MAHKEMESİ: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1377 Esas, 2025/1592 Karar
HÜKÜM : Direnme
Taraflar arasındaki patent hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerinde Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilince temyiz edilmesi edilmesi üzerine Dairemizin 2021/3267 E., 2023/128 K. sayılı kararıyla bozulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada bilirkişi raporu alınarak 16.02.2024 tarihli 2023/516 E., 2024/204 K. sayılı kararla davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiş, Dairemizin 04.11.2024 tarihli, 2024/2860 E. ve 2024/7685 K. sayılı kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir. Dairemiz ilamına karşı davacı vekilince maddi hata talebinde bulunulmuştur.
Dairemizin 24.02.2025 tarihli 2025/966 E., 2025/1167 K. sayılı kararı ile "....1.Bölge Adliye Mahkemesince uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamın, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından öncelikle davaya konu patente en yakın olan geçmiş tarihli referans dokümanın Türkçe tercümesinin dosyaya kazandırılarak, gerektiğinde Ankara Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesine talimat yazılarak en az biri bankacılık/finans ve en az biri Türk Patent Kurumunda görevli bir bilgisayar/elektronik ve telekomünikasyon alanında patent uzmanı üçlü bilirkişi heyetinden, belirtilen esaslar doğrultusunda önceki raporlardaki görüşler arasındaki çelişkilerin de giderildiği kontrole elverişli bilirkişi raporu alınmak suretiyle dava konusu patente konu tüm veya bazı istemler yönünden patentin “buluş basamağını” haiz olup olmadığı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi heyeti çoğunluk görüşüne itibar edilerek karar verilmesinin hatalı olduğu belirtilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi bozma ilamına uymasına rağmen bozmanın gereklerini tam olarak yerine getirmemiştir. Dosyadaki bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmediği gibi alınan bilirkişi raporunda ayrık görüş yazan patent uzmanı bilirkişinin ayrık görüşüne aykırı karar verilmiştir. Belirtilen bu durum göz önüne alındığında Dairemizce yapılan temyiz incelemesinde bu hususların gözden kaçırıldığı, davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz taleplerinin değerlendirilmediği anlaşıldığından davacı vekilinin maddi hata talebinin bu yönden kabulüyle, Dairemizin 04.11.2024 tarihli, 2024/2860 E. ve 2024/7685 K. sayılı onama kararının ortadan kaldırılmasına ve davacı vekilinin incelenmeyen temyiz itirazlarının incelenmesi gerekmiştir. 2.Bu itibarla, Mahkemece, çözümü teknik ve özel bilgi gerektiren hususlarda bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeksizin ve uyulan bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmeden karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir..." gerekçesiyle davacı vekilinin maddi hata isteminin kabulü ile Dairemizin 04.11.2024 tarihli, 2024/2860 E. ve 2024/7685 K. sayılı onama kararının ortadan kaldırılmasına, açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin 16.02.2024 tarihli 2023/516 E., 2024/204 K. sayılı hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
Dairemiz bozma ilamına Bölge Adliye Mahkemesice direnilmesi üzerine karar davacı vekilince temyiz edilmekle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373. maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yapılan incelemede;
Dairemiz bozma kararına karşı Bölge Adliye Mahkemesince direnilmiş ise de Dairemiz kararının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeple;
Dosyanın YARGITAY HUKUK GENEL KURULUNA GÖNDERİLMESİNE,
05.02.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(Karşı oy)
K A R Ş I O Y
Dava, patent hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Mahkemenin 07.07.2020 tarihli davanın reddine ilişkin kararının davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, 20.05.2020 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak dava konusu patent belgesinin hükümsüz kılınması şartlarının oluştuğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün davalılar vekilince temyizi üzerine Dairemizin 10.01.2023 tarihli bozma ilamında, Bölge Adliye Mahkemesince hükümsüzlük sebebi olarak görülen hususlar tek tek irdelenmek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesince öncelikle davaya konu patente en yakın olan geçmiş tarihli referans doküman Türkçe tercümesinin dosyaya kazandırılarak, gerektiğinde Ankara Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesine talimat yazılarak en az biri bankacılık/finans ve en az biri Türk Patent Kurumunda görevli bir bilgisayar/elektronik ve telekomünikasyon alanında patent uzmanı üçlü bilirkişi heyetinden, yukarıda belirtilen esaslar doğrultusunda önceki raporlardaki görüşler arasındaki çelişkilerin de giderildiği kontrole elverişli bilirkişi raporu alınmak suretiyle dava konusu patente konu tüm veya bazı istemler yönünden patentin “buluş basamağını” haiz olup olmadığı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi heyeti çoğunluk görüşüne itibar olunarak karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle hükmün davalılar yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, bozma ilamına uyularak alınan 20.11.2023 tarihli bilirkişi raporunun çoğunluk görüşü doğrultusunda dava konusu patent belgesinin hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekilince temyizi üzerine Dairemizin 04.11.2024 tarihli 2024/2860 E., 2024/7685 K. sayılı ilamı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.
