MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1124 Esas, 2025/1036 Karar
HÜKÜM : Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/578 E., 2024/282 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 31.03.2026 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekilleri Avukat ... ve Avukat ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının avukat olduğunu, müvekkili şirket ile arasında avukat-müvekkil ilişkisi kurulduğunu, davalının bir kısım eksik, kusurlu edimleri nedeniyle avukatlık ilişkisinin devamının mümkün olmadığını, tarafların karşılıklı mutabakatı ile 05.05.2021 tarihi itibari ile sözleşmeli avukatlık ilişkisinin sona erdirildiğini, müvekkili şirketin bu aşamada Avukat ...'na hiçbir borcu bulunmadığını ancak davalı tarafça müvekkili şirket aleyhine kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığını, takip dayanağı senet fotokopisinin incelenmesi neticesinde imza kısmında müvekkili şirket kaşesi bulunmadığının anlaşıldığını, senetin müvekkili şirket imza yetkililerince imzalanmadığını, avukat olan davalının satıcı olmadığını, senedin ciro edilmeyip doğrudan davalı adına düzenlendiğini, imzanın ... ...'e ait olması halinde dahi şirketin bu kişinin imzası ile borçlanamayacağını, senet üzerindeki düzenleme tarihi, vade tarihi ve TL yazan yerlerin üzerinin çizilmiş olması şüphe yarattığından senet üzerindeki yazıların yazılış tarihleri ve senette tahrifat olup olmadığı konusunda inceleme yapılması gerektiğini, davalı ... ile müvekkil şirket arasında avukat-vekil eden ilişkisi dışında kambiyo senedi düzenlenmesini gerektirecek herhangi bir ticari ilişki kurulmadığını, işbu davada ispat yükünün davalı tarafta olduğunu ileri sürerek müvekkilinin .... İcra Müdürlüğünün 2021/12015 E. sayılı dosyasında borcu bulunmadığının tespiti ile takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu senet üzerindeki imzanın borçlu şirketin yetkili ticari mümessiline ait olduğunu, ticari mümessilin kambiyo taahhüdünde bulunması için özel yetki gerekmediğini, avalist imzasına ... şirketin itiraz edemeyeceğini, şirket genel müdürü ... ...'in şirket namına kambiyo taahhüdünde bulunma yetkisinin yasa gereği mevcut olduğunu, imzasının geçerlilik şartlarını taşıdığını, özel yetki gerekmediğini, şirketin sevk ve idaresinin ticari mümessil olan genel müdür tarafından yapıldığını, esasında şirketin imza yetkilisi olan genel müdürünün bu tasarruflarıyla her tür hukuki muameleyi yürüttüğünü, senedin tahrifata uğradığına ilişkin iddia mesnetsiz olduğunu, davacı tarafın kötüniyetli hareket ettiğini savunarak davanın reddi ile karşı tarafın %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kambiyo senedinin taraflar arasındaki asıl ilişkiden bağımsız olarak soyut borç ikrarı içerdiği, senedin taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı doldurulduğu ve bu anlamda tahrifat yapıldığı iddiasının yazılı belgeyle ispatı gerektiği, Adi Tıp Kurumu tarafından senette herhangi bir tahrifat tespit edilemediği, davacının senet üzerindeki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığı ve borçlu imzasının kaşenin üzerinde bulunmadığı iddiası incelendiğinde, borçlu ismi yazan kısımda davacı şirket kaşesinin bulunduğu ve senedin matbu olarak imza için ayrılan kısmında da imza bulunduğu, davacı şirketin ticaret sicil kayıtlarına göre imza yetkilisi olan ... ...'in de söz konusu imzanın kendisine ait olduğunu ikrar ettiği, dolayısıyla, imza incelemesine gerek duyulmadığı, davacıya yemin deliline dayandığının hatırlatıldığı ancak bu delile başvurmayacağını bildirdiği, davacının menfi tespit iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davalı vekilince 15.05.2024 tarihli dilekçesi ile; tazminat taleplerinin bulunduğu, hüküm kısmında bu hususa ilişkin bir değerlendirme yapılmadığı belirtilerek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 305/a hükmü kapsamında tazminat talebine yönelik ek karar verilmesi talep edilmiştir.
