MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2022/503 Esas, 2024/80 Karar
HÜKÜM: Asıl dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı, birleşen davanın kısmen kabulü
BİRLEŞEN DAVA: İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/23 E.
Taraflar arasında görülen davada mahkemece verilen kararı onayan Dairenin kararı aleyhinde asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuş olmakla, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup görüşüldü:
KARAR
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; .... A.Ş.'nin ... A.Ş. ve ...Bankası A.Ş.'den kullandığı kredilere müvekkili ve davalının müteseselsil kefil olduklarını, kredi borçları kapsamında müvekkilince yapılan ödemelerin davalı müteselsil kefilden payı oranında tahsili gerektiğini ileri sürerek şimdilik 100.000,00 TL’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 23.10. 2023 tarihli ıslah dilekçesi ile 51.604,00 euronun tahsilini istemiştir.
2. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; 373.396,00 euro ve 508.166,66 USD'nin birleşen dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 23.10.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinde belirtilen rakamların faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili asıl ve birleşen davaya cevap dilekçesinde; asıl ve birleşen davanın reddini istemiş, 18.04.2019 tarihli ıslah dilekçesiyle birleşen davaya ilişkin cevap dilekçesini ıslah ettiğini bildirerek ....A.Ş ile ...Bankası A.Ş. arasında 05.12.2000 tarihinde imzalanan genel kredi sözleşmesinin limitinin 30.000,00 TL olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun ancak bu limit dahilinde olabileceğini ileri sürmüştür.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak asıl davada verilen 30.05.2019 tarihli kararın kesinleşmiş olması dikkate alınarak yeniden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen dosyada davanın kısmen kabulüne, 699.179,22 TL'nin birleşen dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmiş, Dairemizin 20.11.2024 tarihli 2024/2475 E., 2024/8082 K. sayılı kararı ile hükmün onanmasına karar verilmiş, Dairemiz ilamına karşı asıl ve birleşen davada davacı vekilince karar düzeltme yoluna başvurulmuştur.
IV. KARAR DÜZELTME İNCELEMESİ
A.Dava ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleşen dava, genel kredi sözleşmesine dayalı kefalet nedeniyle yapılan ödemenin davalı kefilin payı oranında rücuen tahsili istemine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
V. SONUÇ: Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin karar düzeltme isteminin HUMK'un 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'un 442/3 hükmü uyarınca takdiren 3.605,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.