Dairemizin onama ilamına karşı, davacı vekilince maddi hata düzeltim talebinde bulunulmuştur.
Dairemizin 24.02.2025 tarihli 2025/966 E., 2025/1167 K. sayılı ilamı ile "... Bölge Adliye Mahkemesi bozma ilamına uymasına rağmen bozmanın gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği, dosyadaki bilirkişi raporları arasındaki çelişk giderilmediği gibi alınan bilirkişi raporunda ayrık görüş yazan patent uzmanı bilirkişinin ayrık görüşüne aykırı karar verildiği, bu durum göz önüne alındığında Dairemizce yapılan temyiz incelemesinde bu hususların gözden kaçırıldığı, davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz taleplerinin değerlendirilmediği anlaşıldığından davacı vekilinin maddi hata talebinin bu yönden kabulüyle, Dairemizin 04.11.2024 tarihli onama kararının ortadan kaldırılmasına ve davacı vekilinin incelenmeyen temyiz itirazlarının incelenmesi gerektiği, bu itibarla Mahkemece, çözümü teknik ve özel bilgi gerektiren hususlarda bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeksizin ve uyulan bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmeden karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin maddi hata isteminin kabulü ile Dairemizin 04.11.2024 tarihli, 2024/2860 E. ve 2024/7685 K. sayılı onama kararının ortadan kaldırılmasına, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 16.02.2024 tarihli hükmün bozulmasına..." karar verilmiştir.
Dairemiz bozma ilamına Bölge Adliye Mahkemesince direnilmesi üzerine, dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiş ise de sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Hükmün tashihi" başlıklı 304. maddesi "...Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir..." hükmünü düzenlemiştir. Bu madde kapsamında düzeltilebilecek hususlar sınırlıdır. Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilecektir.
Maddi hata (hukuki yanılma), maddi veya hukuki bir olayın olup olmadığında veya koşul veya niteliklerinde yanılmayı ifade eder (Yılmaz, E.: Hukuk Sözlüğü, Doruk Yayınları, Birinci Baskı 1976, sayfa:208). Burada belirtilen maddi yanılgı kavramından amaç; hukuksal değerlendirme ve denetim dışında, tamamen maddi olgulara yönelik, ilk bakışta yanılgı olduğu açık ve belirgin olup, her nasılsa inceleme sırasında gözden kaçmış ve bu tür bir yanlışlığın sürdürülmesinin kamu düzeni ve vicdanı yönünden savunulmasının mümkün bulunmadığı, yargılamanın sonucunu büyük ölçüde etkileyen ve çoğu kez tersine çeviren ve düzeltilmesinin zorunlu olduğu açık yanılgılardır. Maddi yanılgıya dayalı olarak verilmiş bulunan onama ve bozma kararları ile hatalı biçimde hak sahibi olmak evrensel hukukun temel ilkelerini ihlal edeceğinden, karşı taraf yararına sonuç doğurması olanaklı değildir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.11.2018 tarihli 2026/22-390 E., 2018/1609 K. sayılı ilamı).
Bu durum karşısında hükme esas alınan bilirkişi raporundaki ayrık görüşün maddi hata olarak değerlendirilmesi hatalı olmuştur. Zira çoğunluk görüşüne itibar edilmesi maddi hata olamaz.
Buradan hareketle somut uyuşmalığa bakıldığında, Bölge Adliye Mahkemesince, Dairemizin bozma ilamına uyularak bilirkişi raporu alınmak suretiyle verilen kararın Dairemizce onanmasından sonra davacı vekilinin maddi hata düzeltim talebi üzerine yukarıda açıklanan gerekçe ile davacı vekilinin maddi hata isteminin kabulü ile Dairemizin 04.11.2024 tarihli, 2024/2860 E. ve 2024/7685 K. sayılı onama kararının ortadan kaldırılmasına, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 16.02.2024 tarihli hükmün bozulmasına karar verilmesi doğru olmadığından Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararının onanması gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.