MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1204 Esas, 2025/1678 Karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/35 E., 2021/31 K.
HÜKÜM: Direnme - Davanın kabulü
Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin uzun yıllardır müzik aletlerinin üretimi, satımı, pazarlanması, tamiratlarının yapılması alanında gerek yurt içi gerekse yurt dışında çalışmaları olduğunu, davalının haksız kullanımı nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürürek davalıya ait 2014/62933 sayılı “... ...”, 2016/42611 sayılı “... ...”, 2016/88129 sayılı “... ...” ve 2017/29702 sayılı “... ...” markalarının 15. ve 35. sınıflarda hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; "..." markasının müvekkili tarafından uzun süredir kullanılan bir marka olduğunu, 2005 yılından beri 15. sınıfta ... numarası ile tescilli olduğunu, "yılmazsazevi" markasının davacının marka tescil tarihi olan 2014 yılından çok daha öncesinde de bu şekilde kullanıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, tarafların soy isimlerinin ... olduğu, davacı ... ile davalı ...'ın kardeş oldukları, markayı birlikte ihdas ederek kullandıkları, öncelikli hak sahipliğinin paylaşıldığı, markanın 2005 yılında davacı ... adına tescil edildiği, tarafların aralarının 2011 yılında bozulduğu, davacının davalı aleyhine tecavüzden dolayı dava açtığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin bozma ilamı üzerine, İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 26.01.2021 tarihli 2018/441 E. 2021/10 K. sayılı kararı ile, davacı ... tarafından, davalılar ... ve Deniz ... aleyhine markaya tecavüzden kaynaklanan davanın sessiz kalma nedeniyle reddine karar verildiğinin tespit edildiği, tarafların markayı birlikte ihdas ederek, uzun yıllar boyunca çatışma olmaksızın birlikte kullandıkları anlaşılmakla, davacının artık davalı kullanımlarına tahammül etmesi gerektiği, bununla birlikte, bu durumun davalı tarafça aynı/benzer mal ve hizmetlerde, aynı/benzer ibareli markaları tescil ettirmesini haklı göstermeyeceği, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/3 maddesi gereği markada teklik ilkesinin kabul edildiği, davacının 2005/06025 sayılı ''...'' markası ile davalı markaları arasında benzerlik bulunduğu, davalının marka üzerinde, davacı ile birlikte hak sahibi olunduğunu bildiği halde, davacının rızası olmaksızın, markanın aynı mal ve hizmet sınıfı ile, tescil sınıflarını genişleterek tescil ettirilmesinin iyiniyet ve dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle önceki kararda direnilmesine, davacı ...'ın davasının aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, davacı ...'ın davasının kabulüne, davalı adına tescilli 2014/62933 sayılı “... ...”, 2016/42611 sayılı “... ...”, 2016/88129 sayılı “... ...” ve 2017/29702 sayılı “... ...” markalarının tüm sınıflarda hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava davalı adına tescilli olan ... no.lu "........................................." ibareli markaların 15. ve 35. sınflarda hükümsüzlüğüne ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/5 hükmü gereğince Dairemizce yeniden yapılan incelemede; yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde Bölge Adliye Mahkemesince verilen direnme kararında bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
V.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 ve 373/5 hükümleri uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 03.03.2026 tarihinde kesin olarak oy çokluğuyla karar verildi.
K A R Ş I O Y
Dava, davacı markasının mesnet gösterilerek davalılar markasının hükümsüzlüğüne ilişkindir.
Sayın çoğunluk ile görüş ayrılığı marka hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Davacı ile davalının kardeş olmaları "..." markasını birlikte oluşturdukları, dava konusu marka hakkında tarafların birbirlerine karşı ileri sürebilecekleri öncelik ve üstün haklarının bulunmadığı dolayısıyla marka üzerinde müşterek hak sahibi olduklarının kabulü gerektiği, ayrıca davalı ...'ın bu markaya çok uzun yıllardır kullandığı dikkate alınarak sayın çoğunluğun Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararını onanması şeklinde tezahür eden görüşüne katılamıyorum.