MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7.Hukuk Dairesi
SAYISI: 2025/1488 Esas, 2025/1738 Karar
HÜKÜM: Davanın kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin hissedarı olduğu taşınmazın davalıya satışı için ön anlaşma yapıldığını ancak bazı hissedarların şehir dışında olması sebebiyle devrin yapılamaması üzerine hisse devri için teminat olması amacıyla davalıya Türkiye'de bulunan hissedarların hissesi için kısa vadeli 200.000,00 TL bedelli, yurt dışında bulunan hissedarın hissesi için uzun vadeli 800.000,00 TL'lik iki adet bononun verildiğini, devrin yurt dışında bulunan hissedarın rahatsızlığı sebebiyle geciktiğini, bilahare taşınmazın 4/5 hissesinin davalıya 04.05.2022'de devrinin gerçekleştiğini, ancak davalının teminat olarak verilen senetleri takibe koyduğunu ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, senedin bağımsız bir borç ikrarı niteliğinde olduğunu, teminat senedi olduğu hususunun yazılı delille ispatı gerektiğini savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacı vekilinin teklifi üzerine davalı yeminli beyanında senetlerin teminat senedi olmadığını söylemekle birlikte senetlerin verilmesinin temelinde taşınmaz alış verişi olduğunu, taksi plakasını satarak elde ettiği para ile yatırım amacıyla bahsi geçen taşınmazı satın aldığını ancak tapuda bir kısım payın devri gerçekleşmediğinden daha sonrasında taşınmazı satıp beklediği kazancı elde edemediğini, bu suretle ortaya çıkan zararının tazmini maksadıyla söz konusu senetlerin taşınmazın satışı ve bedelinin ödenmesinden sonraki bir tarihte düzenlenerek kendisine verildiğini ifade ettiği, ancak dava konusu senetlerin tanzim tarihleri (09.03.2021, 04.02.2022) ve taşınmazın davalıya devir tarihi (05.04.2022) birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu senetlerin, taşınmazın davalı tarafından 3. kişiye satıldığı 10.10.2022 tarihinden önce davalıya verildiği, 4/5 hisseli olarak davalı tarafından satın alınan taşınmazın, yine 4/5 hisseli olarak dava dışı üçüncü kişiye satıldığı, taşınmazın tüm parasını ödediği halde tapunun tamamı devredilmediği için taşınmaz üçüncü kişiye satılırken ortaya çıkan zarardan dolayı senetlerin kendisine verildiğini beyan ederek ispat yükünü üzerine alan davalının iddiasını ispatlayamadığı, davalının takibi kötüniyetle başlattığının da ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının...Dairesi'nin 2022/406 E. sayılı dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacı vekilinin kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, teminat olarak verildiği ileri sürülen bonolardan dolayı borçlu olunmadığının tespiti talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/3 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
V. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 12.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.