MAHKEMESİ:Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2024/402 Esas, 2025/58 Karar
HÜKÜM: Kabul
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının "..." ibareli markalarının özellikle giyim ve tekstil sektöründe tüm dünyada tanındığını, davalı şirketin 2017/103513 sayılı "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, bu başvuruya yapılan itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabul edildiğini ve bir kısım emtianın başvuru kapsamından çıkarıldığını, davacının bu karara da itiraz ettiğini, itirazı inceleyen Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun (YİDK) müvekkili itirazını kısmen yerinde bularak, 9. sınıftaki bir kısım malları daha başvuru kapsamından çıkardığını, söz konusu YİDK kararının, müvekkilinin itirazının kısmen reddine ilişkin kısım bakımından yerinde olmadığını, başvuru kapsamında yer alan 14. sınıftaki "Değerli metalden mamul müsabakalarda verilen kupalar" ile 24. sınıftaki "Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular. Tekstilden bayraklar, flamalar, etiketler. Kampçılar için uyku tulumları" malları yönünden de başvurunun reddinin gerektiğini, zira bu mallar yönünden de dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, bu malların müvekkilinin markalarının kapsamında yer alan mallar ile aynı/benzer/ilişkili olduğunu, davalının anılan mallar yönünden önceye dayalı bir tescil hakkının da bulunmadığını, öte yandan müvekkilinin ... ibareli markalarının tanınmışlığının sabit olduğunu, bu tanınmışlık nedeni ile ortalama tüketicinin davalının ... markasını, müvekkilinin markalarından biri olarak algılayacağını, başvurunun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'un (SMK) 6/4 ve 6/5 maddeleri uyarınca da reddi koşullarının oluştuğunu, dava konusu marka başvurusunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek YİDK’in 2019-M-1914 sayılı kararının davacının itirazının kısmen reddine ilişkin kısım bakımından kısmen iptaline ve davalı şirketin 2017/103513 sayılı “...” ibareli marka başvurusunun, 14. ve 24. sınıftaki mallar yönünden kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın haklı bir gerekçesinin bulunmadığını, Kurum kararının markalar hukuku, uluslararası markalar mevzuatı, yargı içtihatlarına uygunluk taşıdığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Yüksel ... San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile ... ... San. ve Tic. A.Ş.’nin (... ...) kardeş kuruluş olduklarını, ... ...’in başvuru için muvafakat verdiğini, müvekkilinin ve ... ...’in “...” ibareli markaların gerçek hak sahipliği hakkını taşıdıklarını, 14... . sınıf başta olmak üzere bağlantılı malların 2006/24956 sayılı “...” ibareli marka ile ... ... adına tescilli olduğunu, yine aynı sınıflarda tescilli “...” ibareli muhtelif markaların bulunduğunu, redde mesnet markalara ilişkin açılan hükümsüzlük davalarının bekletici mesele yapılması gerektiğini, redde mesnet 2017/60302 sayılı markanın henüz tescil edilmemesi sebebiyle dikkate alınamayacağını, redde mesnet markaların dayanak gösterildiği markaların da hükümsüz kılındığını, müvekkilinin ve kardeş kuruluşunun 14... . sınıflar başta olmak üzere yakından bağlantılı hizmetlerde tescilil “...” unsurlu markaları sebebiyle kazanılmış hakkının bulunduğunu, davalı şirketin başvurusu ile mezkur davacı markalarının benzerlik taşımadıklarını, müvekkilinin ve kardeş kuruluşunun markaları 5 yıl içinde kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
3.Fer'i müdahil vekili dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin kardeş kuruluşu olduğunu, “... ve ... esas unsurlu markaları davalı şirketten daha önceleri devraldığını, dava konusu başvuruya muvafakat verdiğini, gerçek hak sahipliğinin müvekkili üzerinde olduğunu, 14... . sınıflar başta olmak üzere bağlantılı hizmetlerde müvekkilinin müktesep hakkının bulunduğunu ileri sürerek feri müdahale talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2016/22 E. sayılı dosyasının kesinleşmiş olduğu, 13.07.2016 tarihli kararda 14, 18, 24... . sınıf emtiaların üretim ve ticaretinde ... tanıtım işaretlerini kullanım önceliğinin halen davacı ...isimli şirkette olduğu, davalı ... ... San. ve Tic. A.Ş.'nin ise öteden beri ... ürün ticareti yaptığı, davalının da öteden beri farklı bir şirket adına tescilli olduğunu bildiği halde onun iştigal sahasına yönelik ... ibareli marka tesciline girişmesinin, hatta özellikle tekstil ürünlerini satan işletmeler için kullanılan ... ibaresini de ... ibaresi yanına ekleyerek marka tescilinde bulunmasının iyiniyetli bir davranış olmadığı kabul edilmiş olup mahkemece verilen kararın 12.02.2020 tarihinde kesinleştiği, işbu davaya konu marka başvurusunun da yine ... esas unsurlu olduğu, mahkemenin anılan kararından sonra 15.11.2017 tarihinde başvuru yapıldığı, bu durumda grup şirketinin başvurusunun kötüniyetli olduğunun kabulüyle verilen hükümsüzlük kararından sonra diğer grup şirketinin aynı emtianın bu kez mal sınıflarında ve aynı esas unsurlu marka başvurusunda da kötüniyetli hareket ettiği, YİDK tarafından verilen kararın yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
V. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istekleri halinde ilgililere iadesine, 11.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.