MAHKEMESİ:Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI:2024/828 Esas, 2025/869 Karar
HÜKÜM:Kısmen kabul
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 24.03.2026 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalılar vekili Avukat... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil şirket ile davalı ....... Şti. arasında 04.07.2011 tarihinde protokol, 12.07.2011 tarihinde ise 5 yıl süreli akaryakıt bayilik sözleşmesi aktedildiğini, davalı ...'ün sözleşmeleri müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, davalı şirketin, müvekkili şirketten yıllık 1.0 00... beyaz ürün (benzin, motorin) satın almayı taahhüt ettiğini, taahhüdünün altında alım gerçekleştiğinde müvekkili şirketin uğrayacağı kâr mahrumiyetini tazmin etmeyi yükümlendiğini, davalı bayiye, müvekkili tarafından protokolün özel şartlar başlıklı 2. maddesi gereği 250.000,00 TL hibe verildiğini, taahhüde aykırılık halinde hibenin de iadesi gerektiğini ileri sürerek müvekkili şirket tarafından verilen 250.000,00 TL hibe miktarı ile fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere, 2011-2012, 2012-2013 yılları eksik ürün alımından dolayı oluşan kâr mahrumiyetinden dolayı şimdilik 105.528,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 05.03.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile kâr mahrumiyetine dair taleplerini 84.512,98 TL arttırarak, 190.040,98 TL'ye çıkarmıştır.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında halihazırda devam eden bir sözleşme olduğunu, davacının sözleşme sona ermiş gibi 105.528,00 TL kâr kaybı ve 250.000,00 TL alacak talep etmesinin hukuka aykırılık taşıdığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacının ödediği hibe bedelinin iadesinin fesih şartına bağlanmadığı, protokolün ilgili maddelerine göre bayinin alım taahhüdüne aykırı davranarak sözleşmeyi ihlal etmesi halinde davacının hibe bedeline hak kazanacağı, talep edilmediği için hibe bedeli yönünden faize hükmedilemeyeceği, kâr mahrumiyeti yönünden ise sözleşmenin 31. maddesinde iş bu sözleşmeden doğan herhangi bir hakkın kullanılmaması ya da gecikmeli kullanılmasının şirketin söz konusu haktan feragat etmiş sayılmayacağı yönündeki düzenleme karşısında davacının davalıdan kâr mahrumiyeti talep edebileceği gerekçesiyle davacının kâr mahrumiyetine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 80.409,06 TL kâr mahrumiyeti alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının hibe bedeline ilişkin talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile 117.945,21 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, akaryakıt bayilik sözleşmesi ve sözleşmenin eki niteliğindeki protokol hükümleri uyarınca, bayinin yıllık asgari alım taahhüdüne aykırı davrandığı iddiasına dayalı kâr mahrumiyetinin ve protokol kapsamında bayiye hibe edilen bedelin davalılardan tahsili istemi istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/3 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, tarafların bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
V. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin her bir yandan alınarak yek diğerine verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 24.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.