok eskiden beri ticaret unvanı olarak kullandığını ve kendi sektörüne yıllardır bu isimle öncülük ettiğini, müvekkilinin ... markasını 2003 yılından beri kullandığını, aynı yıl içerisinde markayı 2003/30963 tescil numarasıyla tescil ettirdiğini, müvekkilinin markasını 10 yıllık süre içerisinde koruma bitmeden yenilemediğini, ancak koruma bittikten yaklaşık 1 yıl sonra uyuşmazlık konusu markayı 41. sınıf da dahil olmak üzere tekrar tescil ettirdiğini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 25. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca, aradan yaklaşık altı yıl geçmesine rağmen davacının herhangi bir ihtar göndermediğini, bu süre sonunda müvekkilinin kötüniyetli olduğu iddiasıyla talepte bulunamayacağını, şu ana kadar suskun kalması ve dosyaya hiçbir delil sunulmamasının davacının kötüniyetli olduğunu göz önüne serdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davalı adına tescilli ... numaralı "..." markasının 41. sınıfta "spor, kültür ve eğlence hizmetleri" yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, kararın kesinleşmesini mütakip kesinleşmiş karar örneğinin ilgili sicile işlenmek üzere gönderilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... numaralı, 25.07.2012 başvuru tarihli "..." ibareli markanın, 41. sınıfta yer alan "spor, kültür ve eğlence hizmetleri" bakımından davacı ... adına tescilli olduğu, ... numaralı, 08.07.2014 başvuru tarihli "..." ibareli markanın ise, 09., 35. ve 41. sınıflarda yer alan mal ve hizmetler bakımından davalı ......Sanayi ve ... Şirketi adına tescilli olduğu, taraf markalarının hem görsel hem de işitsel olarak birebir aynı "..." ibaresini içerdiği, her ne kadar davalı markasında şekil unsurları bulunsa da, bu unsurların ortalama dikkat düzeyine sahip tüketici nezdinde markalar arasında karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırmadığı, davalı taraf, gerçek hak sahipliğine dayalı olarak önceki kullanım iddiasında bulunmuş ise de, eldeki hükümsüzlük davasında davalının iltibas yaratan marka tescili bakımından gerçek hak sahipliği savunmasının dinlenilmesine olanak bulunmadığı, öte yandan, davalının kötüniyetle başvuru yaptığına dair somut delil bulunmadığından bu iddiaya itibar edilmediği, davalı tarafça sessiz kalma yoluyla hak kaybı iddiasında bulunulduğu, hükümsüzlük davalarında 5 yıllık sessiz kalma süresinin tescil tarihinden itibaren başlatılması gerektiği, somut olayda davalı markasının tescil tarihinin 23.02.2017 olduğu, tescil tarihi ile dava tarihi arasında 5 yıllık sürenin geçmediği, ayrıca davalının bu tarihten daha önce kullandığını bildiği ya da bilmesi gerektiğine dair dosya kapsamında somut delil bulunmadığı, bu nedenle sessiz kalma yoluyla hak kaybından söz edilemeyeceği, davaya konu 2014/... tescil numaralı "..." ibareli markanın 41. sınıf tescil kapsamında yer alan spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil) hizmetleri bakımından kısmi hükümsüzlüğü şartlarının oluştuğu, mahkemenin davanın kabulü yönündeki kararında bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak karar gerekçesinin düzeltildiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, davalı adına tescilli ... numaralı "..." markasının 41. sınıfta "spor, kültür ve eğlence hizmetleri" yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, kararın kesinleşmesini mütakip kesinleşmiş karar örneğinin ilgili sicile işlenmek üzere gönderilmesine karar verilmiş, karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalıya ait ... numaralı "..." ibareli markanın "spor, kültür ve eğlence hizmetleri" yönünden hükümsüzlüğü ve sicilden terkini istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 24.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.