MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/283 Esas, 2025/830 Karar
HÜKÜM : Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/245 E., 2022/684 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 10.03.2026 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ve davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 24.07.2006 tarihinde işletme hakkı devir sözleşmesi (...) imzalandığını, devir tarihinden itibaren davalının kullanımında olan mülkiyeti müvekkili davacıya ait taşınmaz ve tesislere ilişkin davalı ile üçüncü kişiler arasında imzalanan reklam, baz istasyonu, tesis, ...gibi sözleşmelerle kiraya verilmesi nedeniyle davalının haksız gelir elde ettiğini, sözleşme ve mevzuat gereği davalının böyle bir hakkı bulunmadığını ileri sürerek sözleşmeye aykırı olarak davalının elde ettiği gelirlerden belirsiz alacak davası olarak şimdilik 1.000,00 TL'nin işletme hakkı devir sözleşmesi tarihi baz alınarak tahsil tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, ... ile devre konu varlıkların mülkiyet hakları haricinde tüm hakları ile birlikte müvekkiline devredildiğini, ...'de devredilen taşınır ve taşınmaz malların kira ve reklam için kullanılmasını engelleyen herhangi bir hüküm bulunmadığını, davacıdan izin alınarak söz konusu faaliyetlerin gerçekleştirilmesini gerektiren yasal bir düzenleme de olmadığını, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve 28809 sayılı Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği kapsamında müvekkilinin hukuka aykırı bir eylemi bulunmadığını,...’ın 14.02.2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan ana statüsünde elektrik dağıtım varlıklarından reklam ve kira geliri elde etmesine izin veren bir hüküm olmadığını, 24.07.2006 tarihinden evvel yürürlüğe giren Elektrik Piyasasında Gelir ve Tarife Düzenlenmesi Kapsamında Düzenlemeye Tabi Unsurlar ve Raporlamaya İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ ile Dağıtım Sistemi Gelirinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ çerçevesinde farklı oranlarda gelir gereksinimi mekanizması içerisinde düşülmüş olup bu gelirlerin davacı ...'a ödenmesinin mükerrer ödemeye sebep olacağını, ...’nin imzalanmasından önce yürürlüğe giren 24.01.2003 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Elektrik Piyasasında Gelir Ve Tarife Düzenlenmesi Kapsamında Düzenlemeye Tabi Unsurlar ve Raporlamaya İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ hükümlerinin, kira ve reklam gelirlerini de içine alacak şekilde düzenlemeye esas işletme gideri, düzenlemeye esas net işletme gideri ve tarife dışı işletme gelirlerini içeren kurallarını detaylıca ortaya koyduğunu, Tesis ve Basılı Evrakta Reklam Amacıyla Yararlanma Esaslarını Düzenleyen Yönetmelik'in davacının dava konusu istemine dayanak oluşturmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı arasında imzalanan ... niteliği itibarıyla özel hukuk sözleşmesi niteliğinde olup bu sözleşme ile bedeli mukabilinde ... tarafından davalıya ilgili dağıtım bölgesindeki dağıtım tesislerinin kullanılması ve işletilmesi haklarının devredildiği göz önünde bulundurulduğunda, davalının ...'tan sözleşme ile aldığı işletme hakkını bir başkasına devretmesi söz konusu olmayıp, "İşletme hakkının" esasına müteallik olmayan "mülkiyeti davacıya ait olan taşınmaz ve tesisler üzerinden davalı tarafından elde edilen reklam bedellerinin, baz istasyonu, telsiz ve .... kurulumuna ilişkin bedellerin ve taşınmazların kiraya verilmesinden elde edilen bedellerin" ... tarafından talep edilmesinin yerinde olmadığı, ... uyarınca davalının elde ettiği reklam bedellerinin, baz istasyonu, telsiz ve .... kurulumuna ilişkin bedellerin ve taşınmazların kiraya verilmesinden elde edilen bedellerin, davalının ... tarafından düzenlenen gelir tarifesi içinde yer aldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dilekçe içeriği ve dayanılan maddi vakıalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde istemin gerçek yönünün, haksız işgal tazminatı veya sözleşmeden kaynaklanan alacak olmayıp, kendilerinden onay almaksızın sözleşme hükümlerine aykırı olarak mülkiyeti davacıya ait taşınmaz/taşınırı kiraya veren davalıdan gerçek olmayan vekâletsiz iş görme hükümleri uyarınca elde edilen menfaatin devri istemine ilişkin olduğu, vekaletsiz iş görmeden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada, 818 sayılı Borçlar Kanunu (BK) (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu) özel bir zamanaşımı süresi öngörmediğinden BK'nın 125. maddesindeki (TBK'nın 146. maddesi) 10 yıllık genel zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği, mahkemece, taraflar arasındaki ... ve bunun dayandığı mevzuatta davacıya devredilen tesislerin mülkiyet hakkının açıkça davacıda olduğunun yazıldığı ve sözleşmelerde bunların kiralanması, reklam alınması vs. şekilde gelir elde edilmesi ve edilecek gelirin davalıya ait olacağına dair hüküm bulunmadığından eldeki davanın gerçek olmayan vekâletsiz iş görme hükümlerinden doğan menfaatin devrine ilişkin alacak davası olduğu ve eldeki davada vekaletsiz iş görmeye ilişkin 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulandığı gözetilerek, delillerin bu hükümler çerçevesinde değerlendirilmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmesine rağmen Mahkemece yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmediği, davalının, dava dışı üçüncü kişiler ile 01.01.2018 tarihinden sonra 123 adet GSM Baz İstasyonlarının Kurulum Sözleşmeleri ve reklam kira sözleşmesi imzalamak suretiyle mülkiyeti davacıya ait olan taşınmaz/taşınırdan gelir elde ettiğinin bilirkişi raporu ile belirlendiği, davacı tarafça yasal düzenlemeler çerçevesinde gerçek olmayan vekaletsiz iş görme hükümleri kapsamında dava tarihinden geriye dönük 10 yıl süre ile davalının elde ettiği gelirlerin kendisine ödenmesini davalıdan talep edebileceği, bilirkişice tespit edilen ve dava tarihinden geriye dönük10 yıllık süre zarfında talep edilebilecek alacağın 1.000,00 TL'den fazla olduğu anlaşılmakla Mahkemece taleple bağlı kalınarak ve dosya kapsamında dava tarihinden önce davalının temerrüte düşürüldüğüne ilişkin tebliğ edilmiş bir ihtar bulunmadığından temerrüdün dava tarihi itibariyle gerçekleştiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, taleple bağlı kalınarak 1.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının fazlaya ilişkin hakkının saklı tutulmasına karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava; alacak istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin taraflardan alınarak yek diğerine verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 12.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.