MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2016/791 Esas, 2022/336 Karar
HÜKÜM: Davanın reddi
Mahkeme kararı, davacılar vekilince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkili şirketin ortağı olduğunu, ortaklar arasında yapılan bir sözleşmeye göre doktor olan ortakların, masraflar düşüldükten sonra muayene ücretlerinin tamamının, müdahele ücretlerin %40'ının yedek akçe olarak sisteme aktarılacağının kararlaştırıldığını, davalının bu sözleşmeye aykırı olarak doğumunu yaptırdığı hastalara ilişkin kayıt tutmayıp bu müdahaleleri gizlediğinin, yedek akçeleri şirkete ödemediğinin anlaşıldığını, davalının ayrıca rekabet yasağına aykırı davrandığını, sözleşmeye göre cezai şart ödemesi gerektiğini ileri sürerek davalının sağladığı haksız kazançtan müvekkillerine düşen payların tespiti ile tahsilini ve cezai şart alacağının tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirkete ait Sağlık Bakanlığı tarafından verilmiş çalışma izinlerine göre iş yerinde tıbbî müdahalelerde bulunulamayacağını, ortaklık sözleşmesinde yer alan koşulun, ortaklık bünyesinde hem ortak hem çalışan olarak görev alan doktorların ortaklıkta yapmış olduğu muayene ve müdahale ücretlerinden ötürü elde edilen geliri kapsadığını, müvekkilinin şirketin kuruluşunda imzalamış olduğu ortaklık sözleşmesi dışında, imzasını taşıyan herhangi bir kararın bulunmadığını, davacının cezai şart da talep edemeyeceğini, ayrıca istenilen cezai şartın da fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
1.Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/486 E. sayılı dosyasında görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine ilişkin verilen karara karşı davalı vekilince temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 2015/15630 E., 2016/386 K. sayılı ilamı ile davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiş ve dosya görevli Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiştir.
2.Mahkemece, davalının davacı şirketin %25 hissedarı olduğu, davacı şirket ana sözleşmesinde davacı şirket dışında tıbbi muayene yada müdahaleye ilişkin sermayenin şirkete kazandırılmasına ve buna uymayanlara cezai şart uygulanmasına yönelik bir düzenleme bulunmadığı, davacı şirketin taraf olmadığı, davalı dışındaki şirket ortaklarınca imzalanan 06.05.2014 tarihli sözleşmede "Şirket ortaklarının klinik dışındaki farklı hastanelerde yaptıkları tüm müdahale ve işlemlere ait ödemeleri hastadan ya da işlemin yapıldığı hastaneden alması durumunda şirket kasasına teslim etmesi gerekmektedir, bu durumu ihlal eden kişi kaybolan zararı karşılamayı ve 100.000,00 Euro ceza ödeyerek şirket ortaklığını herhangi bir talepte bulunmadan bırakmayı taahhüt eder" düzenlemesinin yer aldığı, ancak davalının bu sözleşmede imzasının bulunmaması nedeni ile davalı yönünden bağlayıcılığının olmadığı, 15.03.2008 tarihinden, 15.03.2023 tarihine kadar devam edecek 15 yıl süreli ortaklık sözleşmesinde de ortakların şirket dışı gerçekleştireceği tıbbi operasyonlar yönünden bir düzenleme ve cezai şart bulunmadığı, bu sözleşmedeki düzenlemenin şirket içi muayene ve müdahalelere ilişkin olduğu, davalının şirket dışı muayene ve müdahalelerine ilişkin belgelerin davalıya ait kişisel bilgisayardan kişisel verilerin korunmasına muhalefet edilerek elde edilmiş olduğu, davalının imzasını içermediği ve nasıl temin edildiğinin ve düzenlendiğinin belirlenemediği, bu nedenle yasal delil olarak itibar edilemeyeceği, şirket ana sözleşmesinde de ortakların şirket ile rekabet etmeyeceklerine dair düzenleme bulunmadığı, ... Müdürlüğü cevabı uyarınca davacı şirketin sağlık kuruluşu faaliyetleri arasında tıbbi müdahalenin bulunmaması nedeniyle davalının şirket dışında doğum yaptırmasının ve hastalara tıbbi müdahalelerde bulunmasının rekabet olarak kabul edilemeyeceği, bu itibarla davalının davacı şirket dışında gerçekleştirildiği iddia edilen operasyonlardan kaynaklı davacıların kazanç kaybından söz edilemeyeceği, bu kapsamda davalı şirketin cezai şart alacağının da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı şirket ortağının taraflar arasında akdedilen sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle uğranılan zararın ve sözleşme gereği cezai şart alacağının tazmini istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
V. SONUÇ: Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.