2.Mahkemenin 24.05.2024 tarihli ek kararı ile; davalı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin ek karar ile değerlendirilmesi talebinin reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince, asıl karar ve ek karar davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile .... İcra Müdürlüğünün 2021/12015 E. sayılı dosyasında, davalı tarafından davacı şirket aleyhine 28.04.2021 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe geçildiği, takip dayanağı senedin 08.01.2019 düzenleme tarihli, 08.01.2021 vadeli, 447.000,00 USD bedelli olduğu, senet lehtarının ..., borçlusunun davacı ... ... İnş. San. ve Tic. A.Ş., kefilinin ...olduğunun görüldüğü, ... ve kefile ait toplam dört adet imza bulunduğu, dava konusu senette şirketi temsilen imzası bulunan ... ...'in, yönetim kurulu dışından atanan müdür olarak davacı şirkette “...” yetkiyle görevlendirildiği, ... yetkisi kapsamında ... ...'in yetkisinin "tutarı 10.000.000,00 USD'yi geçmeyen müşterilerden alınarak şirket satıcılarına ciro edilecek çek veya senetleri ciro etmek" olarak sınırlandırıldığı, senet düzenleme tarihinde şirketi münferit olarak temsile yetkili kişinin yönetim kurulu başkanı ... olduğu, ilan edilen iç yönergeye göre, dava konusu senedi düzenleyen dava dışı ... ...'in yalnızca 10.000.000,00 USD'yi aşmayan müşteriden alınan çek veya senetleri, şirket satıcılarına ciro etme yetkisiyle sınırlı olarak ... temsilci sıfatı taşıdığı, sahip olduğu yetkinin, doğrudan senet düzenlemeye ve şirketi temsilen kambiyo taahhüdünde bulunma konusunda yetkisinin bulunmadığı, ticari temsilcinin yetkisinin sınırlandırılmış ve ticaret sicilde ilan edilmiş olması nedeniyle kambiyo senedi düzenleme yetkisi bulunmayan ... ...'in düzenlediği senedin davacı şirketi bağlamayacağı, bu hali ile davaya ve takibe konu olan senedin yetkisiz temsilci eli ile tanzim edilmiş olduğu, dolayısıyla davacının senet düzenleyerek tedavüle çıkarma iradesinin bulunmadığı, bu durumun senedin hükümsüzlüğüne ilişkin bir defi olarak ileri sürülebileceği, alacağın geçerli bir hukuki ilişkiye dayalı olarak varlığının ispat yükü üzerinde olan davalı tarafından ispat edilemediği, davalının senedin lehtarı ve davacı şirketin avukatı olduğu, yetki sınırlandırması konusunda iyiniyetli üçüncü kişi olarak kabul edilemeyeceği, bu nedenle takip konusu senet nedeniyle davacı şirketin sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davalı vekilinin asıl karara ve 27.05.2024 tarihli ek karara istinaf isteminin esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, yeniden esas hakkında karar verilmesine, davanın kabulü ile takibe konu 08.01.2019 düzenleme tarihli, 08.01.2021 vadeli, 447.000 USD bedelli, lehtarı ..., borçlusu davacı ... A.Ş. olan senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, %20 kötüniyet tazminatı 755.131,94 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına, Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinde ... ...'in tutarı 10.000 USD'yi geçmeyen müşteri çeklerini ciro edebileceği şeklindeki ifadede geçen "10.000" işlem sınırının maddi hataya dayalı olup sonuca etkili olmamasına, imza sirkülerinde işlem sınırının "10.000.000 (OnmilyonAmerikanDoları)" olarak yazılı olmasına, ayrıca imza sirkülerinde ... ...'e verilen münhasır yetkilerin tek tek sayılarak düzenlenmesine, kambiyo senetleriyle ilgili yalnızca müşteri çeklerini ciro etmesi hususunda özel yetki verilmiş olmasına ve bu yetkinin sair kambiyo işlemlerine yorum yoluyla genişletilerek sirayet edemeyecek olmasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, 31.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.