(765 S. K. m. 29)
Dava: Hırsızlık suçundan sanık Ü. Ç.'nin yapılan yargılanması sonunda; TCK'nın 49-1, 523, 81 ve 647 sayılı Kanunun 4. maddeleri gereğince 700.000 lira ağır para cezası ile mahkumiyetine dair Osmancık 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nden verilen 7.5.1996 gün ve 1993/427 Esas, 1996/114 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi C. Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığı'nın onama isteyen tebliğnamesi ile 15.5.1997 gününde Daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre hükümde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1- İki sınır arasında temel cezayı tayin hakimin takdir yetkisi dahilinde ise de, bu yetkinin kullanılmasında suçun işleniş biçimi, kastin yoğunluğu, sanığın geçmişi, suç sebepleri ve şekilleri fiilin özellikleri gibi TCK'nın 29-son maddesinde sınırlı olmayarak gösterilen objektif unsurların göz önünde bulundurularak ve suç ile ceza arasında adli nispetin sağlanması gerektiği, olayımızda ise, aynı tür suçtan birçok sabıkası bulunan ve çaldığı taksinin benzin ihtiyacını da çalmak suretiyle temin eden sanığın suçu işleyiş biçimi, kastındaki yoğunluk ve geçmişi nazara alınarak temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayini gerekirken, takdirde hataya düşülerek yazılı şekilde tayini,
2- Sanığın kişiliğinde ve suçun işleniş özelliğinde lehe değerlendirilmesi gereken bir durumun dosyadaki bilgi ve belgelerden belirlenemediği gözetilmeden ve bunların neler olduğu da karar yerinde gösterilmeden hapis cezasının para cezasına çevrilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı ve C. Savcısı'nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı CMUK'un 321'inci maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 04.06.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy