MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/93 Esas, 2025/601 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/456 E., 2022/340 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı banka ile ... İnş. ve .... Şti. arasında genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi akdedildiğini, ... ve ...'ın genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kefilin şirket ortağı olması nedeniyle eş rızası aranmadığını, anılan kredi sözleşmelerine dayanılarak kredi müşterisine davacı bankaca kredi kullandırıldığını, ancak davacı banka tarafından alacağı için.... Noterliğinin 04.06.20 21... yevmiye numarası ile çekilen ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle alacaklarının asıl borçlu ... İnş. ve .... Şti. ve kefiller ... ve ... hakkında .... İcra Müdürlüğünün 2021/7818 E. sayılı dosyasından genel haciz yoluyla takip başlatıldığını, borçlular tarafından anılan dosyadan gönderilen ödeme emirlerinin tebliğ edilmesinden sonra kötüniyetli olarak takibe, asıl alacağa, faize, faiz türüne ve borcun tüm ferilerine itiraz edildiğini, takibin durdurulmasını talep ettiklerini iddia ederek borçluların .... İcra Müdürlüğünün 2021/7818 E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğradığını, talep edilen tutarın hatalı bir şekilde belirtildiğini, davalı ...'ın bu miktarda bir borcu olmadığını, icra takibine konu edilen alacak miktarı ve işletilen faiz tutarının da hatalı olduğunu, borcu kabul etmemekle birlikte takibe ve davaya konu edilen miktarlar da hatalı olduğunu, davalı ...'dan ... İnşaat ve ... Şirketinin borcuna ilişkin alınan ... şekil kurallarına uyulmadan usulsüz bir şekilde alındığını ve bu sebeple de hukuka aykırılık içerdiği savunarak davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı ... ve ... İnş. ve .... Şti. vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde faizleriyle birlikte 1.092.247,10 TL olarak gösterilen ve talep edilen tutarın hatalı olduğunu, davalıların bu miktarda bir borcu olmadığını, icra takibine konu edilen alacak miktarı ve işletilen faiz tutarı da hatalı olduğunu, borcu kabul etmemekle birlikte takibe ve davaya konu edilen miktarlar da hatalı olduğunu, davalı ...'ın kefaletinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 583. maddesindeki şekil şartlarına uygun alınmadığını, bu nedenle geçersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı banka ile davalı ... İnş. ve .... Şti. arasında imzalanan 16.06.2017 tarihli genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesinde davalılar ... ve ...'ın müteselsil kefil olarak imzasının bulunduğu, müteselsil kefil davalıların sözleşme tarihi itibariyle asıl borçlu şirketin ortağı olduğunu gösterir Sicil ... dosya kapsamına sunulmuş olmakla TBK'nın 584. maddesinde ön görülen koşul ve istisnanın gerçekleştiği, öte yandan asıl borçlu şirkete hesap kat ihtarnamesinin tebliğ edilmiş olduğu görülmekle sözleşme tarihi itibari ile TBK'nın 586. maddesi kapsamında müteselsil kefalet koşullarının oluştuğu ve ödenmeyen alacağın müteselsil kefilden de talep edilebileceği, davacı banka ile davalı asıl borçlu ... İnş. ve .... Şti. arasında imzalanan genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan taksitli ticari kredi ve borçlu cari hesap kredisi nedeniyle davalı asıl borçlu yanında müteselsil kefil davalının ödenmeyen kredi borcundan kefalet limiti oranında ve kendi temerrütlerinin hukuki sonuçları ile sorumlu olduğu anlaşılmakla genel kredi sözleşmesine dayalı olarak davacı banka tarafından asıl borçlu şirkete kullandırılan taksitli ticari kredi kapsamında ödenmeyen taksitler nedeniyle sözleşme hükümleri dikkate alınarak krediye fiilen uygulanan faiz oranının iki katı temerrüt faiz oranı esas alınmak suretiyle bilirkişi tarafından yapılan hesaplama neticesinde varlığı ve miktarı kanıtlanan davacı bankanın nakit alacağına ilişkin açılan ve kanıtlanan davanın kısmen kabulünün gerektiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile .... İcra Müdürlüğünün 2021/7818 E. sayılı takibe davalıların itirazının 1.058.380,13 TL asıl alacak, 6.773,63 TL temerrüt faizi, 338,68 TL %5 ... olmak üzere toplam 1.065.492,44 TL üzerinden iptali ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa %28,80 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle takibin devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, %20 icra inkâr tazminatı olan 213.098,48 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçeyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 24.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.